Platin Group Facebook Platin Group Twitter Platin Group Youtube
Platin Group İş Başvuru Formu

İNŞAAT TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

  • Abak: Betonarme hesaplarında formüllerde kullanılmak üzere geliştirilip hazırlanmış faydalı tablo ve grafikler.

    Abrams Kuralı: Aynı beton bileşenleri ve test koşullarında karışımdaki çimento miktarı ve su/çimento oranının beton karışımının işlenebilir olması koşuluyla beton dayanımını belirlediğini belirten kuraldır. 1892 yılında Fransa’da Ferret ve daha sonra Amerika’da Abram’s tarafından ortaya konulan kural. Bu kurala göre , bir beton veya harcın mukavemeti yalnız , karışımda kullanılan su kütlesinin , çimento kütlesine oranına bağlıdır.

    Absorpsiyon: Su emme (Fr.absorptıon)

    ACI: Amerikan Beton Enstitüsü.

    Açıklıklar: İki uca serbest oturan veya ankastre olan döşemelerde mesnet ortasından mesnet ortasına olan uzaklık kabul edilmektedir.

    Acromar: Akrilik kopolimer emülsiyon esaslı, mat, grensiz dış cephe boyası üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Aderans: Beton ile donatı meydana gelen etkiler nedeniyle şekil değiştirirler. Bu sırada iki malzeme arasında gerilmelerin geçişi meydana gelir. Arada kayma olmadan bu tür gerilme geçişinin ortaya çıkmasına aderans denir. Aderans olayı betonarmenin en önemli faydalı özelliklerinden biridir. Bu suretle iki malzemenin beraberce kullanılması ve birbirini tamamlaması mümkün olur. Donatıda meydana gelen gerilme azalması ve çoğalması komşu beton bölgelerine gerilme geçişi ile meydana gelir. Bu durum düz yüzeyli çelik çubuklarda kayma gerilmelerinin doğrudan oluşmasıyla açıklanabilir. Nervürlü çubuklarda ise geçişin nervür etrafında oluşan karmaşık bir gerilme durumunun bileşkesi olarak ortaya çıkan kayma gerilmeleri tarafından sağlandığı kabul edilebilir. Her iki durumda da ortaya çıkan kayma gerilmeleri aderans gerilmesi olarakta isimlendirilir.

    Adiabatik: Sisteme ısı giriş veya çıkışının olmadığı durum

    Ağır Agrega: EN 1097-6′ya uygun olarak tayin edilen etüv kurusu tane birim hacim kütlesi en az 3000 kg/m3 olan agrega.

    Ağır Beton: Etüv kurusu durumdaki birim hacim kütlesi ( yoğunluğu ), 2600 kg/m3′ten daha büyük olan beton.

    Agrega Birim Ağırlığı: Agrega birim ağırlığı, belirli hacimdeki bir kabı dolduran agrega tanelerinin toplam ağırlığının kabın hacmine bölünmesi ile saptanır.Agrega birim ağırlığı gevşek yada sıkışık olarak ölçülebilir. Genel olarak agrega stok belirlemesi için yapılır.

    Agrega Gradasyonu: Agrega tanelerinin, büyüklüklerine göre belirli boy gruplarına sınıflandırılarak, her boy grubunda ne kadar miktarda agrega bulunduğunu ifade eden tane dağılımı oranına “gradasyon” denilmektedir. Elek seti kullanılarak yapılır.Bu tanım, “granülometri” olarak da adlandırılmaktadır.

    Agrega Kenetlenmesi: Çatlak veya derzin bir tarafındaki agregaların diğer taraftaki agregaların bir bölümleriyle yük transferi sağlamasıdır.

    Agregada Özgül Ağırlık: Herhangi bir maddenin özgül ağırlığı, o maddenin yoğunluğunun suyun yoğunluğuna oranıdır. Genel olarak, “Özgül ağırlık, S = Maddenin havadaki ağırlığı/Maddenin hacmine eşit hacimdeki suyun ağırlığı” şeklinde hesaplanır. Maddenin hacmine eşit hacimdeki suyun ağırlığı ise, o maddenin su içerisine konulduğunda taşırmış olduğu suyun ağırlığına eşittir.

    Akıcı Dolgu Betonu: Akıcı dolgu betonu döküm sonrasında gerektiğinde kazılabilecek dayanımda olan ,akışkan kıvamlı ve düşük dayanımlı betonlardır.

    Alit: Trikalsiyum silikat (3CaO.SiO2). Klinkerin en önemli minerallerindendir. Hidratasyon kabiliyeti yüksek ve klinkerdeki ilk mukavemeti veren bileşendir. Hidratasyon ısısı yaklaşık 502kJ/kg dır. Portland Çimentosu içinde %40-70 arasında bulunur. Klinkerin soğutulması sırasında 1250oC nin altında yavaşça ayrışır. Eğer klinker hızlı soğutulursa halini korur. Çimentonun ilk dayanımı alit oranı ile doğru orantılıdır.

    Alkali-Agrega Reaksiyonu: Betonda çatlamalara yol açan kimyasal reaksiyon.

    Alumin Modülu: Portland çimentosu içinde bulunan alüminyum oksit yüzdesinin demiroksit yüzdesine oranıdır. Normal portland çimentolarında bu oran 1,5 ile 2,5 arasında olmalıdır.AI2O3 bulunan çimentolarda alüminyum modulü daha yüksektir. Aluminyum modulü düşük ise klinkerde yalnızca C4AF oluşabilir. Bu yüzden çimento için C3A bulunamaz. Bu durum düşük hidratasyon ısısı ve yavaş prize neden olur. Aluminyum modulü yüksek, buna karşılık silis modulünun düşük olması sonununda daha çabuk priz alan çimentolar elde edilir. Bu durumda priz süresini ayarlamak için daha fazla miktarda alçı ilavesi gerekir.

    Amyantlı Beton: Amyant liflerini çimento hamuru ile karıştırıp harç yaptıktan sonra yüksek basınç altında kalıplamak yolu ile üretilen kaplama malzemesi. Eternit.

    Anbartman: Sömelin temel duvarından çıkıntıları . Temele uygun boyut verilebilmesi için genişletme.

    Ardgermeli beton: Betonun dökümünden sonra ardgeme metoduyla betonun basınç altında tutulmasıyla büyük açıklıkların geçilmesi sağlanır.

    Aşınma Dayanımı: Agregada: Agregaların aşınma dayanımını elde etmek için en çok Los -Angeles deneyi uygulanır. EN 1097-2′te belirtilen Los Angeles katsayısı cinsinden tayin edilmelidir. Los Angeles katsayısı, belirli bir uygulama veya nihai kullanıma göre belirlenir. Yapılarda kullanılacak betonlarda %50 yi geçmemesi tavsiye edilir. Yol betonları veya diğer aşınmaya maruz kalan beton yüzeylerde daha dayanıklı agregalar istenebilir.

    Asit Etkisi: Hidrate olmuş çimento alkali bir ortam oluşturur. Alkali ile asitler reaksiyona girerek kalsiyum tuzları şeklinde çözmektir. Kalsiyum tuzlarını oluşturma gücüne bağlı olarak asitlerin etkisi olur. örneğin, hidroklorik asit çimentoyu, kalsiyum klorür veya çözünmeyen kalsiyum tuzlarını açığa çıkararak çözer. Buna karşı düşük çözme kabiliyetinde olan asitler agresif değillerdir. Sülfirik asit kanalizasyonlarda biyolojik ürün olarak ortaya çıkabilir.Asit betonda nötr hale geldiği için etkisi sınırlıdır.Asit etkisi ne büyük hasarların meydana gelmesi için çok fazla asite ihtiyacı vardır.Ama bu sınırlı etki sonucu açığa çıkan maddeler diğer hasarlara neden olabilir.Örneğin hidroklorikasit etkisi sonucu yüksek konsantrasyonda kalsiyum klorür açığa çıkar bu da hasar görmemiş betonda,betonarme çeliğinin korozyonunu başlatabilir.

    Asmolen Döşeme: Aralan dolgulu dişli döşeme. Döşemelerin ısıyı ve sesi geçirmesini önlemek üzere içi boş kil veya hafif beton bloklarla bloklu dÖşeme.

    Atalet Momenti: Bazı fiziksel konuların incelenmesinde alan üzerinde tanımlanmış integraller ortaya çıkar. İkinci dereceden olanlarına özel olarak atalet (Eylemsizlik) momentleri denir.Bir kirişin kesit alanı içindeki her elemanın alanının bir eksene olan uzaklığının karesi ile çarpımıdır.( Ix=İntegral x2 dA,Iv=İntegr,al y2 .dA )

    Akreditasyon: Uygunluk değerlendirmesi hizmetleri veren laboratuar muayene ve belgelendirme kuruluşların nitelikleri ve çalışmalarının yeterliliği konusunda ürünlerin standartlara uygun ve güvenli olduğunu göstermek amacıyla tanzim edilmiş tek bir belge ile uluslar arası pazarlarda kabul edilmesine dünya ticaret örgütü ve bölgesel ekonomik bloklar tarafından özel bir önem verilmektedir.

    Asal Gerilme: Kayma gerilmesinin sıfır olduğu düzlemlerdeki en büyük ve en küçük normal gerilmelere ASAL gerilmeler adı verilir.

    Açık ihale Usulü: Bütün isteklilerin teklif verebildiği usül.

    Aday: Ön yeterlik için başvuran gerçek ve tüzel kişileri veya bunların oluşturuldukları ortak girişimler.

    Ali Risk Sigorta: İşyerindeki her türlü araç , malzeme ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar tesisler ile yapılan işin biten tasımlan için, özellik ve niteliklerine göre, işe başlama tarihinden, kesin kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem su baskını, toprak kayması, fırtma, yangın gibi doğal afetler ile hısızlık, sabotaj gibi risklere karşı yapılan sigorta çeşidi.

    Alt Yüklenici: Sözleşme konusu işin nev’ i itibariyle bir kısmını yüklenici ile yaptığı sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen gerçek veya tüzel kişi.

    Anahtar Teknik Personel: idarelerin ihale konusu işi yerine getirmek için asgari yeterlik kriteri olarak istedikleri deneyimli kişi.

    Anahtar Teslim: Anahtar teslim götürü bedel sözleşme: Uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak,işin tamamı için yüklenicinin telif ettiği toplam bedel üzerinden yapılan sözleşme.

    Aşırı Düşük Teklif: İdarelerce belirlenen geçerli tekliflerin aşırı düşük sınır değerinin altındaki teklifler.

    Azotprotoksit: Hastane tesisatı sistemine tüplerden gelen yüksek basıncı hastane azotprotoksit hattına istenilen basınca düşürerek gönderecek santral donanımı.

    Akım: Ceyran.

    Alternatif Akım: Akış yönünü eşit zaman aralıklarıyla değiştiren elektrik akımı.

    Amper: Belli bir zamanda olan elektrik yükünün değerini belirleyen akım şiddeti birimi.

    Anten: Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgalan toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan donanım.

    Armatür: Binalarda sıhhi tesisat, elektrik tesisatı v.b. yapı öğesi Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısmı.

    Avize: Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

    Aquatherm: Yerden ısıtma veya duvardan ve tavandan ısıtma-soğutma sisteminde kullanılan PP-R(80) fısüden hammaddesinden üretilen temiz su.fan-coil.yangm hattı, duvardan ve tavandan, ısıtma soğutma hatlarına konan 16-250 mm çaplan arasında döşenen tesisat borusu. Odaların oda bazında ısıtılıp soğutabilme amaçlı boru veya panel tesisat malzemesinin özel adı.

    Ana Kanal: Sulama suyunun sulama sahasına taşıyan kanal: ikinci derece kanallara ve yedeklere ileten, tesviye eğrilerini takip eden kanaldır.

    Armatür: Binalarda sıhhi tesisat, elektrik tesisatı v.b. yapı öğesi Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısmı.

    Ayarlı Pense: Vida, cıvata ve musluk aksamını sıkıştırmak amacıyla kullanılan ağız açıklığı ayarlanabilen özel alet.

    Akım: Ceyran.

    Alternatif Akım: Akış yönünü eşit zaman aralıklarıyla değiştiren elektrik akımı.

    Amper: Belli bir zamanda olan elektrik yükünün değerini belirleyen akım şiddeti birimi.

    Anten: Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgalan toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan donanım.

    Armatür: Binalarda sıhhi tesisat, elektrik tesisatı v.b. yapı öğesi Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısmı.

    Avize: Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

    Aquatherm: Yerden ısıtma veya duvardan ve tavandan ısıtma-soğutma sisteminde kullanılan PP-R(80) fısüden hammaddesinden üretilen temiz su.fan-coil.yangm hattı, duvardan ve tavandan, ısıtma soğutma hatlarına konan 16-250 mm çaplan arasında döşenen tesisat borusu. Odaların oda bazında ısıtılıp soğutabilme amaçlı boru veya panel tesisat malzemesinin özel adı.

    Ana Kanal: Sulama suyunun sulama sahasına taşıyan kanal: ikinci derece kanallara ve yedeklere ileten, tesviye eğrilerini takip eden kanaldır.

    Armatür: Binalarda sıhhi tesisat, elektrik tesisatı v.b. yapı öğesi Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısmı.

    Ayarlı Pense: Vida, cıvata ve musluk aksamını sıkıştırmak amacıyla kullanılan ağız açıklığı ayarlanabilen özel alet.

    Akım: Ceyran.

    Alternatif Akım: Akış yönünü eşit zaman aralıklarıyla değiştiren elektrik akımı.

    Amper: Belli bir zamanda olan elektrik yükünün değerini belirleyen akım şiddeti birimi.

    Anten: Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgalan toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan donanım.

    Armatür: Binalarda sıhhi tesisat, elektrik tesisatı v.b. yapı öğesi Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısmı.

    Avize: Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

    Aquatherm: Yerden ısıtma veya duvardan ve tavandan ısıtma-soğutma sisteminde kullanılan PP-R(80) fısüden hammaddesinden üretilen temiz su.fan-coil.yangm hattı, duvardan ve tavandan, ısıtma soğutma hatlarına konan 16-250 mm çaplan arasında döşenen tesisat borusu. Odaların oda bazında ısıtılıp soğutabilme amaçlı boru veya panel tesisat malzemesinin özel adı.

    Ana Kanal: Sulama suyunun sulama sahasına taşıyan kanal: ikinci derece kanallara ve yedeklere ileten, tesviye eğrilerini takip eden kanaldır.

    Armatür: Binalarda sıhhi tesisat, elektrik tesisatı v.b. yapı öğesi Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısmı.

    Ayarlı Pense: Vida, cıvata ve musluk aksamını sıkıştırmak amacıyla kullanılan ağız açıklığı ayarlanabilen özel alet.

    Alçılı Blok: Alçının belirli oranda suyla karıştırılarak kalıplanması ve kurutulması ile yapılan yapı gereci.

    Altlık Kirişi: Köprülerde esas kirişin altına konan, mesnetle beraber çalışan esas kirişe bulonla bağlanan kiriş.

    Alttan kirişli radye temel: Kirişler, hem bodrum döşemesinin düz olması istendiğinde hemde temelin, zemin üzerinde kaymasına engel olmak için radyenin altında düzenlenir.

    Alüminyum Profil: Belirli statik mukavemete sahip, çeşitli fonksiyonları içeren tırnak, yuva, kulak vb. gibi girintili ve çıkıntıları haiz ekstrüzyon üreti ile elde edilmiş kapalı veya açık alüminyum profiller.

    Amerikan Siding: Polimer çatı cephe kaplama sistemi üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Ampatman: Büyük boyutlu somellerde malzemeden tasarruf edilmesi amacıyla, somelin üst kısmında bina yükünün 45 derecelik yayılma açısına uygun biçimde yapılan kademeye verilen ad.

    Ana Duvar: Yığma yapıda taşıyıcı duvar, beden duvarı.

    Anahtar: Kapı açma düzeneği.

    Anglomera: Taneli karışımın bir bağlayıcı madde ile birleştirilmesinden meydana gelen yapı elemanı (Duvar briketi gibi).

    Ankraj demiri: Yapı parçasını sağlamlaştırmak için genellikle beton içine sokulan demir uzantı.

    Antre: Bir binanın veya apartman dairesinin ilk girilen bölümü, giriş.

    Aplik: Duvar aydınlatması. Duvar aydınlatma siperi.

    Arnavut Kaldırımı: Yollarda irili ufaklı taşlarla veya yuvarlak yassı dere ve sel taşları ile gelişigüzel yapılmış kaldırım.

    Asansör: İnsan yüklerini yüksek yerlere çıkarıp indiren makineli kabin. Yük asansörü: Yük taşımakta kullanılan asansör.

    Asansör Kuyusu: Perde betondan yapılan, toz oluşmaması için boyanan ve bu kuyu duvarlarına asansör raylarının çelik profil putrellerle mesnetlendiği boşluk.

    Aşık: Çatılarda mertekleri veya örtüyü taşıyan yatay ağaçlardan her biri, aşırma.

    Asma Kat: Binalann, iç yüksekliği en az 5,50 m olan zemin katında düzenlenen ve ait olduğu bağımsız bölümü tamamlayan ve bu bölümden bağlantı sağlayan kattır. Asma kat iç yüksekliği 2,40 m den az olmamak yola bakan cephe veya cephelere 3,00 m den fazla yaklaşmamak üzere yapılabilirler.

    Asma Tavan: Mevcut bir tavanın altına daha iyi bir görünüş vermek amacıyla asılarak yapılan ikinci tavan.

    Aspiratör: Hava hareketi sağlayan kullanılmış havayı ve egsozları toplamak maksadıyla kullanılan, havadaki duman, iş kolu vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emeç. Binalarda genellikle wc ve mutfaklarda kullanılır.

    Atika Duvar: Bir çatının önündeki alçak duvar.

    Atika Duvarı: Çatının önündeki duvar.

    Ayak Temel: Tekil temeller gibi ve genellikle betonarme olarak inşa edilir. Ayaklar, planda belirtilen duvarların birleşme noktalarına getirilir ve tabanları, kare veya çan şeklinde genişletilir. Açık temel çukurunda inşa edilen bu ayakların üst kısımları, birbirine betonarme kirişlerle bağlanır.

    A.S.T.M.: «American Society for Testing Materials» (Amerika Malzeme Tecrübeleri Kurumu) dur.

    Acil Aydınlatma: Normal aydınlatma sisteminin yangın, deprem, sabotaj, su baskını, elektrik arızası gibi nedenlerle devre dışı kalması sonucu, bina karanlıkta kaldığında, acil aydınlatma üniteleri ile dışardan aydınlatılarak veya çıkışlara yönlendirmek amacıyla kullanılan donanım.

    Ada: Çevresi kamuya ait cadde, sokak, yol, kanal, ark, dere, göl, deniz gibi doğal ve yapay sınırlarla, kadastro çalışma alanı sınırı ile veya Devlet Demir Yolları arazisi ile çevrili parseller topluluğuna kadastro adası denir. Ada numaraları 101 den başlar, köy sınırı içindeki tüm parseller ölçülünceye kadar numaralar aralıksız birbirini izler.

    Adaptasyon Emsali: Muayyen tip inşaat makinesinin çalışmasına ve iptidai şartların tesirini (topografik şartlar, zemin cinsi, mevsim ve hava şartları) gösteren faktör. (Ilık kuru bir hava, toprak işleri için idealdir. Yağmur inşaatı aksatır. Çamurlar makinenin çalışmasını engeller, don ve gece çalışması makine zorluk faktörüdür.

    Adezyon: Farklı zamanlarda dökülmüş iki betonun arakesit düzlemindeki kesme kuvveti iletimi.

    Adım: Vida ve dişli çarklarda bir diş ucundan bir dişe bitişik, diğer diş ucuna kadar olan uzunluk.

    Afet: Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım.

    Ağaç Bağı: Dikilen fidanı kazığa bağlamak için kullanılan yumuşak kauçuktan veya benzer bir malzemeden yapılmış, fîdan gövdesine sürtünmeyle zarar vermeyen, fıdana ve kazığa bağlanabilen, uçları fidan ve herekten uzakta kalabilen, atmosferik koşullara dayanıklı bağlar.

    Ağaç Çivi: Ahşabın birbirine bağlamak için tutkallı olarak kullanılan ağaç çivi.

    Ağaç Hereği: Boylu ağaçann dikiminde fidanı tutmak ve rüzgarın olumsuz etkilerinden korunmak için kullanılan, dikilecek bitkinin özelliği göz önünde bulundurularak ölçülendirilmiş sert ağaç parçaları.

    Ağır Vasıta: Motoru, ağır yük veya birden fazla römork taşımak amacıyla güçlendirilmiş Kamyon,Tır vb.

    Ağırlık Merkezi: Cismin yer çekimi kuvvetlerinin bileşkesi.

    Agradasyon: Akarsularda gelen sediment debisinin giden sediment debisinden büyük olması hali.

    Agrega Dona Dayanımı: Agrega numuneleri kuru olarak tartılır, iki saat müddetle dondurulur. Bundan sonra yarım saat çözünmeye terk edilir. Bu tecrübe en çok 50 defa tekrarlanır. Neticede ağırlık kaybı yüzde cinsinden ifade edilir.

    Ahşap: 1) Ağacın odun kısımlan, kereste. 2) Tahtadan yapılmış. Karkas yapılarda karkası meydana getiren ahşap elemanlar.

    Ahşap Kaplama: Ceviz, Meşe, Maun, Kayın, Karaağaç, sert ahşap ile yapılan kaplama.

    Ahşap Malzeme: Kereste, kontrplak, yonga levha vb. malzeme.

    Akaçlama: Suları bir yapıdan uzaklaştırmak için drenaj sistemi yapmak, bir yerde birikmiş suları akıtmak.

    Akarsu: Toplama alanına düşen yağış sulannın bu alan içinde veya başka bir alandan beslenen kaynak suların sürüklediği maddeleri, daha büyük bir akarsuya göl veya denizlere ileten kendine ait yatakta akan su.

    Akış oranı: Akış ile yağış arasındaki oran.

    Akma Sınırı: Elastiklik sınırı. Esneklik sınırı. Bakınız (yol inşaatında): Fleksibilite.

    Akrileks: Yüzeylere yapışma ve örtme kabiliyeti yüksek olan kolay kullanılabilen kaplama malzemesidir.

    Aksonometri: Tasarı Geometride: Uzayda bulunan noktaları resim düzleminde göstermek için dik açılı koordinat sistemi ile gösterme biçimi.

    Alçı Sıva: Su, kireç-çimento karşımı kaba ve alçı harcı ile yapılan sıva.

    Allıgator: Su bazlı nefes alan dış cephe ahşap boyası. yalı boyası üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Aluface: Bina cephelerinin yangına dayanıklılığını sağlayan Fransız Teknolojisiyle geliştirilen alüminyum kompozit panel malzemesi üreten firmanın belirlediği özel isim.

    Alüminetermi: Demiryollarında: rayları demir oksit ve alüminyum tozlarının, bir ateşleme ile çeliği eritecek kadar ısı meydana getirmesinden faydalanılan genellikle yol boyundaki döşeli raylarda kullanılan ray kaynağı yöntemi.

    Alüminyum: 660 ° C eriyen, gümüş parlaklığında kolay işlenebilir, hafif element.

    Alüminyum doğramacı: Makine-ekipman ve el aletleri kullanarak, alüminyum profil ve yardımcı malzemelerden, doğrama, panjur, asma tavan, giydirme cephe ve çeşitli konstrüksiyon imalatı ve montajı ile ilgili işlemleri, kendi başına ve belirli bir süre içerisinde yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişidir.

    Ambatman: Temellerde taş ve beton malzeme kayıplarını önlemek için yapılan kademe ve eğimler.

    Ambuvantman: İsale hatlarında font borunun birleşimlerinde kullanılan yöntem.

    Amele: Gündelik çalışan emekçi, Düz işçi.

    Amortisman: Demirbaşa yatırılan paranın yüzdesinin kazançtan ayrılması payı.

    Ampir: Fransada ve Avrupa da yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb. üslubu.

    Amyant: Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir tür ak asbest.

    Ana Yapı: Bir yapı bütünü içinde yükseklik ve biçim bakımından göze çarpan önemli bölümü . Kat mülkiyetine konu olan esas yapı kısmıdır.

    Andazit: Derinde dioriti oluşturan magmanın yer kabuğu içi veya yüzeyinde katılaşması ile oluşmuş,renkleri gri.veya pembemsi. çekiçle kırıldığında oldukça düz satıhlar veren, kuvars miktarı az olduğundan çözülmelerinde killi topraklar meydana gelen yapı yaşı. ( Parke, bordur, kaplama ve İnşaat Taşı olarak kullanılır.) ( Ankara taşı)

    Anizotrop: Bir yapı malzemesinin bir noktasındaki özelliklerinin yönlere bağlı olması ve değişebilmesi. Mekanik özellikleri, muhtelif istikametlere göre değişen malzeme. (Ahşap gibi) İzotrop karşıtı.

    Anonim Şirket: Bir unvana sahip, ana sermayesi belli olup ve ayrıca paylara bölünmüş olan ve borçlarından ötürü, yalnız varlıkları ile sorumlu olan şirket.

    Aplikasyon: Bir projenin arazi üzerine işaretlenmesi ve binalarda köşe kazıklarının çakılması. Projeyi araziye aplike etmek, işaretlerle dikmek.

    Apsis: Bir noktaların yerini belirlemeye yarayan koordinatlardan yatay olanı.

    Aptalı: Demiryollarında: Rayları kışın şiddetli geçtiği bölgelerde vagon tekerleklerinde frenin çözülmesi neticesi veya çözülmemesi neticesi kızaklama meydana gelerek tekerleğin bu kısmı düzleşir. Tekrar tekrar dönerse rayların kırılması tekerlek dönmeye başlayınca her tekerlek dönüşünde raya vurur. Çatlatır, kırar. Bu olaya aptali denir.

    Arazî Kesiti: Arazi üzerinde iki noktayı birleştiren doğruyu içine alan bir düşey düzlemin, arazinin topografik yüzeyi ile ara kesiti.

    Arazöz: Sulama kamyonu.

    Ard Germe Beton: Betonun çekmeye karşı zayıflığının üstesinden gelmek için kullanılan uygulama yöntemi. Yüklemeden önce betona uygulanan sabit bir basınç kuvveti sayesinde, betonda yükleme sonrası oluşacak çekme gerilmsinin sınırlandırılması esasına dayanır. Uygulanacak basınç kuvveti, beton içerisinde kılıfla korunan boşluklardan geçirilen yüksek dayanımlı çelik halatların gerilmesi ile elde edilir. Ön germeli sistemlerden farkı germe işleminin beton dökümünden Önce değil, beton döküldükler, sonra yapılmasıdır.

    Ariyet: Yarmadan çıkan malzemenin dolgu için yeterli miktarda olmaması veya niteliğinin uygun olmaması halinde, uygun bir malzeme ocağından alınan malzeme.

    Arka Bahçe: Parsel arka hattı ile bina arka cephe hattı arasında kalan parsel parçasıdır.

    Arka Bahçe Mesafesi: Bina arka cephesinin parsel arka cephesine en yakın uzaklığıdır.

    Arka Cephe Hattı: Bina cephe  hattıyla ortak  noktası  olmayan  cephe hattıdır.

    Arsa: Üzerinde yapı kurulmak üzere ayrılmış yer; yasaya göre, belediye sınırları içinde bulunup belediyece parsellenmiş arazi.

    Arsa Çapı: Arsanın kadastro haritasından çıkarılmış ölçekli örneğine verilen ad. Üzerinde ölçeği, komşu parsel numaraları, kuzey işareti ve ada parsel numarası bulunur.

    Arsa Payı: Kat Mülkiyeti söz konusu olduğu yerlerde bağımsız bölümlere tahsis edilen mülkiyet payı.

    Artezyen Kuyu: Toprağı delerek açılan ve suyu yükseğe fışkıran kuyu. Yeryüzüne kendiliğinden fışkıran kuyu. (İki geçirimsiz tabaka arasında bulunan ve bunların ara uzaklığından daha büyük bir basınç yüküne, malik olan kuyu. Eğer üstteki geçirimsiz tabaka sondaj ile delinirse alttan basınç tesiri ile su dışarıya fışkırır.)

    Arzani: Enine olan.

    Asansör Montörü: Her tür asansörün montajına ve işletmeye alınmasına ilişkin işlemleri, kendi başına ve belirli bir süre içerisinde yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişidir.

    Ase: Karıştırma, Pompalama ve püskürtme sistemleri (Sıva pompası,hazır sıva makinesi,harç transfer pompası,hazır yaş ve kuru sıva makinesi,sürekli harç karıştırıcısı) üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Ashford Formula: Yüzey sertleştirici. Beton ve çimento bazlı malzmelerin nüfusuna işleyen, gözenekleri içerden kapayarak, katı ve yoğunlaştırılmış kütleye çeviren,yüzey kirlerinin betona sızmasını engelleyen geçirimsizlik malzemesi’nin üreten firmanın verdiği özel isim..

    Aşınma: İki farklı malzemenin birbirine hareket halinde teması veya sürtünerek hareket etmesi sonucu malzemeden küçük parçaların kopması olayı.

    Asma iskele: İnşaat işlerinde bir yerin onarılması için kurulan iplerler asılan iskele.

    Asma Kilit: Halkalara geçirilip, kapatılacak şekildeki kilit.

    Asma Köprü: İki kule arasına gerilen çelik hatlara asılan köprü.

    Astar: Sıva veya boyadan önce vurulan kat.

    Astar Boyası: Boyacılıkta asıl boyadan önce sürülen,kiri kapatmak ve sürülecek boyanın dayanıklılığını artırmak için kullanılan boya. Bkz: astar

    Astar Kaplama: Kontrtablalarda kör ağacın biçim değiştirmesini önlemek amacıyla iki yüzüne yapıştırılan kaplama katı.

    Ataşman: Projede bulunduğu halde uygulama gereği yapılan değişikliklerin saptanması amacıyla çizilen, Sözleşme eki şartnamelere göre zamanında tutulması gereken tartı,yerinde ölçü, saptama v.b. tutanaklar.

    Atermit: İnorganik lifli çimentodan mamul, her forma girebilen çatı ve cephe kaplaması alanlarında idi ve ses yalıtımı amaçlı levha üreticisinin belirlediği özel isim.

    Atım Direnci: Dinamitleme tekniği hesaplarında kayanın atıma karşı olan direnci.

    Avadanlık: Dülger, neccar, marangoz, kurşuncu… gibi İnşaat işçilerinin kullandıkları aletlerin takımı.

    Avadanlık: Taşa istenilen şeklin, görünüşün verilmesi için (çekiç, kalem, murç, dişli,gönye v.s.) gibi taşçı aletlerine verilen genel ad.

    Avan Proje: Belirli bit konunun esin ihtiyaç programına öngörülen maliyet tavanına arsa verilerine ve fikir projesi yarışma ile elde edilmiş ise bunlara ilave olarak yarışmaya teklif edilen proje ile bu proje hakkındaki jüri tavsiyelerine uygun çözüm getiren taşıyıcı sistemin ve yapıda kullanılacak malzemenin mühendislik ve ekonomi göz önünde tutulmak kaydıyla hazırlanan genellikle 1/200 ölçeğinde düzenlenen proje. ÖÖn Proje

    Avlu: Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan, duvarla çevrili alan. Dış avluya “harim”, iç avluya ise “harem” denir.

    Aydınger: Parlak yüzeyli, yarı saydam, Mimar ve mühendislikte çizim İçin kullanılan çizim kağıdı.

    Ayni hak: Taşınır veya taşınmaz üzerinde, doğrudan doğruya, egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar.

    Ayrık Bina: İki yanı komşu parsellerdeki binalara bitişik olmayan binalar.

    Ayrık Düzen: Yapıların birbirine bitiştirilmeksizin yerleştirildikleri yapı düzeni.

    Ayrık Yapı: Her yönü açık olan yapı.

    Ayrışma: Taze betonda iri agrega tanelerinin harçtan ayrılarak kalıpların alt kısmına çökelmesi.

    Azami Bina Alanı: Parsel içerisinde bina yapılması mümkün olan alan.

    Analiz: Bir Birim Fiyatın Hesabına esas, içerisinde bulunan rayiç miktarlarını ve tutarlarını gösterir fiyat tablosudur.

    Anlaşma Bedeli: İhale alınırken idareye taahhüt edilen tenzilat düştükten sonraki işin net tutarıdır.

    Anlaşma Yılı: Anlaşmanın kapsadığı işin keşfinin hazırlandığı ve dolayısıyla anlaşmanın imzalandığı yıl. (Yıl sonunda yapılan ihalelerde anlaşma yeni yılda imzalansa dahi keşfin hazırlandığı yılın birim fiyatları anlaşma yılıdır.)

    Anlaşma yılı birim fiyatları: Anlaşma yılı cinsinden birim fiyat tutarı.

    Ataşman Defteri: 1. İşyerinde mevcut veya sonradan gereksinime göre konulan veya konulacak röper ve mihver kazıları, işin sonuna kadar değişmeyecek noktalarla saptayıp, kroki, tarif ve gerçek ve itibari kotları ile birlikte işbu ataşman defterinde gösterilir. 2. Yapının (uygulama proje ve planlarında) +- 0.00 itibari kotu ile gösterilen yerleri (yukarıda saptanan) röper kotuna göre kotlandırılır. 3. İnşaatın yapımı sırasında, plankote yapılması, doğal zemin, temel tabanı, su düzeyi, kazı tesviye kotları gibi kotlandırma işlemi ile ilgili tüm işlerin kotları, iş bu ataşman defterinde saptanan (Röper) kotlarına uyularak saptanır. 4. Kontrol mühendisi, yukarıdaki esaslara uyulmadan yapılan kotlandırmaların sonuçlarından sorumlu tutulur. 5. Ataşman defterine geçirilecek ölçüler, bilgiler, kroki ve şekiller, defterin sol sahifesindeki milimetrik bölümlü kısımda gösterilir. Şekil ve krokiler ölçekli olarak çizilerek ve teknik resim kurallarına uygun olarak boyutlandırılır. 6. Defterin sahife numaraları basılı olduğundan hiçbir nedenle yaprak koparılmayacaktır. Yanlış yazılan yazı ve hesaplar aynı renkli mürekkeple okunabilecek şekilde üzeri çizilip aynı renkli mürekkeple parafe edilecektir. Tam sahifenin bozulması ise, köşeden köşeye aynı renkli mürekkeple çizilip geçersiz sayılmanın nedeni yazılarak imza edilir. 7. Her ne sebeple olursa olsun, şekil, yazı ve rakamlarla hiçbir silinti veya kazıntı yapılmayacaktır. Düzeltilmesi istenen yazı ve rakamlar, okunmasına zarar verilmeyecek şekilde tek çizgi ile çizilerek doğrusu yazılır ve o kısım müteahhitle birlikte parafe edilir. 8. Ataşman defteri, müteahhitle birlikte imza edildikten sonra, tek taraflı olarak hiçbir şekilde düzeltme yapılamaz. Herhangi bir yanlışlığın sonradan anlaşılması halinde bu düzeltme yine birlikte ve yukarıda açıklandığı gibi yapılır. 9. Bütün şekillerle yazı ve hesaplar, öce yumuşak kurşun kalemle düzenlenip ve kontrolü yapıldıktan sonra üzerinden mürekkeple geçilebilir. Ataşman defteri, inşaatın gidişini takiben günü gününe düzenlenir. (Bu husus Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 32. Maddesinde açıkça belirtilmiştir.) Bitirilen işler, yapılan son röleve tarihinden itibaren en çok 10 gün içinde ve bitiş tarihleri de yazılarak ataşman defterine geçirilir. 10. Müteahhit, taahhüdüne ilişkin olarak düzenlenen her türlü hesap cetvelleri, röleve ve ataşman defterlerini imza etmek zorundadır. Bu defteri imza etmekle de, içindekileri hesabın doğruluğunu ve başkaca hiçbir iddiada bulunmadığını kabul etmiş olur. Müteahhit, adı geçen hesap ve defterleri itirazı kayıtla imza ederse, imza ettiği tarihten itibaren Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi gereğince on gün içinde açık ve belirgin itirazlarını yazı ile birlikte bildirmek zorundadır. Müteahhit bu müddet içinde itirazlarını yazı ile bildirmediği takdirde itirazsız imza etmiş sayılır. Müteahhit, adı geçen hesap ve defterleri imza etmekten kaçınırsa bu durum bir tutanakla saptanır ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 32. Maddesine göre işlem yapılır. 11. Röleve ve ataşman defterleri, değerli belge niteliğinde olup, kaybolmasından kontrol mühendisi sorumludur. Herhangi bir nedenle kontrol mühendisi görevinden ayrılmak zorunda kaldığı takdirde veya işin sonunda işbu defterleri idareye veya kontrol amirine tutanakla devir ve teslim etmekle yükümlüdür.

    Analiz: Bir Birim Fiyatın Hesabına esas, içerisinde bulunan rayiç miktarlarını ve tutarlarını gösterir fiyat tablosudur.

    Anlaşma Bedeli: İhale alınırken idareye taahhüt edilen tenzilat düştükten sonraki işin net tutarıdır.

    Anlaşma Yılı: Anlaşmanın kapsadığı işin keşfinin hazırlandığı ve dolayısıyla anlaşmanın imzalandığı yıl. (Yıl sonunda yapılan ihalelerde anlaşma yeni yılda imzalansa dahi keşfin hazırlandığı yılın birim fiyatları anlaşma yılıdır.)

    Anlaşma yılı birim fiyatları: Anlaşma yılı cinsinden birim fiyat tutarı.

    Ataşman Defteri: 1. İşyerinde mevcut veya sonradan gereksinime göre konulan veya konulacak röper ve mihver kazıları, işin sonuna kadar değişmeyecek noktalarla saptayıp, kroki, tarif ve gerçek ve itibari kotları ile birlikte işbu ataşman defterinde gösterilir. 2. Yapının (uygulama proje ve planlarında) +- 0.00 itibari kotu ile gösterilen yerleri (yukarıda saptanan) röper kotuna göre kotlandırılır. 3. İnşaatın yapımı sırasında, plankote yapılması, doğal zemin, temel tabanı, su düzeyi, kazı tesviye kotları gibi kotlandırma işlemi ile ilgili tüm işlerin kotları, iş bu ataşman defterinde saptanan (Röper) kotlarına uyularak saptanır. 4. Kontrol mühendisi, yukarıdaki esaslara uyulmadan yapılan kotlandırmaların sonuçlarından sorumlu tutulur. 5. Ataşman defterine geçirilecek ölçüler, bilgiler, kroki ve şekiller, defterin sol sahifesindeki milimetrik bölümlü kısımda gösterilir. Şekil ve krokiler ölçekli olarak çizilerek ve teknik resim kurallarına uygun olarak boyutlandırılır. 6. Defterin sahife numaraları basılı olduğundan hiçbir nedenle yaprak koparılmayacaktır. Yanlış yazılan yazı ve hesaplar aynı renkli mürekkeple okunabilecek şekilde üzeri çizilip aynı renkli mürekkeple parafe edilecektir. Tam sahifenin bozulması ise, köşeden köşeye aynı renkli mürekkeple çizilip geçersiz sayılmanın nedeni yazılarak imza edilir. 7. Her ne sebeple olursa olsun, şekil, yazı ve rakamlarla hiçbir silinti veya kazıntı yapılmayacaktır. Düzeltilmesi istenen yazı ve rakamlar, okunmasına zarar verilmeyecek şekilde tek çizgi ile çizilerek doğrusu yazılır ve o kısım müteahhitle birlikte parafe edilir. 8. Ataşman defteri, müteahhitle birlikte imza edildikten sonra, tek taraflı olarak hiçbir şekilde düzeltme yapılamaz. Herhangi bir yanlışlığın sonradan anlaşılması halinde bu düzeltme yine birlikte ve yukarıda açıklandığı gibi yapılır. 9. Bütün şekillerle yazı ve hesaplar, öce yumuşak kurşun kalemle düzenlenip ve kontrolü yapıldıktan sonra üzerinden mürekkeple geçilebilir. Ataşman defteri, inşaatın gidişini takiben günü gününe düzenlenir. (Bu husus Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 32. Maddesinde açıkça belirtilmiştir.) Bitirilen işler, yapılan son röleve tarihinden itibaren en çok 10 gün içinde ve bitiş tarihleri de yazılarak ataşman defterine geçirilir. 10. Müteahhit, taahhüdüne ilişkin olarak düzenlenen her türlü hesap cetvelleri, röleve ve ataşman defterlerini imza etmek zorundadır. Bu defteri imza etmekle de, içindekileri hesabın doğruluğunu ve başkaca hiçbir iddiada bulunmadığını kabul etmiş olur. Müteahhit, adı geçen hesap ve defterleri itirazı kayıtla imza ederse, imza ettiği tarihten itibaren Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi gereğince on gün içinde açık ve belirgin itirazlarını yazı ile birlikte bildirmek zorundadır. Müteahhit bu müddet içinde itirazlarını yazı ile bildirmediği takdirde itirazsız imza etmiş sayılır. Müteahhit, adı geçen hesap ve defterleri imza etmekten kaçınırsa bu durum bir tutanakla saptanır ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 32. Maddesine göre işlem yapılır. 11. Röleve ve ataşman defterleri, değerli belge niteliğinde olup, kaybolmasından kontrol mühendisi sorumludur. Herhangi bir nedenle kontrol mühendisi görevinden ayrılmak zorunda kaldığı takdirde veya işin sonunda işbu defterleri idareye veya kontrol amirine tutanakla devir ve teslim etmekle yükümlüdür.

    Analiz: Bir Birim Fiyatın Hesabına esas, içerisinde bulunan rayiç miktarlarını ve tutarlarını gösterir fiyat tablosudur.

    Anlaşma Bedeli: İhale alınırken idareye taahhüt edilen tenzilat düştükten sonraki işin net tutarıdır.

    Anlaşma Yılı: Anlaşmanın kapsadığı işin keşfinin hazırlandığı ve dolayısıyla anlaşmanın imzalandığı yıl. (Yıl sonunda yapılan ihalelerde anlaşma yeni yılda imzalansa dahi keşfin hazırlandığı yılın birim fiyatları anlaşma yılıdır.)

    Anlaşma yılı birim fiyatları: Anlaşma yılı cinsinden birim fiyat tutarı.

    Ataşman Defteri: 1. İşyerinde mevcut veya sonradan gereksinime göre konulan veya konulacak röper ve mihver kazıları, işin sonuna kadar değişmeyecek noktalarla saptayıp, kroki, tarif ve gerçek ve itibari kotları ile birlikte işbu ataşman defterinde gösterilir. 2. Yapının (uygulama proje ve planlarında) +- 0.00 itibari kotu ile gösterilen yerleri (yukarıda saptanan) röper kotuna göre kotlandırılır. 3. İnşaatın yapımı sırasında, plankote yapılması, doğal zemin, temel tabanı, su düzeyi, kazı tesviye kotları gibi kotlandırma işlemi ile ilgili tüm işlerin kotları, iş bu ataşman defterinde saptanan (Röper) kotlarına uyularak saptanır. 4. Kontrol mühendisi, yukarıdaki esaslara uyulmadan yapılan kotlandırmaların sonuçlarından sorumlu tutulur. 5. Ataşman defterine geçirilecek ölçüler, bilgiler, kroki ve şekiller, defterin sol sahifesindeki milimetrik bölümlü kısımda gösterilir. Şekil ve krokiler ölçekli olarak çizilerek ve teknik resim kurallarına uygun olarak boyutlandırılır. 6. Defterin sahife numaraları basılı olduğundan hiçbir nedenle yaprak koparılmayacaktır. Yanlış yazılan yazı ve hesaplar aynı renkli mürekkeple okunabilecek şekilde üzeri çizilip aynı renkli mürekkeple parafe edilecektir. Tam sahifenin bozulması ise, köşeden köşeye aynı renkli mürekkeple çizilip geçersiz sayılmanın nedeni yazılarak imza edilir. 7. Her ne sebeple olursa olsun, şekil, yazı ve rakamlarla hiçbir silinti veya kazıntı yapılmayacaktır. Düzeltilmesi istenen yazı ve rakamlar, okunmasına zarar verilmeyecek şekilde tek çizgi ile çizilerek doğrusu yazılır ve o kısım müteahhitle birlikte parafe edilir. 8. Ataşman defteri, müteahhitle birlikte imza edildikten sonra, tek taraflı olarak hiçbir şekilde düzeltme yapılamaz. Herhangi bir yanlışlığın sonradan anlaşılması halinde bu düzeltme yine birlikte ve yukarıda açıklandığı gibi yapılır. 9. Bütün şekillerle yazı ve hesaplar, öce yumuşak kurşun kalemle düzenlenip ve kontrolü yapıldıktan sonra üzerinden mürekkeple geçilebilir. Ataşman defteri, inşaatın gidişini takiben günü gününe düzenlenir. (Bu husus Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 32. Maddesinde açıkça belirtilmiştir.) Bitirilen işler, yapılan son röleve tarihinden itibaren en çok 10 gün içinde ve bitiş tarihleri de yazılarak ataşman defterine geçirilir. 10. Müteahhit, taahhüdüne ilişkin olarak düzenlenen her türlü hesap cetvelleri, röleve ve ataşman defterlerini imza etmek zorundadır. Bu defteri imza etmekle de, içindekileri hesabın doğruluğunu ve başkaca hiçbir iddiada bulunmadığını kabul etmiş olur. Müteahhit, adı geçen hesap ve defterleri itirazı kayıtla imza ederse, imza ettiği tarihten itibaren Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi gereğince on gün içinde açık ve belirgin itirazlarını yazı ile birlikte bildirmek zorundadır. Müteahhit bu müddet içinde itirazlarını yazı ile bildirmediği takdirde itirazsız imza etmiş sayılır. Müteahhit, adı geçen hesap ve defterleri imza etmekten kaçınırsa bu durum bir tutanakla saptanır ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 32. Maddesine göre işlem yapılır. 11. Röleve ve ataşman defterleri, değerli belge niteliğinde olup, kaybolmasından kontrol mühendisi sorumludur. Herhangi bir nedenle kontrol mühendisi görevinden ayrılmak zorunda kaldığı takdirde veya işin sonunda işbu defterleri idareye veya kontrol amirine tutanakla devir ve teslim etmekle yükümlüdür.

    Aglomere: Küçük parçacıkların bir araya getirilip yapıştırılması veya başka bir yolla birbirine bağlanması sonucu elde edilen yapı malzemelerinin genel adı.

    Agrega: Doğal, yapay veya her iki cins yoğun mineral malzemenin genellikle 100 mm’ye kadar çeşitli büyüklüklerdeki kınlmamış ve/veya kinimiş tanelerinin bir yığınıdır.

    Agrega Aşınması: (Los Angales Tecrübesi) Yol Inşaatlannda kullanılacak agrega sağlam dayanımlı olmalıdır. Bir agreganın aşınmaya mukavemet derecesini ölçen tecrübe deneyi.

    Agrega Sağlamlığı: Kuru elenmiş agrega numunesi doygun Na veya Mg SO4 eriyiğine batırılır. Sonra çıkarılıp süzülür ve fırında kurutulur. Agrega boşluklarını doldurmuş olan eriyik çatlama ve ufalanma gibi tesirler gösterir.Deney aynı numuneye birkaç defa tekrar edilir. Numune yıkanıp kurulamr, Gözle muayene edilir ve tekrar elenir. Neticede % cinsinden agrega sağlamlığını gösterir.

    Ahşap Kalıp iskelesi: Projesine göre yapı ve sınai imalata ait kalıbı tutan taşıyan (kalıp gören yüzü ile iskelenin dayandığı kısım arasındaki boşluk hacminin hesaplandığı) iskele.

    Ahu Tahtası: Bir ahşap saçakta, merteklerin uçlanm birleştiren tahta.

    Akma Dayanımı: Malzemenin kalıcı bir uzama göstermeye başladığı andaki tatbik edilen kuvvetin başlangıç kesit alanına bölünmesiyle elde edilen çekme gerilimidir. (Kg/mm2)

    Alafranga kiremit: (OIuklu-Marsilya tipi) Bu kiremitlerin üst yüzeyinde bir üstündeki oluklu kiremidin yerleşeceği iki oyuk ve bunların devamı olarak alt kenara kadar uzanan iki oluğu olan çatı örtü malzemesi.

    Alaturka Kiremit: (Oyuk-Yerli tip) Bir ucu geniş ve diğer ucu dar olarak yapılan yarım kesik koni şeklinde olan çatıörtüsü malzemesi.

    Alçı: Alçı taşının ısıtılmasıyla içindeki suyu uçurarak ve kalan kalsiyum sülfatı toz haline getirilerek elde edilen yapı gereci.

    Alçı Harcı: Alçı ve suyun karışımı olan harçtır. (Alçının sertleşme süreci içerisinde kullanılabilecek miktarlarda ve plastik kaplarda, alçı ve suyun karıştırılması suretiyle hazırlanır.)

    Alçı Taşı: Toprak içinde katman olarak bulunan ve pişirilip toz durumuna getirilerek, alçı yapmaya yarayan hidratlı kalsiyum sülfat, jips.

    Alçı Tavan Sıvası: Alçı harcı ile yapılan sıva.

    Alçıpan nedir? Alçı levha: Alçıpan. Duvarda ve tavanda düzgünlük sağlamak amacıyla iç mekanlarda kullanılan,alçı ve diğer katkı maddeleriyle (gerektiğinde organik lif katılmış ve/veya iki yüzü karton ile Jcaplı) sıkıştırılmış levha.

    Alüminyum Boya: Alüminyum tozundan elde edilen yaldız boya.

    Alüminyum Levha: Trapezoidal kesitli levhalar: H18 kondisyonunda min 50 Brinel sertlik derecesinde.min 180 N/mm2 çekme dayanımında ve etial 30-50 serisi alaşımındaki boyalı veya natürel alüminyumrulolardan üretilirler.(Tek kat. arası cam yünü dolgulu. poliüretan enjekte edilmiş levhalar ile çatı örtüsü) (TS 7677)

    Alüminyum Profil: Belirli statik mukavemete sahip, çeşitli fonksiyonları içeren tırnak, yuva, kulak vb. gibi girintili ve çıkıntıları haiz ekstrüzyon üreti ile elde edilmiş kapalı veya açık alüminyum profiller.

    Amerikan Siding: Polimer çatı cephe kaplama sistemi üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Amorf Malzeme: Şekilsiz malzeme, kristalsiz yapı. Yavaş yavaş kristalleşmeye yüz tutan malzeme.

    Arduazlı (Ardurazlı) Membran: Güneş ışınlarının yıpratıcı etkisinden korunması amacıyla, doğal bir mineral olan arduvaz taşından yapılan yalıtımlı çatı örtü malzemesi. (Membran)

    Arı Kil: Porselen yapmakta kullanılan bir çeşit ak ve gevrek kil. Kaolin.

    Arnuvo cam: Bir yüzü pürüzlü dekoratif cam.

    Ateş Tuğlası: Ocak, soba, vb. yerlerde kullanılan, ateşe dayanıklı tuğla.

    Aynalı Gönye: Arazide bir doğru üzerindeki bir noktadan dik çıkma veya bir doğrunun dışındaki bir noktadan o doğruya dik inme işlerinde kullanılan topoğrafık optik alet.

    Arduazlı (Ardurazlı) Membran: Güneş ışınlarının yıpratıcı etkisinden korunması amacıyla, doğal bir mineral olan arduvaz taşından yapılan yalıtımlı çatı örtü malzemesi. (Membran)

    Arduazlı (Ardurazlı) Membran: Güneş ışınlarının yıpratıcı etkisinden korunması amacıyla, doğal bir mineral olan arduvaz taşından yapılan yalıtımlı çatı örtü malzemesi. (Membran)

    Arduazlı (Ardurazlı) Membran: Güneş ışınlarının yıpratıcı etkisinden korunması amacıyla, doğal bir mineral olan arduvaz taşından yapılan yalıtımlı çatı örtü malzemesi. (Membran)

    A.A.S.H.O American Association of State Highway Officials (Amerika Devlet Yolları Memurları Kurumu): «American Association of State Highway Officials» (Amerika Devlet Yolları Memurları Kurumu) ın rumuzu olup, bundan bu kurumun yol ve köprü tekniğiyle ilgili şartnameleri kastedilmektedir. İhale tarihindeki en son baskısı muteberdir.

    Agrega: Doğal, yapay veya her iki cins yoğun mineral malzemenin genellikle 100 mm’ye kadar çeşitli büyüklüklerdeki kınlmamış ve/veya kinimiş tanelerinin bir yığınıdır.

    Akotman: Yol döşemesinin her iki yanında döşeme kenarı ile platform kenarları arasında kalan yağış sularının yoldan uzaklaşmasını sağlayan kısımlar veya banket adı verilen vasıta anza durma yeri.

    Alevlenme Noktası: Bir maddenin buharının alev temasında geçici olarak alev aldığı, fakat yanmaya devam etmediği en düşük sıcaklığın tespit edilmiş deney şartları altında ölçülmüş değeridir.

    Aliyman: Yolun proje hattındaki doğrusal kısmı.

    Alt Geçit: Karayolunun diğer bir karayolu veya demiryolunu alttan geçmesini sağlayan yapı.

    Alt Temel Tabakası: Yola gelen yükleri daha ucuz bir yapıyla alt yapıya intikal ettirmek üzere alt yapıyla temel tabakası arasına konulan tabakadır.

    Alt Yapı: Su, elektirik, kanalizasyon, yol gibi tesislerin tamamına verilen ad, enfrastrüktür.

    Ana Yol: Karayollarında ana trafiğe açık olan ve bunu kesen karayolundaki trafığin, bu yolu geçerken veya bu yola girerken, ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği işaretlerle belirlenmiş karayoludur.

    Anyonik Bitüm Emülsiyonu: Yol İnşaatlarında bitüm emülsiyonlarında kullanılan emülgatörlerinin bilümde çözünen kısmı negatif yüklü ise üretilen emülsiyon anyonik bitüm emülsiyonudur.

    Asfalt: Mineral agrega ile bitümlü bağlayıcının karışımı ile elde edilen yol kaplamasıç En öönemli bileşeni bitüm olan bitümlü bağlayıcı malzeme, Petrolün ayrışması ile oluşan siyah renkte şekilsiz hidrokarbon .

    Asfalt Betonu: Muayyen gradasyondaki agrega ve filler ile asfalt çimentosunun belirli şartlarda karışımından meydana gelen yüksek evsaflı bir sıcak karışımdır.

    Asfalt Çimentosu: Asfaltik petrolün distilasyonunda bakiye olarak elde edilen malzemedir. Sembolü AC dir.

    Asfalt Emilsiyonları: Bitümlü malzemenin (örneğin asfalt çimentosu) su içindeki dispersiyonuna (dağılımına) asfalt emilsiyonu denir.

    Asfalt Emülsiyonu: Asfaltın su içinde süspansiyon halde bulunduğu bir malzemedir. Asfaltın süspansiyon halini sağlayan emülgatörün anyonik veya katyonik olmasına bağlı olarak anyonik asfalt emülsiyonu veya katyonik asfalt emülsiyonu adlarını alır. Asfalt emülsiyonlarının da sıvı petrol asfaltlarına benzer muhtelif cinsleri vardır. Sembolü AE dir. Cinsleri çabuk kesilen RS, orta kesilen MS ve yavaş kesilen SS dir.

    Asfalt Solüsyonları: Normal sıcaklıkta akıcı halde olan sıvı asfaltlara denir. Asfalt solüsyonları okside asfalt veya asfalt çimentosu ile uygun bir çözücünün homojen bir karışımı olarak tanımlanır. Özellikle yalıtım işlerinde astar olarak kullanılır.

    Asfaltit: Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukla tortul kayaçlarm gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.

    Aşınma Tabakası: Üst yapının en üst tabakası veya aşınma sathıdır.

    Ayrılma Şeridi: Bir platformdan ayrılacak olan bir taşıtın hızlı trafik akımından ayrıldıktan sonra ilerideki kurb’a güvenle girmek için yavaşlamasını sağlayan hız değiştirme şeridi.

    Adi Kuyu: Yer altı su seviyesi yer üstünden yaklaşık 7 metre mesafede olan kuyu.

    Afet: Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım.

    Aküfer: Komşu olduğu katmanlara göre permeabilitesi çok daha yüksek olan ve ekonomik olarak elde edilebilecek derecede bol yer altı suyu sağlayabilen Jeolojik katmanlar.

    Anizotropik Zemin: Zemin mekaniğinde suyun bütün yönlere eşit bir şekilde hareket etmediği zeminler.

    Anroşman: Derinliği fazla olan su altındaki zeminlerde, temelin nakledeceği yüke dayanarak su içinde çakıllı kumla yapılan dolgu.

    Arazi: Yeryüzü parçası, toprak, yer, zemin.

    Asbest: Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral. taş pamuğu , kaya lifi.

    Atterberg Limitleri: Zemin mekaniğinde: Kıvam limitleri. Kohezyonlu toprakların muayyen fiziksel hallerde bulunduğu su muhtevaları.

  • Bağ Kirişi: Zeminin kaya olması dışında tekil temeller her iki yönde, sürekli temellerde ise, emele dik yönde bağlanan bağlantı kirişleri. Düşey yüklere karşı çalışmayıp çekmeye çalışan ve yapı elemanlarını birbirine bağlayan betonarme kiriş. (Bağ hatılı)

    Bağıl Atomsal Kütle: Atomsal kütle birimi çok küçük olduğundan uygulamada onun yerine kullanılır. Ve birimi gr ‘dır. Bir gr atomsal kütle 0.6 10^24 (Avagadro sayısı) kadar atomsal kütle birimi vardır.

    Bağıl Nem: Hava içinde bulunan su buharı kütlesinin,  aynı sıcaklık ve basınçla bulunan doygun hava içinde bulunan su buhan kütlesine oranıdır. Bir havanın bağıl nemi, söz konusu hava içinde bulunan su buharı kısmi basıncı, aynı sıcaklıkta doygun halde bulunan havanın su buharı kısmi basıncına oranlanarak hesaplanır.

    Bağlayıcı: Asfalt, harç , beton gibi kompozit malzemelerin matriksini oluşturan malzemeler.

    Basınç Bloku: Basınç bloku , eğilme altındaki bir betonarme eleman kesitinin basınç bölgesinde oluşan ve betonun gerilme şekil değiştirme eğrisi biçiminde olan gerilme dağılımıdır.

    Beton: Çimento, iri agrega, ince agrega ve suyun, kimyasal ve mineral katkı da ilâve edilerek veya edilmeden karıştırılmasıyla oluşturulan ve çimentonun hidratasyonu ile gerekli özelliğini kazanan kompozit malzemedir.

    Beton Basınç Dayanımı: Beton basınç dayanımı , bakımı ilgili standardına göre yapılmış ,28 günlük , çapı 150mm ve yüksekliği 300mm olan standard beton silindir numunenin , ilgili standardında belirtilen hızla uygulanan tek eksenli basınç altında taşıyabildiği en büyük gerilme değeridir.

    Beton Blok: Duvar yapımında kullanılmak üzere tabii ve/veya sun’i agregalar ile çimento. su gerektiğinde katkı maddeleri kullanılarak yapılmış anma yüksekliği en çok 18,5 cm veya 23,5 cm olan beton yapı malzemesidir.

    Beton Briket: Duvar yapımında kullanılmak üzere tabii ve/veya sun’i agregalar ile çimento, su gerektiğinde katkı maddeleri kullanılarak yapılmış anma yüksekliği en çok 13,5 cm olan beton yapı malzemesidir.

    Beton Büz (Künk): Kum, çakıl, su ve çimento ile hazırlanan büz harcının kalıplara dökülerek el veya vibratörle sıkıştırılması ile elde edilen yapı malzemesi. Künk.

    Beton Çeliği: Yuvarlak betonarme demiri. Donatı olarak kullanılan beton çelik çubuğu.

    Beton Çim Taşı: Bahçe düzenlemelerin yeşilliği koruma amaçh,bina garaj girişlerindeki döşemelerde kaymama amaçlı kullanılan taş.

    Beton Çivisi: Beton ve tuğlaya çakılabilen kalın gövdeli çelik çivi.

    Beton Döner Fırın: Belirli çaplarda ve uzunlukta olan , içi ateşe dayanıklı tuğla ile örülmüş eğimi olan en az 3 istasyon üzerinde oturtulmuş galeler üzerinde dakikada 1.5-4 devirde dönen bir borudur. Farin içerisindeki komponentler reaksiyona girerek 1450oC sertleşme sıcaklığına kadar ısıtıldıktan sonra klinker haline dönüşür.

    Beton Ekyeri: Momentlerin en az olduğu yerlerde 45 derece eğimli ya da dişli olarak bırakılan, eski ve yeni betonun birbiri ile iyice kaynamasının sağlandığı yer.

    Beton Grubu: İlgili özellikleri arasında güvenli ilişki kurulan ve bu ilişkinin kayda geçirildiği karışım oranlarına sahip olan grup.

    Beton Hafif Blok: Uygun kalite ve miktarlardaki doğal. Doğal hafif, yapay hafif agregalardan seçilen biri ile çimento ve suyun karıştırılarak elde edilen harcın, özel kalıplara dökülüp ve makinesinde titreşimle sıkıştırılarak çeşitli boyut ve biçimde şekillendirilmek suretiyle imal edilen,duvarda kullanılan briketler ve hafif beton bloklar ile asmolen döşeme beton bloklarıdır.

    Beton İmalâtçısı: Taze beton imal eden kişi veya kuruluş.

    Beton Kaplama Plakları: Kullanılacağı yere ve istenen yüzey şekillerine göre,beton agregası veya seçilmiş agrega ile normal veya beyaz çimento ve su karıştırılarak,gereğinde madeni boya katılarak, özel kalıplarında preslenerek şekillendirilen, bir veya iki tabakalı ve çeşitli boyutlarda, üst yüzü düz veya yivli karosiman, karo mozaik, dizme ( palladiyen), suni mermer,özel biçimli, yüzü yıkanmış, silinmesi gereken yüzeyler ince silimli ve cilalı beton plak olarak imal edilen,yüksek basınca, aşınmaya ve dona dayanıklı,iç ve dış döşeme ve yaya kaldırım kaplamalarında kullanılan malzeme.

    Beton Karışım Hesabı: istenen kıvam, işlenebilme, dayanım, dayanıklılık, hacim sabitliği ve diğer aranan özelliklere sahip en ekonomik betonu elde edebilmek amacıyla gerekli agrega, çimento, su, hava ve gerekliğinde katkı maddesi miktarlarını tespit edebilmek için yapılan hesaptır.

    Beton Karışım Suyu: Betona karıştırılan beton kalitesini olumsuz etkilemeyecek, kabul edilebilir sınırlar içinde kimyasal özellikleri bulunan. Beton içine doğrudan katılan su ile agrega rutubeti yoluyla beton bünyesine giren su. Toplam su kütlesi.

    Beton Karma Suyu: Genel olarak bütün içme ve kullanma suları beton karma suyu olarak kullanlılabilir. Beton karma suyu içinde çözünmüş organik bileşikler ve süspansiyon halinde katı maddeler bulunmamalıdır. Deniz suyu gibi içinde fazla miktarda çözünmüş tuz içeren suların beton karma suyu olarak kullanlımaları halinde beton mukavemeti, priz süresi ve betonarme demirlerinin korozyonu üzerine zararlı etkisi vardır.

    Beton Katkı Maddeleri: Çimento, agrega ve suyun dışında betonun taze veya sertleşmiş haldeki özelliklerin istenen şekilde değiştirmek Uzerc, kanştırma işleminden hemen önce veya karıştırma sırasında betona katılan maddelerin sürelerim kısaltan ve betonun daha çabuk dayanım kazanmasını saplayan katkı.

    Beton Kiremit: Uygun kalite ve miktarlardaki doğal agrega, çimento ve suyun. gerektiğinde mineral dolgu ve katkı maddelerinin karıştırılarak elde edilen harcın özel kalıplarda pres ile çeşitli boyut ve biçimlerde şekillendirilerek, renksiz ve renkli görünüşlü imal edilen çatı örtü malzemeleridir.

    Beton Kürü: Beton dökümünden sonra çevrenin sıcaklık ve bağıl nemin beton hidratasyonu için uygun koşullarda tutulması işlemidir.

    Beton Örtüsü: Beton örtüsü, boyuna donatı ağırlık merkezi ile en dış beton lifi arasında kalan uzaklıktır. Paspayı olarak da adlandırılır.

    Beton Otokorkuluk: Yol İnşaatlarında betondan yapılan ve trafik akımına dönük yüzü, bu yüze çarpan taşıtları yapının doğrultusunda tekrar taşıt yoluna döndürülecek şekilde biçimlendirilmiş rijit bariyerlerdir.

    Beton Parke ve Bordür: Doğal agrega, çimento ve su karışımlı betonla özel kalıplara dökülüp makinesinde sıkıştırılmak suretiyle çeşitli boyut ve biçimlerde imal edilen, yüksek basınca, aşınmaya ve dona dayanıklı yol ve yaya kaldırım kaplamalarında, platform kenarlarında kullanılan taşlar ve yapıtlar.

    Beton Plak: Mermer veya doğal taş pirinci yerine kum ve çakıldan oluşmuş agrega ile yapılanbeton harç karakterinde olan anolu (parçalı) kaplama.

    Beton Santrali: Yıldız biçiminde bölümlenmiş içinde çeşitli irilikte kum çakıl bulunan gereçleri tamburda su ve çimento ile karıştırarak hazır beton üreten yapım yeri.

    Beton Sıcaklığı: Beton karışımı hazırlandıktan hemen sonra olçülen sıcaklık. Soğuk ortamlarda yapılan betonlamada bu sıcaklğın belli bir değerden yüksek olması istenir.

    Betonarme: Demirli beton. Eğilme ve çekme kuvvetlerine karşı içine donatı yerleştirilmiş beton. Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi. Beton örme.

    Betonarme Demiri: Beton Çeliği. Betonarme donatısı.

    Betonarme döşeme: Kiriş ve kolonlarla taşınan yatay olan yükleri kiriş ve döşemeye aktaran yapı elemanı.

    Betonarme Perde: Betonarmede donatılı yapı elemanı. Yüksek çok katlı yapılarda yatay yüklerin karşılanmasında perdeler kullanılır. Kat yükseklikleri arttıkça kesit tesirlerinin artması ile kolon boyutları büyür.büyük kolon boyutları ekonomik olmayıp mimari açıdan sakıncalıdır. Bu nedenle yapılarda betonarme perdeler tercih edilir.

    Betonda dayanıklık: Malzemelerinin işlevlerini uzun yıllar bozulmadan yerine getirilebilmelerine dayanıklılık, kalıcılık veya durabilite adı verilir. Dayanıklılık, bir malzemenin çevre koşullarına karşı direnci olarak tanımlanabilir. Betonda, genel olarak, geçirimliliği az olan, yoğun betonlar diğerlerine oranla daha dayanıklıdır. Beton, hizmet göreceği koşullara göre tasarlanmış ve iyi bir kalite kontrol sistemi içinde hazırlanmış, yerleştirilmiş ve bakılmışsa, uzun yıllar hiç bir onarım gerektirmeden görevini yerine getirir. Dayanıklı bir beton bu etkilere karşı bozulmadan ve kendisinden beklenilen performansı düşürmeden direnç gösteren betondur. Bu nedenle, betonun dayanıklılığı mekanik yükler dışındaki kimyasal ve fiziksel etkilere karşı bozulmadan direnç göstermesi olarak tanımlanabilir.

    Betonda Dayanım: Malzemenin kırılma olmadan alabileceği en yüksek gerilme olarak tanımlanır. Beton basınç yükleri altında daha iyi davranış gösterdiğinden, betonun dayanımından söz edildiğinde, diğer dayanımlar belirtilmemişse, basınç dayanımı anlaşılır. Betonun dayanımı çimento hidratasyonunun bir fonksiyonu olduğundan ve bu işlem de zamana bağlı olduğundan, dayanım belirtilirken çoğunlukla betonun yaşıyla birlikte söylenir. Standardlara (TS EN 206 ve TS EN 197′ye göre) dayanım, standart ortam koşullarında (sıcaklık ve nem) tutulan, standard boyutlardaki numuneler ve standard deney yöntemleri kullanılarak belirlenir. Daha önce belirtildiği gibi, bir çok yapıda normal dayanımlı (28 günlük basınç dayanımı 20-40 N/mm²) betonlar kullanılır.

    Betonda Emme: Sıvının içine çekilerek geçirgen boşlukların dolması , geçirgen bir katının içine sıvı girmesi sonucu kütlesinin artması.

    Betonda kıvam (beton kıvamı): Betonun akışkanlığını gösteren bir ölçüdür. Betonda artan su miktarı kıvamı, diğer bir deyişle, betonun akışkanlığını artırır. Çünkü artan su miktarı, betonun akmaya, yerleşmeye ve sıkışmaya karşı direncinin temel sebebi olan katı taneler arasındaki sürtünme katsayısını düşürür. Ancak, su miktarı çok yüksek olan beton işlenebilir beton anlamına gelmez. İşlenebilmenin tanımı hatırlandığında, taze betonda ayrışma olmaması gerektiği görülür. Ayrışma, taze betonda iri agrega tanelerinin harçtan ayrılarak kalıpların alt kısmına çökelmesidir. Bu suretle beton homojenliğini kaybeder ve beton elemanın alt ve üst bölgelerindeki özelikler farklılaşır.

    Betonda Kızdırma Kaybı: “Kızdırma kaybı”nı bulabilmek için, ağırlığı önceden bilinen (1 ± 0.05 gram) çimento numunesi çok yüksek sıcaklıkta (975 ± 25 °C) kızdırılmakta ve daha sonra hassas olarak tartılmaktadır. Ortaya çıkan ağırlık kaybına “kızdırma kaybı” denilmektedir. Bu değer, % olarak ifade edilmektedir.

    Betonda Klor İçeriği: Betonda izin verilen en yüksek klor miktarı. EN 206 standardında maksimum klor miktarı yerine klor içeriği soınıfları kullanılmaktadır. Klorür iyonlarının çimento kütlesinin yüzdesi olarak ifade edilen betonun klorür içeriği, seçilen sınıf için Çizelge 10′da verilen değeri geçmemelidir.

    Betonda Kusma: Taze betonun içinde bulunan serbest kalan suyun yüzeye çıkması .Beton sıkıştırılınca, yüzeyde toplanan ince bir su tabakası. Kusma olayının ,biri yararlı diğeri zararlı iki etkisi vardır. Beton dökümünden hemen sonra yüzeyde toplanan su betonun kür edilmesine yardımcı olur. Ancak fazla suyun bir kısmı betonarme demirleri ve iri agrega çevresinde toplanır. Bu su beton içinde boşluk yapar ve çimento hamurunun agregaya yapışmasını önler. Beton içine plastikleştirici katkı katılarak betonun su/çimento oranı azaltılır ve böylece kusmanın zararlı etkileri önlenebilir.

    Betonda Malzeme Katsayısı: Malzeme katsayısı, hesapta kullanılacak dayanım değerlerinin elde edilmesinde, güvenlik payı oluşturmak amacıyla, karakteristik dayanım değerlerinin bölünmesinde kullanılan 1,0 veya 1,0 den büyük katsayılardır.

    Betonda Mastarlama: Betonun yüzeyini bitirme, düzeltme, düz hale getirme işlemi.

    Betonda olgunluk: Betonun belli sıcaklık ve kür altında kazandığı dayanım.

    Betonda Ortalama Dayanım: Ortalama dayanım, yeterli sayıda deneyden elde edilen dayanım değerleri ortalamasıdır.

    Betonda Oturma: Yetersiz sıkıştırmadan dolayı betonun daha sonra boşlukları doldurarark seviyesinin düşmesi.

    Betonda Soğuk Derz: Betonun yerleştirilmesi sırasında gecikme veya başka nedenlerden dolayı betonun sürekliliği olmaması. Yerleştirilmiş beton tabakasının diğer tabakanının dökümünden önce sertleşmesi sonucu elde edilir.

    Betonda Terleme: Taze betondaki suyun kılcal boşluklardan yukarı doğru yükselmesine verilen addır. Ayrışmayla aşağıya çökelen iri agrega taneleri aralarında suyu tutamadıklarından bu suyun bir kısmı yukarıya doğru yükselir. Yükselirken ince agrega tanecikleri ve çimento taneciklerinin bir kısmını da birlikte sürükler. Yüzeye ulaştığında zayıf bir kaymak tabakası oluşturur. Ayrıca, su terleme yoluyla yükselirken agrega tanelerinin ve donatının alt yüzeyinde birikerek bunların betonla aderansını (bağını) azaltan boşluklara neden olur.

    Betonda Tüm Kesit Alanı: Tüm kesit alanı, çatlamamış varsayılan betonarme elemanın donatı kesit alanı ihmal edilerek hesaplanan kesit alanıdır.

    Betonda Uçucu Kül: Bazı termik santralda, elektrik üretimi için gerekli enerjiyi sağlayabilmek amacıyla, yakıt olarak kömür kullanılmaktadır. Pulverize kömürün yanmasıyla ortaya çıkan küllerin bir kısmı ocak tabanında birikirken büyük bir bölümü (yaklaşık %75-80’i) gazlarla birlikte bacadan dışarıya sürüklenmektedir. Bu küllere “uçucu kül” denilmektedir. Uçucu küller büyük miktarlarda silika ve alümin içermektedir; çok ince taneli olan bu malzeme amorf yapıya sahiptir. O nedenle, uçucu küller puzolanik özelik göstermektedirler.

    Betonda Yangın Hasarı: Isı etkisiyle sıcağa olarak hidrate çimento su kaybederek dehidrate olur. Betonda, hidrate yapıdaki elemanlar belli sıcaklıklarda yapılarındaki suyu kaybeder. Örnek olarak kalsiyum hidroksit 650C de yapısındaki suyu kaybeder. Kristalize olmayan elemanlar örneğin hidrate kalsiyum silikat jeli yapısındaki suyu sıcaklığa bağlı olarak verir. Bu dehidratasyon , yapının mukavemetinde önemli ölçüde düşmeye sebep olur. Agregalar da ısı etkisiyle yapılarını değiştiribilirler Ama çimentonun dehidratasyonu ile karşılaştırıldığında bu etkiden doğan hasarların ageregaların yolaçtığı hasarlara göre daha erken ve ciddi olduğu görülebilir.

    Betonda Yorulma: Betonun basınç dayanımın belli bir yüzdesi ile tekrarlı yüklenmesi sonrasında daha düşük bir dayanımda kırılması hali.

    Betonda Yük Birleşimi: Yük birleşimi, bir yapıyı etkileyen çeşitli yük türlerinin aynı anda yapı üzerinde oluşması olasılığı küçük olduğundan önemsenebilir bir olasılıkla aynı anda oluşabilecek yük türlerini biraraya getiren birleşimlerdir.

    Betonda Yük Etkisi: Yük etkileri, kullanım süresi boyunca yapıya etkileyebilecek düşey ve yatay yükler, zorlama şekil değişmeleri, sıcaklık değişiklikleri vb. Gibi çeşitli fiziksel etkilerin, yapı elemanlarında oluşturduğu ve istatistiksel bir dağılım gösterdikleri varsayılan iç kuvvet bileşenleridir (eğilme momenti, kesme kuvveti, burulma momenti vb.)

    Betonda Yük Katsayısı: Yük katsayısı, tasarımda kullanılacak yük değerlerinin elde edilmesinde güvenlik payı oluşturmak amacıyla karakteristik yük değerlerinin çarpılmasında kullanılan katsayılardır.

    Betonda Yüzey Atması: Yüzeydeki beton tabakasından parça kopması.

    Betoniyer: Kum-Çakıl çimento ve suyu karıştırarak beton haline getiren makine.

    Betonun Büzülmesi: Yerine yerleştirilen taze bebon zamanla sertleşirken betondaki kurumadan dolayı veya beton içerisindeki kimyasal olaylar nedeni ile sertleşmiş betonun hacmindeki küçülme. Büzülme.

    Betonun Karakteristik Dayanımı: Betın karakteristik dayanımı , beton sınıfını tanımlama için kullanılan , istatiksel verilere dayanılarak belirlenen ve bu değrden daha küçük dayanım değeri elde edilmesi olasılığı , belirli bir oran olan (genelde %5) dayanım değeridir.

    Betonun Karekteristik Yük Etkisi: Karakteristik yük etkisi, istatistiksel verilere dayanılarak belirlenen ve kullanım süresi boyunca aşılma olasılığı genellikle %10 olan yük etkisidir.

    Betox: Çimento esaslı, polimer katkılar içeren gazbeton Örgü harcı Üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Beyaz Portland Çimentosu: Portland çimentosu gri renktedir; “beyaz portland çimentosu”nun rengi beyaz veya beyaza yakın bir renktedir. Portland çimentosının üretilmesinde (beyaz kil, kaolen) kil ve (CaCO3 oranı yüksek %97 ve üstü , mermer gibi) kalkerin pişirilmesiyle elde edilmektedir. Bir miktardaki alçıtaşı birlikte öğütüldüğü takdirde, portland çimentosu elde edilir.Portland çimentosundaki gri renk üretim kullanılan hammaddelerde küçük miktarlarda yer alan demir oksit ve mangan oksitten kaynaklanmaktadır. Beyaz portland çimentosunun üretilmesi de aynıdır. Ancak, bu tür çimentoların klinkerlerinin içerisinde demir oksit ve mangan oksitin yer almadığı (veya çok az miktarlarda yer aldığı) için, hammaddelerin pişirilmesi sonucunda beyaz veya beyaza yakın bir renk elde edilmektedir.Bu çimento mimari ve dekoratif amaçlarla kullanılır.

    Beyaz Portland Çimentosu: Özel nitelikli kil ve kireç taşının karıştırılarak pişirilmesi ile elde edilen beyaza yakın renkli klinker (kil-kalker) in bir miktar alçı taşı ile birlikte öğütülmesi ile elde edilen beyaz renkli bir hidrolik bağlayıcıdır.

    Blaine Aleti: Hava geçirgenliğini ölçerek ince öğütülmüş çimentonanın (bir gr malzemenin kapladığı alan)ölçen alet(cm2/gr)

    Bölgeç: Agrega numunesini homojen halde örneklemek için kullanılan alet

    Bordür Taşı: Kaldırım ve refüjleri yoldan ayırmak ve yol yüzeyine gelen sulan rögarlara iletmek v.b.amaçlarla, kaldırım ve refüj kenarlarına dizilen çeşitli boy ve kesitlerde betondan imal edilen yapı elemanı.

    Buhar Kürü: Prefabrike beton üretiminde betonun kısa sürede mukavemet kazanması için uygulanan yöntem. Bu amaçla doygun buhar kullanılmalı ve beton sıcaklığı belli bir düzeyi aşmamalıdır. Relatif rutubet % 95 den yüksek olmalıdır. Buhar ile beton kuru soğuk havalarda dökülen betonlann don etkisinden zarar görmesini önlemekamacıyla da kullanılır.

    Büzülme: Betonun su kaybetmesi sonucu şekil değiştirerek küçülmesi.

    Buldozer: Hidrolik veya tel halatlarla idare edilerek kazı yüzeyinden kaldınlabilen,indirilebilen,yana doğru da döndürülebilen hafif keski demirinden ibaret inşaat makinesi, Nebati toprak kazma, orman temizleme, kısa mesafe 25 m taşıma, dolgu düzeltilmesi için uygun makine.

    Bum: İnşaat makinelerinde kazı ve yükleme yapılabilmesi için makinelere takılan ulaşım kolu.

    Birim Ağırlık: Yığın halindeki bir agreganm veya zeminin taneler arasındaki boşluklar da dahil birim hacminin ağırlığıdır. (Birim ağırlık=Ağırlık/Bütün hacim ) Kurutulmuş taşın boşlukları dahil birim hacim ağırlığıdır. 1)Kuru birim ağırlık v t= Boşluklarında sadece hava bulunan bir zeminin birim hacimdeki ağırlığıdır. 2)Tabii birim ağırlık y „= Boşluklarında hem su hem hava bulunan bir zeminin birim hacimdeki ağırlığıdır. 3) Doygun birim ağırlık 7 h= Boşlukları su ile dolu olan zeminin birim hacimdeki ağırlığıdır. 4) Batmış birim ağırlık v k= Boşlukları tamamen su ile dolu olan ve aynı zamanda su seviyesi altında bulunan bir zeminin irim hacminin ağırlığıdır.

    Burulma Momenti: Yapının deprem davranışı açısından rijitlik merkezi ile kütle merkezinin çakışmadığı zaman oluşan moment.

    Birim Fiyat Sözleşme: Ön veya kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tariflerine dayalı olarak idarelerce hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile yüklenici tarafından bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı üzerinden yapılan sözleşme.

    Birim İş: Keşif özetinde ismi ve fiyatı bulunan. ölçü ve ödenmesi ayrı yapılan iş kısımlarıdır.

    Branşman: Kalorifer, temiz su ve pissu tesisatında ana düşey borudan çıkan yatay kol.

    Buat: Elektrik akımı devrelerinde, birleşme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kollara ayırmak için yapılan kutu.

    Buşon: Elektrik sigorta tablosundaki, genellikle porselenden yapılı değiştirilebilen vidalı öğe.

    Boyler: Kazandan elde edilen sıcak su veya buhardan yararlanılarak kullanma sıcak su sağlayan ve depolayan düzenek. Sıcak su hazırlayıcısı.

    Bürülör: Yakıt püskürtücüsü.

    BayPas Vanası: Bina veya daire girişlerinde su sayacıum iki yanına düz geçişli vana konur.Sayaçların değiştirilmesi sırasında yapının suyunun kesilmemesi için su sayacı ile Ana dağıtım boruları arasına konan vana.

    Boru: Bir yerden bir başka yere sıvı, gaz, vb. aktarmaya yarayan içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir su taşıma düzeneği.

    Boru Askısı: Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı.

    Boru Bileziği: Soba borulannın ek yerlerine geçirilen süslü çember.

    Buat: Elektrik akımı devrelerinde, birleşme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kollara ayırmak için yapılan kutu.

    Buşon: Elektrik sigorta tablosundaki, genellikle porselenden yapılı değiştirilebilen vidalı öğe.

    Boyler: Kazandan elde edilen sıcak su veya buhardan yararlanılarak kullanma sıcak su sağlayan ve depolayan düzenek. Sıcak su hazırlayıcısı.

    Bürülör: Yakıt püskürtücüsü.

    BayPas Vanası: Bina veya daire girişlerinde su sayacıum iki yanına düz geçişli vana konur.Sayaçların değiştirilmesi sırasında yapının suyunun kesilmemesi için su sayacı ile Ana dağıtım boruları arasına konan vana.

    Boru: Bir yerden bir başka yere sıvı, gaz, vb. aktarmaya yarayan içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir su taşıma düzeneği.

    Boru Askısı: Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı.

    Boru Bileziği: Soba borulannın ek yerlerine geçirilen süslü çember.

    Buat: Elektrik akımı devrelerinde, birleşme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kollara ayırmak için yapılan kutu.

    Buşon: Elektrik sigorta tablosundaki, genellikle porselenden yapılı değiştirilebilen vidalı öğe.

    Boyler: Kazandan elde edilen sıcak su veya buhardan yararlanılarak kullanma sıcak su sağlayan ve depolayan düzenek. Sıcak su hazırlayıcısı.

    Bürülör: Yakıt püskürtücüsü.

    BayPas Vanası: Bina veya daire girişlerinde su sayacıum iki yanına düz geçişli vana konur.Sayaçların değiştirilmesi sırasında yapının suyunun kesilmemesi için su sayacı ile Ana dağıtım boruları arasına konan vana.

    Boru: Bir yerden bir başka yere sıvı, gaz, vb. aktarmaya yarayan içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir su taşıma düzeneği.

    Boru Askısı: Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı.

    Boru Bileziği: Soba borulannın ek yerlerine geçirilen süslü çember.

    Borulu Su Düzeci: Çapları ve boylan eşit iki cam borunun dik konumda, bir borunun uçlarına birleştirilmesi ile elde edilen cam boruların içinin renkli su ile doldurulup ortadan düşey bir eksen çerçevesinde dönebilen, yükseklik farkı ölçme işleminde kullanılan topografya ölçü aleti.

    Baca: Binalardaki çeşitli hizmetleri yerine getirmek üzere yapılan bağımsız kanallara baca denilmektedir.

    Bağ Kirişi: Zeminin kaya olması dışında tekil temeller her iki yönde, sürekli temellerde ise, emele dik yönde bağlanan bağlantı kirişleri. Düşey yüklere karşı çalışmayıp çekmeye çalışan ve yapı elemanlarını birbirine bağlayan betonarme kiriş. (Bağ hatılı)

    Bağlama Kirişi: Çatı dikmelerinin üzerine oturtulduğu ve makasın yükünü mesnetlere veren makas elemanı.

    Balkon: Bir binanın üst katlarından dışarıya doğru çıkmış, üzeri açık, önü ve yanları korkulukla çevrili yer.

    Banyo: Yapılarda içinde yıkanılan bölüm.

    Banyo Bataryası: Sıcak ve soğuk su ile duş bağlantısının bir arada bulunduğu musluk takımı.

    Banyo Küveti: Genellikle içine su doldurulup yıkanmaya elverişli tekne.

    Barbakan: İstinat duvarları (istinat duvarı) arkasında toplanan suyun isalesi amacıyla yapılan delikler. Tabii zeminden 10 cm yukarıda, yatay ve düşey olarak 3 er metre arayla şaşırtmalı biçimde yerleştirilirler. İstinat duvarlarının temel taban genişliği biraz fazla tutulur. Perde duvardaki su akışını sağlamak amacıyla uzun tutulan beton öğesi.

    Basamak: Basamak, merdivende ayağın bastığı yüzeydir.

    Baskı Çıtası: Derzleri örtmek üzere uygulanan, üzerine basıldığında çöken çıta.

    Batardo: Su kenarında ve su seviyesinin altında kazı yapılabilmesi amacıyla uygulanan tahkim işi.

    Beşik Çatı: İki tarafı akıntılı olan çatı şekli. Bakınız: Beşik çatı

    Beton Parke ve Bordür: Doğal agrega, çimento ve su karışımlı betonla özel kalıplara dökülüp makinesinde sıkıştırılmak suretiyle çeşitli boyut ve biçimlerde imal edilen, yüksek basınca, aşınmaya ve dona dayanıklı yol ve yaya kaldırım kaplamalarında, platform kenarlarında kullanılan taşlar ve yapıtlar.

    Betonarme Perde: Betonarmede donatılı yapı elemanı. Yüksek çok katlı yapılarda yatay yüklerin karşılanmasında perdeler kullanılır. Kat yükseklikleri arttıkça kesit tesirlerinin artması ile kolon boyutları büyür.büyük kolon boyutları ekonomik olmayıp mimari açıdan sakıncalıdır. Bu nedenle yapılarda betonarme perdeler tercih edilir.

    Birleşik Sömel: Tekil sömeller, birbirine çok yakın olan virden fazla kolonların yükünü alıp, tek bir sömel halinde zemine aktaracak şekilde de tertiplenebilir. Bu tip sömele, birleşik sömel denir.

    Bitümlü Malzeme: Bilumum asfalt ve yol katranlarının tamamını kapsayan geniş anlamlı malzemedir.

    Bordür: Yol: Şehir yollannda, yolun iki tarafına yapılacak kaldırımlar döşemeden daha yüksekte inşa edilen, döşeme ve kaldırımı ayıran taş ve betondan yapılma, kot farkını sağlayan ayırıcı ve drenajı kontrol eden yapı elemanı.

    Baba: Ahşap merdivende Yüklerin dağılımını sağlamak amacıyla merdiven baş ve sonlarına konan torna işi ahşap ayak. Merdiven babası.

    Bağdadi Sıva: Bağdadi (Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalar kullanılarak) Birinci tabakası kıtıklı kireç veya kıtıklı kireç-alçı harç, ikinci tabakası mala ile çıtaların mastannda gömülmesi ve üçüncü tabakasına ince sıva uygulanan Sıva çeşidi. (Mil kumu, alçı, kıtık, ve su ile yapılan sıva.)

    Bağlayıcı Malzeme: Çimento, kireç, alçı, çivi, tutkal, kil vb. malzeme .

    Bakır Levha: Kalınlığı genellikle 0,66 m/m,ağırlığı 6 kg/cm2 olan haddeden geçmiş, yoğunluğu 8,90-9,00 olan homojen, saf, kolayca işlenebilir, çatlaksız, lekesiz, ondülesiz, inşaatta kullanılan düzgün levha.

    Balyoz: Taş kırma,kazık çakma vb. işlerinde kullanılan,çok iri ucu az keskin ağır çekiç.

    Banko: Mutfaklarda alandan genişçe yararlanmak için tezgah denilen çalışma yeri düzeni.

    Banyo Kazanı: Banyoyu ve suyu ısıtmak için yapılan özel kazan veya ısıtma aleti.

    Baraj: Elektrik üretmek ve sulama amacıyla kurulan su bendi.

    Baraka: Tahta, çinko, sac gibi hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.

    Barbekü: Et ya da balığın ızgarada pişirildiği ocak.Genellikle balkonlarda duvar içine gömülmüş ocak.

    Baret: İnşaatlarda çalışan teknik ve idari personelin yapı uygulamaları için başlarına taktığı renkli koruyucu.

    Barok: Mimarlık üslubu.

    Barometre: Yol inşaatlarında yükseklik ve rakım (denizden yükseklik) tayini.

    Basamak Yüzeyi: Merdivenlerin ayakla basılan üst yüzeyi.

    Basınç Çubuğu: Sadece basınç kuvveti aktaran çubuk. Boylama ekseni doğrultusuna paralel ve bu doğrultu üzerinde bulunan basınç kuvveti etkisindeki elemanlar.

    Basit Tamir ve Tadil: Yapılarda, bağımsız bölüm içerisinde kalan ve binanın taşıyıcı sistemini etkilemeyen, Fen ve sağlık kurallarına uygun olan, bağımsız bölümlere zararı dokunmayan ve kullanım amacını değiştirmeyen o bağımsız bölüm içerisinde yapılan değişiklikler ile derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması işleri

    Batak: Çamurlaşmış toprak.

    Belidor Formülü: Dinamitleme tekniği hesaplarında patlayıcı madde miktarının bulunmasını yarayan formül.

    Belleme: Bel küreği ile toprağı altına üstüne getirmek.

    Beşel: Alüminum korkuluk sistemleri üreten ve geliştiren firmanın belirlediği Özel ad.

    Beton Briket: Duvar yapımında kullanılmak üzere tabii ve/veya sun’i agregalar ile çimento, su gerektiğinde katkı maddeleri kullanılarak yapılmış anma yüksekliği en çok 13,5 cm olan beton yapı malzemesidir.

    Beton Çivisi: Beton ve tuğlaya çakılabilen kalın gövdeli çelik çivi.

    Beton Ekyeri: Momentlerin en az olduğu yerlerde 45 derece eğimli ya da dişli olarak bırakılan, eski ve yeni betonun birbiri ile iyice kaynamasının sağlandığı yer.

    Beton Hafif Blok: Uygun kalite ve miktarlardaki doğal. Doğal hafif, yapay hafif agregalardan seçilen biri ile çimento ve suyun karıştırılarak elde edilen harcın, özel kalıplara dökülüp ve makinesinde titreşimle sıkıştırılarak çeşitli boyut ve biçimde şekillendirilmek suretiyle imal edilen,duvarda kullanılan briketler ve hafif beton bloklar ile asmolen döşeme beton bloklarıdır.

    Beton Kaplama Plakları: Kullanılacağı yere ve istenen yüzey şekillerine göre,beton agregası veya seçilmiş agrega ile normal veya beyaz çimento ve su karıştırılarak,gereğinde madeni boya katılarak, özel kalıplarında preslenerek şekillendirilen, bir veya iki tabakalı ve çeşitli boyutlarda, üst yüzü düz veya yivli karosiman, karo mozaik, dizme ( palladiyen), suni mermer,özel biçimli, yüzü yıkanmış, silinmesi gereken yüzeyler ince silimli ve cilalı beton plak olarak imal edilen,yüksek basınca, aşınmaya ve dona dayanıklı,iç ve dış döşeme ve yaya kaldırım kaplamalarında kullanılan malzeme.

    Beton Karışım Hesabı: istenen kıvam, işlenebilme, dayanım, dayanıklılık, hacim sabitliği ve diğer aranan özelliklere sahip en ekonomik betonu elde edebilmek amacıyla gerekli agrega, çimento, su, hava ve gerekliğinde katkı maddesi miktarlarını tespit edebilmek için yapılan hesaptır.

    Beton Karışım Suyu: Betona karıştırılan beton kalitesini olumsuz etkilemeyecek, kabul edilebilir sınırlar içinde kimyasal özellikleri bulunan. Beton içine doğrudan katılan su ile agrega rutubeti yoluyla beton bünyesine giren su. Toplam su kütlesi.

    Beton Katkı Maddeleri: Çimento, agrega ve suyun dışında betonun taze veya sertleşmiş haldeki özelliklerin istenen şekilde değiştirmek Uzerc, kanştırma işleminden hemen önce veya karıştırma sırasında betona katılan maddelerin sürelerim kısaltan ve betonun daha çabuk dayanım kazanmasını saplayan katkı.

    Beton Kiremit: Uygun kalite ve miktarlardaki doğal agrega, çimento ve suyun. gerektiğinde mineral dolgu ve katkı maddelerinin karıştırılarak elde edilen harcın özel kalıplarda pres ile çeşitli boyut ve biçimlerde şekillendirilerek, renksiz ve renkli görünüşlü imal edilen çatı örtü malzemeleridir.

    Beton Plak: Mermer veya doğal taş pirinci yerine kum ve çakıldan oluşmuş agrega ile yapılanbeton harç karakterinde olan anolu (parçalı) kaplama.

    Beton Pompa Operatörü: Kendi başına ve belirli bir süre içerisinde, mobil ve yer (sabit) beton pompa makinelerini, beton dökümüne hazırlama, beton dökme ve döküm sonrası bakım işlemlerini yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişidir.

    Beton Pompası: Önceden hazırlanmış bcton, taze beton harcını döküleceği yere iletmek için kullanılan makine. Taze betonu transmikserden kullanılacağı yere aktaran makine.

    Beton Santrali: Yıldız biçiminde bölümlenmiş içinde çeşitli irilikte kum çakıl bulunan gereçleri tamburda su ve çimento ile karıştırarak hazır beton üreten yapım yeri.

    Betonarme Travers: Demiryollarında rayların altında yastık vazifesi görecek betondan yapılmış travers çeşidi. (Genellikle 2-3 m olup ortalarına bırakılan 4 delikten yüksek dayanımlı çapı 9,6 mm lik 1 adel firkete şeklinde 4 çubuk geçirilmektedir. Bu çeliklerin ağırlığı 5.34 kg tutmakta ve travers ağırlığı 190 kg olmaktadır Alman tipi Betonarme travers)

    Betonite: Saf akrilik emülsiyon esaslı ve mat görünüşlü, sıvı, grensiz, az grenli ve çok grenli çeşitleri olan. Binaların dış ve iç yüzeylerinde genellikle rutubetli yerlerdeki binaların kaplamasında uygulanan kaplama malzemesi.

    Bıçkı: Tahta ve ağaç biçmede kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere.

    Bide: Üzerine oturularak taharetlenmekte kullanılan fıskiyeli tekne. Alt yıkama küveti.

    Bileşke: Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet.

    Bilirkişi: Belirli bir konuda iyi anlayan ve anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper.

    Bims Beton Blok: Boşluklu veya dolu yalıtım duvar blokları.

    Bims Betonu: Bims agregaları’nın çimento ve su ilavesi ile basınç altında vibrasyonla, sıkıştınlıp kür edilen ve gerektiğinde kuvars kumu da ilave edilerek üretilen yapı elemanı. Ponza taşı. Sünger taşı betonu..

    Bina: İçinde yaşamak veya çeşitli eylem ve işlevleri (fonksiyonları) gerçekleştirmek üzere kurulan yapı: ev, okul, türbe binadır, köprü ise yapıdır. Her bina bir yapıdır, her yapı bina değildir.

    Bina Alanı: Aydınlık ve çıkmalar hariç binanın arsa zemininde kapladığı alan.

    Bina Alanı Katsayısı: Bir yapının zeminde kapladığı alanın arsa alanına oranı (emsali).

    Bina Cephesi: Parsel nizamında; Binanın toprak üstündeki ilk katının parselin yol tarafındaki duvarının dış yüzü, Köşe başı parsellerde ise binanın kot aldığı yol tarafındaki toprak üstündeki ilk kat duvarının yüzüdür.

    Bina Derinliği: Binanın ön cephe hattı ile arka cephe hattının en uzak noktası arasındaki dik hattın uzaklığıdır.

    Bina Derinliği: Binanın ön cephe hattı ile arka cephe hattının en uzak noktası arasındaki dik hattın uzaklığıdır.

    Bina İnşaat Alanı: Bina perde duvarlarının dışından varsa duvar sıvalarının ve çıkmaların dış kenarları esas alınarak bina kat alanlarının tamamının alanı hesaplanır. 1 m2 den küçük boşluklar düşülmez. Zemine oturan açık alan düzenlemelerinde (Akaryakıt istasyonu, spor tesisleri, manej, marina v.b.) düzenlenen alanın % 25 ‘i hesaplanır, yapı alanı olarak kabul edilir ve bina alanına ilave edilir.

    Bina Net Alanı: Bina içindeki kullanılan mahallerin her birinin bitmiş duvar kaplamasından ölçülerek bulunan ayak basan alanların toplamıdır. 1 m2 ‘ den küçük boşluklar düşülmez. Zemine oturan üstü açık teraslar hesaplanmaz. Balkonlar ayrıca hesaplanır ve tamamı alana dahil edilir. Kapı açıklıkları alana dahil edilir. Gömme dolapların düşey düzlemdeki alanları ayrıca hesaplanır.

    Bina Yüksekliği: Binanın kot aldığı noktadan saçak seviyesine kadar olan mesafe, imar planı ve yönetmelikte öngörülen yükseklik.

    Birim Deformasyon: Malzemenin uygulanan yükler altında birim boyda şekil değiştirmesidir. Elastik sınırlar içinde çekme kuvveti altında parçanın biraz uzaması veya basınç altında kısalması (Birim deformasyonu) (Strain) oluşturur.

    Birim Fiyat: Birim fiyat üzerinden sözleşmeye bağlanacak yapım işlerinde,ön ve/veya kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tariflerine dayalı olarak,idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kalemi için istekli tarafından teklif edilerek idarece uygun görülen ve sözleşmede gösterilen ödemeye esas fiyat. Bir imalatın adet,kg,m,m2,m3 biriminin fiyatı.

    Birim Fiyat Analizi: İnşaata ait imalatların birim maliyetlerinin, malzeme, işçilik, makine ve gereçlerin birime giden ölçü miktarına göre tutarları saptanarak tanımına uygun hesaplanması işlemi.

    Birim fiyat listesi: Her takvim yılı başında rayiçler tespit edildikten sonra yapılarda bulunan imalatlara ve nakliyeye tabi malzemelerin yükleme-boşaltma ve istifine ait analizler Büyük Fiyat Analizi esaslarına göre hesaplanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulunca Birim Fiyat Listesi olarak bastırılır ve dağıtılır.

    Birim fiyat no: “Poz no” olarak da bilinir. Rayiç veya birim fiyatların tanınmasına yarayan bir kod numarasıdır.

    Birim Fiyat Tarifleri: Birim Fiyat ödemesine esas nelerin dahil veya hariç olduğunu yapım ve ölçü şeklini belirleyen yapım şartları. Birim Fiyatın nasıl bulunacağını ölçme ve hesaplama şeklinin tarifi seri döpri.

    Birim Fiyat Teklif Cetveli: Ön veya kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tariflerine dayalı olarak idarelerce hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile yüklenici tarafından bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamını gösteren cetvel, tablo.

    Birim İş: Keşif özetinde ismi ve fiyatı bulunan, ölçü ve ödenmesi ayrı yapılan iş kısımlarıdır.

    Birim Maliyet: Yapının birim ölçüsünün (binalarda birim alanı), Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca her yıl İnşaat ve Mimarlık hizmetlerine esas olan sınıflar için ayrı ayrı tespit edilerek ilan edilen maliyetler.

    Birim Yüzey Debisi: Bir saniyede drenaj alanının birim yüzeyinden verilen su miktarı.

    Bitiş Profili: Dış cephede bulunan pencere ve kapı üst ve yan kenarlarında ısı yalıtım levhalarının duvar yüzünden ayrışmasını önlemek için genellikle 30x30x1 mm boyutunda Doğrama bitiş tamamlayıcı parçası.

    Bitişik Nizam: Bir veya birden fazla komşu parsellerdeki binalara bitişik olan yapı nizamı.

    Bitişik Yapı: İki tarafı da yan komşu parseldeki yapıya bitişik olan yapı.

    Bitümlü Levha: Oluklu Bitümlü Levha çatı örtüsü malzemesi. Onduline levhaları.

    Bitümlü Malzeme: Asfalt, katran vb. malzeme.

    Bitümlü Temel Tabakası: Yol inşaatlarında bağlayıcılı veya bağlayıcısız bir temel tabakası üzerine inşa edilen bitümlü bağlayıcılı sıcak karışım tabakasıdır.

    Biyoharmoloji: Canlıların yaşam sürecinde her türlü doğal ve yapay olarak oluşmuş fiziki çevre ile kullanıcılar arasındaki uyumu araştıran, inceleyen, rasyonel çözüm önerileri üreten, uygulamaya ışık tutan bir bilim dalıdır.

    Blaine Aleti: Çimento inceliği tayininde kullanılan alet.( 1 gram malzemenin kapladığı yüzeyin cm olarak ifadesidir. (cm2/gr)

    Blaney-Criddle: Aylık bitki su ihtiyacı amacıyla kullanılan metod, yöntem.

    Blockfiller: Eski ve yeni yüzeylerde küçük boşlukları çatlakları doldurmak ve pürüzsüz düzgün yüzey elde etmek üzere kullanılan malzeme.

    Blok: Büyük ağır kitle. Birbirine bitişik büyük yapılar.

    Blok Başı Bina: İkiden fazla binadan oluşmuş blokta yalnız bir yanı komşu parseldeki binaya kısmen veya tamamen bitişik olan binalar.

    Blok Nizam: İmar planı ve bu yönetmelikte cephe uzunluğu, derinliği ve yüksekliği belirlenmiş tek yapı kitlesinin bir veya birden fazla parsel üzerine oturduğu bahçeli yapı nizamı.

    Blok Taşı: Bir tarafı yan komşu parseldeki yapıya bitişik olan yapılardır.

    Blok Tuğla: Anma boyutları modüler tuğladan daha büyük olan tuğladır.

    Blokaj: Sivri uçları üste gelmek üzere konan taşlann,toprak zemine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılan dolgu.

    Blokfiller: Sıva pütürlerini doldurup alçı sıva ayarında bir yüzey elde etmek amacıyla yapılan Akrilik esaslı iç ve dış kaplama çeşidi.

    Bloklu Döşeme: Asmolen döşeme, dişli döşeme.

    Bodrum Kat: Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü. Bir yapının zemininin kot aldığı yüzeyin aşağıda kalan katı.

    Bohçalama Yalıtım: Basınçlı zemin suyuna karşı bodrumlarda projesine göre yapılan yalıtım şekli.

    Böhne Metodu: Malzemelerin yüzeysel aşındırma ölçme maksadı ile yapılan deney metodu.

    Bölge Katsayısı: T.M.M.O.B. İnşaat Mühendisleri Odası Şube ve temsilciliklerinde en az ücret bedeli hesabında uygulanacak; bölge kriterlerine göre kabul edilen katsayı.

    Bölme Duvar: Taşıyıcı olmayan az kalın duvar veya ayırıcı bölme. (Seperasyon = Hacim ayırıcı)

    Boraks: Yoğunlaşmış bir borik asitten türeyen sodyum tuzu.

    Bordör: Köprü vinç.

    Boru Hattı: Doğalgaz antma ünitesinden alman gazın bir veya daha fazla dağıtım ve tüketim merkezlerine, doğalgaz taşınması amacıyla tesis edilen boru şebekesi.

    Boru iskele: Borularla yapılan iş iskelesi. Çelik iskelesi.

    Boru Yalıtımı: Boru dış çapına uygun olarak hazırlanmış, takriben 60 kg/m3 lük bakalitli, bezli, cam yünü sarılıp, üzeri beyaz tülbentle sanlması, katlanması, yalı boya ile iki kat boyanan boru yalıtım çeşidi. (Alüminyum kompozit film kaplı, kauçuk köpüğü,taş yünü alüminyum folyo kaplı, elastomerik polietilen köpüğü, vb.çeşitleri de vardır.)

    Boy Menteşe: Kapı ve Pencerelerde kullanılan düz yaprak menteşe benzeri 1,75-3,50 cm uzunluğunda menteşe.

    Boya: Metal ve ahşap malzemelerin koruma amaçlı kimyasal giydirilmesi.

    Boykesit (Boy Profili): Yol İnşaatları için yol ekseninin düşey düzlemdeki izdüşümü veya kotlu yol ekseni.Yol güzergahmın,boylu boyunca güzergah ekseninin geçtiği arazinin iniş ve çıkışlarını belirtmek amacıyla boy kesit çizimi.

    Breş: Çakılları köşeli olan konglomeralar. Tektonik hareketlerle taşların her yönde kırılıp parçalanması ve köşeli parçaların doğal bir çimento ile bağlanmalan sonucu oluşur. Genellikle iyi cila kabul eder, renkli.

    Brinel Sertliği: Belirli çapta ( En çok kullanılan 10 mm ) bir çelik bilya ile belirli bir kuvvetle bir malzemenin yüzeyine belirli bir müddet bastırmak suretiyle meydana gelen kalıcı iz’in çevresinin ölçülen ortalama çapı ile tayin edilir. Bilya üzerindeki bastıncı yükün bu küresel yüzey alanına bölünmesi suretiyle hesaplanan sertlik değeri. İz ne kadar küçük ise malzeme o kadar serttir. Sertlik deney ölçüsü.

    BSI: İngiliz Standartlar Enstitüsü

    BTM: Bitümlü yalıtım maddeleri, ısı yalıtım levhaları,ekstrüde polistren sert köpük, polimer bitümlü örtüler (elastobit, plastobit vb) üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Buhar diffüzyonu: Binalarda bir hacmin içindeki oluşan su buhanmn,daha soğuk olan hacimlere doğru akımı.

    Buldozer: Hidrolik veya tel halatlarla idare edilerek kazı yüzeyinden kaldınlabilen,indirilebilen,yana doğru da döndürülebilen hafif keski demirinden ibaret inşaat makinesi, Nebati toprak kazma, orman temizleme, kısa mesafe 25 m taşıma, dolgu düzeltilmesi için uygun makine.

    Bum: İnşaat makinelerinde kazı ve yükleme yapılabilmesi için makinelere takılan ulaşım kolu.

    Bungalov: Genellikle tek katlı, geniş verandalı ev.

    Burulma: Yapının deprem davranışı yönünden ağırlık ve rij itlik merkezlerinin çakışmaması neticesinde oluşan durum. Ekseni etrafında birbirine ters yönde çevrilen bir çubuğun karşılaştığı zorlama.

    Buton: Çalıştırmaya yarayan düğme.

    Buvazaj (Ahşap iksa): Galeri ve tünel inşaatında gerek emniyet bakımından gerekse kendini tutamayan zemini desteklemek amacıyla yapılan iksa, destek.

    Buzlu Cam: Yan saydam hale getirilmiş cam. (Emprime, mat, opal, sable camlar buzlu camlardır.)

    Birim İş: Keşif özetinde ismi ve fiyatı bulunan. ölçü ve ödenmesi ayrı yapılan iş kısımlarıdır.

    Bağ Teli: Kolon, Kiriş elemanlarının (etriye üst ve alt demir-pilye gibi) birbirine sıkı olarak bağlandığı yumuşak tavlı tel.

    Balast: Demiryolu platformu üzerine serilen, taşıdığı travers cinsine ve gelen yüke göre belli bir tabaka kalınlığı olan 30 mm ila 60 mm çapında köşeli ve yeterli sertlikteki taşların (bazalt, granit, siyenit, diyorit, diyabaz, kuvarsit, melafir veya sert kalker) kırılması ile elde edilen dinamik ve statik etkileri daha yayılı şekilde raylar ve traversler vasıtası ile altyapı platformuna aktaran kırmataş tabakası.

    Balçık: Kil çamuru. İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi koyu, yapışkan çamur.mil.

    BayPas Vanası: Bina veya daire girişlerinde su sayacıum iki yanına düz geçişli vana konur.Sayaçların değiştirilmesi sırasında yapının suyunun kesilmemesi için su sayacı ile Ana dağıtım boruları arasına konan vana.

    Betofiber: Cam elyaf katkılı Prekast beton elemanları yalıtımlı cephe parıelleri. Dekoratif cephe elemanları üreten firmanın belirlediği özel ad.

    Beton Blok: Duvar yapımında kullanılmak üzere tabii ve/veya sun’i agregalar ile çimento. su gerektiğinde katkı maddeleri kullanılarak yapılmış anma yüksekliği en çok 18,5 cm veya 23,5 cm olan beton yapı malzemesidir.

    Beton Büz (Künk): Kum, çakıl, su ve çimento ile hazırlanan büz harcının kalıplara dökülerek el veya vibratörle sıkıştırılması ile elde edilen yapı malzemesi. Künk.

    Beton Çeliği: Yuvarlak betonarme demiri. Donatı olarak kullanılan beton çelik çubuğu.

    Beton Çim Taşı: Bahçe düzenlemelerin yeşilliği koruma amaçlı, bina garaj girişlerindeki döşemelerde kaymama amaçlı kullanılan taş.

    Beton Çim Taşı: Bahçe düzenlemelerin yeşilliği koruma amaçh,bina garaj girişlerindeki döşemelerde kaymama amaçlı kullanılan taş.

    Bezir Yağı: Yağlı Boya ve vernik yapmakta kullardan çabuk kurur bir yağ.

    Bims: Tabii Bims: Volkanik kökenli, silikat esaslı, camsı ve gözenekli, hafif, ısı ve ses yalıtım amaçlı, gözenekli, birim ağırlığı (600-800 kg/m3 ) volkan püskürtmeleriyle meydana gelen kül yağmuru ile muhtelif sahalarda teşekkül etmiş, ince-orta, arası gözenekli,birbirine bağlantısız boşluklu, sünger görünümlü,sertliği mohs cetveline göre 6 civannda,camlı doku gösteren yapı malzemesi , (Hafif agrega, Sünger taşı, topuk taşı.ponza taşı) Hafif briket.

    Bindirme: Betonarme projelerinde donatıların çapa bağlı olarak gösterilen üst üste gelme uzunluğu. Birbirini kısmen örten yapı malzemesi . Çatı örtü malzemelerinin durumu vb.

    Bini: Kapı. dolap vb. şeylerin kanatlan kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.

    Bitümlü Malzemeler: Bitümlü maddeler siyah renkli ve reçine karakterinde organik maddelerden meydana gelir. Isıtıldıkları zamankatı halden sıvı hale geçiş yavaş ve yumuşama yoluyla olur. Katı halde belirli plastikliğe sahiptirler. Üzerlerine sürüldükleri katı cismin yüzeylerine yapışırlar. Suya dayanıklı suyu geçirmeyen asit ve tuzlarla reaksiyon yapmayan, izalasyon özelliği yüksek maddelerdir.

    Bordür Taşı: Kaldırım ve refüjleri yoldan ayırmak ve yol yüzeyine gelen sulan rögarlara iletmek v.b.amaçlarla, kaldırım ve refüj kenarlarına dizilen çeşitli boy ve kesitlerde betondan imal edilen yapı elemanı.

    Boru Askısı: Her tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı.

    Briket: Kömür artığı veya kum-çakıl ile çimentodan yapılan harcın kalıplarda sıkıştırılması ile elde edilen boşluklu blok.

    Büz: Boru, künk. Betondan drenaj ve pissu borusu.

    Badana: Esas olarak, kireç ile suyun karıştırılması ile elde edilir. İç cephe dekorasyonu için kullanılır. Yıkamaya karşı dayanıklı değildir.

    Bakalit: Kapı ve pencere kollarında, kimi aydınlatma donanımlarında kullanılan bir yapay reçine

    Bina Yalıtımı: Malzeme üretiminden uygulamasına kadar titizlik, hassaslık, çok yönlü detay çalışmasını gerektiren ve birçok bilim dalını ilgilendiren bir sistem bütünüdür.

    Badana: Esas olarak, kireç ile suyun karıştırılması ile elde edilir. İç cephe dekorasyonu için kullanılır. Yıkamaya karşı dayanıklı değildir.

    Bakalit: Kapı ve pencere kollarında, kimi aydınlatma donanımlarında kullanılan bir yapay reçine

    Bina Yalıtımı: Malzeme üretiminden uygulamasına kadar titizlik, hassaslık, çok yönlü detay çalışmasını gerektiren ve birçok bilim dalını ilgilendiren bir sistem bütünüdür.

    Badana: Esas olarak, kireç ile suyun karıştırılması ile elde edilir. İç cephe dekorasyonu için kullanılır. Yıkamaya karşı dayanıklı değildir.

    Bakalit: Kapı ve pencere kollarında, kimi aydınlatma donanımlarında kullanılan bir yapay reçine

    Bina Yalıtımı: Malzeme üretiminden uygulamasına kadar titizlik, hassaslık, çok yönlü detay çalışmasını gerektiren ve birçok bilim dalını ilgilendiren bir sistem bütünüdür.

    Balık Sırtı: Yol inşaatlarında suların ortada toplanmayarak iki yana akması için yapılan şişkinlik.

    Banket: Yol yüzeyinin motorlu araçların gidiş gelişine ayrılan kısmı dışında kalan; yerine göre malzeme koymaya. yaya, hayvan v.s. geçişine ve araçların durmasına ayrılan kısımdır.

    Beton Otokorkuluk: Yol İnşaatlarında betondan yapılan ve trafik akımına dönük yüzü, bu yüze çarpan taşıtları yapının doğrultusunda tekrar taşıt yoluna döndürülecek şekilde biçimlendirilmiş rijit bariyerlerdir.

    Binder Tabakası: Bir temel tabakası ile satıh tabakası arasındaki ara tabakadır.

    Bitüm: Tabii termoplastik bir malzeme olan asfalt çok eskiden beri bilinen büyük molekül ağırlıklı hidrokarbon H-C bileşiğidir. Tabiatta kaya veya göl asfaltları olarak bulunduğu gibi özellikle zamanımızda ham petrolden elde edilebilmektedir.

    Bitüm Emülsiyonu: Yol İnşaatlarında bitümün su içinde uygun emülgatörler aracılığıyla dağılması ile oluşan malzeme.

    Bitümlü Bağlayıcı: Ana bileşeni bitüm olan bağlayıcıların tümünü kapsayan malzemedir.

    Bitümlü Malzeme: Bilumum asfalt ve yol katranlarının tamamını kapsayan geniş anlamlı malzemedir.

    Bölünmüş Yol: Bir yöndeki trafiğe ait taşıt yolunun bir ayırıcı ile belirli bir şekilde diğer taşıt yolundan ayrılması ile meydana gelen karayolu.

    Boykesit (Boy Profili): Yol İnşaatları için yol ekseninin düşey düzlemdeki izdüşümü veya kotlu yol ekseni.Yol güzergahmın,boylu boyunca güzergah ekseninin geçtiği arazinin iniş ve çıkışlarını belirtmek amacıyla boy kesit çizimi.

    Brötel: Demiryollarında hatları makaslarla bir nevi bağlama çeşidi.

    Buden: Demiryollarında tekerleğin profili, ray üzerinde yuvarlanırken minimum bir sürtünme sağlayacak, ve dururken meydana gelecek yatay , yol eksenine dikey etkilere karşı koyarak, raydan çıkmamasını sağlayacak çıkıntılı kısım.

    Buraj: Demiryollarında hattaki düşüklük ve yükseklikleri önlemek amacıyla travers (bkz. Betonarme Travers) altından balast çekilmesi gibi işler.

    Balçık Zemin: Su muhtevası yüksek olan ve bu suyu kolay bırakmayan genellikle akıcı, yapışkan nitelikteki zeminler.

    Batak ve Balçık Kazısı: Su muhtevası yüksek olan ve bu suyu kolay bırakmayan, genellikle akıcı ve yapışkan nitelikteki zeminlerin kazısıdır.

    Batak ve Balçık Zeminler: Bünyesindeki su miktarı fazla olan ve bu suyu kolay bırakmayan, genellikle yapışkan nitelikte zeminlerdir.

    Bazalt: Volkanik bir kaya. Mağmanın yer kabuğu üzerinde soğutularak katılaşmasıyla oluşur. Genellikle renkleri koyu gri veya siyah olup, dokuları yarı kristalin ince dokusudur. Çekiçle kırıldıkları zaman düz prüzlü yüzeyler oluşur.

    Bentonit: Su emdiğinde başlangıçtaki hacminin 25 katına kadar artabilen ince kil. Monlmarillonitik killerin genel adı. Sıkça çamura plastıklıginı artırmak için katılır.

    Bitkisel Toprak: Humus bakımından zengin,mikroorganizma faaliyetleri yönünden aktif,bitkilerin yetişmesine uygun yüzeyden itibaren 5-40 cm derinliğinde yüzeysel toprak tabakası.

    Boşluk Oranı: Bir zeminin V hacmindeki toplam boşluk hacminin (Vha+Vsu) katı tanecikler hacmine oranıdır.

    Brükner: Yarmadan dolguya veya ariyetten dolguya ve yarmadan depoya yapılacak en ekonomik taşımaların ve bunların mesafelerinin grafik gösterimidir.

    Burgu Metodu: Sondaj işlerinde çapı 5-30 cm değişen burdu vasıtasıyla çok fazla derine inilemeyen metot, el burgusu (Auger) yöntemi.

  • Cüruflu Çimento: Cüruflu çimentolar, portland çimento klinkeri ile karşılıklı olarak granule yüksek fırın cürufunun bir miktar alçıtaşı ile birlikte öğütülerek elde edilen hidrolik bağlayıcılardır.

    Conta: Geçirmezliği sağlamak için sıkıştınlmış iki  yüzey arasına yerleştirilen, genellikle plastik kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça.

    Cumba: Eski Türk evlerinde çoğu kafesli çıkma.

    Cam Çıtası: Cam yuvasına tutturulan ahşap, madeni veya plastik parça.

    CENELEC: Avrupa Elektroteknik Standardizasyon komitesi.

    Cerax: Çimento esaslı polimer katkılı derz dolgu malzemesi üreten firmanın koyduğu özel isim.

    Cereyan: Elektrik akımı.

    Cila: Ahşap, taş vb.  gereçleri dış etkilerden korumak ve yüzeyine, mat ya da parlak daha iyi bir görünüş vermek için sürülen kimyasal bileşik.

    Cins Değişikliği: Yapı tamamlandıktan sonra,ana gayrimenkulun mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesi sebebiyle tapu kütüğünde arsa olan şeklinin bina olarak çevrilmesi. Tashihi, vasıf değişikliği.

    Cıvata: Birbirine bağlanmak istenen ağaç ve demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida. (Fosfat.elektro galvaniz (sıcak daldırma) ile kaplanan yüksek dayanımlı.sıcağa dayanıklı, paslanmaz çelikten yapılma genellikle Ankraj, gergi, enerji nakil hatlarında, otomativ ve makine sanayinde kullanılan somunlar, saplamalar.

    Climatherm: Polipropilen hammaddesine kanştınlan cam elyaf liflerinden üretilen dayanıklı, boru içi korozyon yapmayan, hijyenik, ısı geçirgenliği düşük,içme suyu tesisat borusunun özel adı.

    CPM: İş Programlama çeşidi.Kiritik yörünge yöntemi.

    Cros Metodu: Alan bulma metodu. Arazinin bütün kırık noktalanl kesirle ifade edildikten sonra, çizilen kesitte saati ibresinin aksi yönü seçilmek sureti ile gidildiğinde her bir noktanın (y) sini yani kotunu bir evvelki noktasını] (x)’inden (yani eksenden mesafesinden),bir son: noktanın (x) ‘ini çıkanp çarparsak neticelerin toplamı! kapalı alanın 2 katına eşittir.

    Cümle Kapısı: Ana Kapı.

    Cüruf Dolgu: Bodrumlu binalarda bodrum döşemesi altında, bodrumsuz binalarda zemin kat döşemesi altında veya ıslak mekanların altına ısı yalıtımı olarak düşük birimi ağırlıktaki malzeme ile doldurulması işi.

    Cam Çıtası: Cam yuvasına tutturulan ahşap, madeni veya plastik parça.

    Cam Çivisi: Camı ahşap çerçeveye tutturmak amacıyla kullanılan, silindirik başı olan ince çivi çeşidi. (Çaplan yaklaşık l mnı ve boylan l,S – 2,5 cm arasında değişen ince başsız tel çivi.)

    Cam Macunu: Camcı macunu.Camı yuvasına tutturmak ve yalıtkanlık sağlamak amacıyla kullanılan bezir yağı ve üstübeç karışımı macun.

    Cam Mozaik: Kum ve soda ile renk vermek için oksitlerin karışımının 1200-1500 derecede eritilerek yapılan birim ağırlı 2,5 kg/m3 olacak, asitlere ve her türlü hava şartlarına dayanan, renkli cam parçaları yerine cam parçalarından yapılan hazır yapılmış döşcme.duvar kaplama çeşidi. ( Dış cephede, dekoratif, yüzme havuzlarında, konutlarda, hastane, havaalanı gibi hijyen gerektiren banyo, mutfak koridorlarda ıslak zemin malzemesi olarak kullanılır.)

    Cam Parke: Işık geçiren döşeme yapmakta kullanılan standardına uygun şekilli karo

    Cam Tuğla: Presleme yolu ile birleştirilmiş boşluklu 2 cam elemanında oluşan, aradaki boşluk hava sızdırmayacak şekilde kapatılan, yüksek hava geri çarpması bulunan, yerlerde ve ses yalıtımı yapılan yerlerde uygulanan, yarı saydam duvar yapmakta kullanılan içi boş cam blok.

    Cam Tülü: İnce cam ipliklerinden meydana gelen tül inceliğinde yalıtım malzemesi. Cam elyafi, bitümlü cam tülü.

    Cephe Tuğlası: Dona dayanıklı olacak şekilde üretilmiş tuğla.Anma boyutları (19 x 9 x 5 cm).

    Cam Cila: Ahşap parkeyi cilalamakta kullanılan bir çeşit sentetik reçine.

    Cam Yünü: Kullanım yeri ve amacına göre farklı boyut ve yoğunlukta değişik kaplama malzelerİ ile şilte, levha, boru ve dökme şeklinde üretilebilmektedir. Isı yalıtımı, ses yalıtımı ve akustik düzenleme sağlamaktadır. Sıcağa ve rutubete maruz kalması halinde dahi, boyutlarında bir değişme olmaz. Zamanla bozulmaz, çürümez, küf tutmaz, korozyon ve paslanma yapmaz, böcekler ve mikroorganizmalar tarafından tahrip edilmez.

    Cam Cila: Ahşap parkeyi cilalamakta kullanılan bir çeşit sentetik reçine.

    Cam Yünü: Kullanım yeri ve amacına göre farklı boyut ve yoğunlukta değişik kaplama malzelerİ ile şilte, levha, boru ve dökme şeklinde üretilebilmektedir. Isı yalıtımı, ses yalıtımı ve akustik düzenleme sağlamaktadır. Sıcağa ve rutubete maruz kalması halinde dahi, boyutlarında bir değişme olmaz. Zamanla bozulmaz, çürümez, küf tutmaz, korozyon ve paslanma yapmaz, böcekler ve mikroorganizmalar tarafından tahrip edilmez.

    Cam Cila: Ahşap parkeyi cilalamakta kullanılan bir çeşit sentetik reçine.

    Cam Yünü: Kullanım yeri ve amacına göre farklı boyut ve yoğunlukta değişik kaplama malzelerİ ile şilte, levha, boru ve dökme şeklinde üretilebilmektedir. Isı yalıtımı, ses yalıtımı ve akustik düzenleme sağlamaktadır. Sıcağa ve rutubete maruz kalması halinde dahi, boyutlarında bir değişme olmaz. Zamanla bozulmaz, çürümez, küf tutmaz, korozyon ve paslanma yapmaz, böcekler ve mikroorganizmalar tarafından tahrip edilmez.

    Cep: Karayolunda taşıt yanaşma yeri.

  • Çakıl: Kırılmamış tanelerden oluşan iri agregadır.

    Çamur Harcı: İçine m3 ne 10 kg saman konulan nebati toprak olmayan toprakla yapılan harç çeşidi.

    Çatlamış Kesit Alanı: Çatlamış kesit alanı, çekme bölgesindeki beton ihmal edilmiş ve tüm boyuna donatı alanı beton dönüştürülmüş kesitin alanıdır.

    Çekme Dayanımı: Betonun çekme dayanımı ve eğilme dayanımı basınç dayanımının, sırasıyla, yaklaşık %10’u ve %15’i kadardır. Basınç dayanımıyla bunlar arasındaki bu önemli fark betonun heterojen ve oldukça karmaşık bir yapıya sahip olmasından kaynaklanır.

    Çiçeklenme: Beton boşlukları içinde bulunan suyun, kapiler boşluklar arasından hareket ederek beton yüzeyine ulaşması ve orada buharlaşarak içinde bulunan tuzların kristal halinde yüzeyde toplanmasıdır.Beyaz renkteki leke ve akıntılardır. Yüzeye çıkmasıyla bunların daha önce betonda işgal ettikleri yerlerin boşluk olarak kalmasına neden olması dolayısıyla, dayanıklılık açısından da önem arzeder. Boşluk suyu içinde bulunan kalsiyum hidroksit yüzeyde hava içinde bulunan karbon dioksit ile birleşerek kalsiyum karbonat oluşturur. Bunun sonucu olarak yüzeyde beyaz -gri renkli tuzların oluşturduğu çiçeklenme denilen olay meydana gelir.

    Çim Taşı: Yeşil alanı bozmamak gayesi ile yapılan, soğuk havalarda kaymayı önlemek için,bcyaz veya normal çimentodan imal edilmiş, Arası toprak doldurularak, çimlendirilmek üzere bahçelere döşenen önceden yapılmış özel şekilli karo.

    Çimento: Su ile karıştırıldığında, hidratasyon reaksiyonları ve işlemleriyle priz alarak sertleşebilen plastik bir yapıda olan ve sertleştikten sonra dayanım kazanan öğütülmüş inorganik malzeme. Kalker ve kil yüksek sıcaklıklarda fırında birleştirilerek klinker oluşturulur. Bu klinker ve bir miktar alçıtaşı birarada öğütülerek portland çimentosu meydana getirilir.

    Çimento Değirmeni: Çimento Fabrikalarında çimento yapmak amacıyla yapılan öğütme düzeneği

    Çimento Hamuru: “Çimento + su” karışımının oluşturduğu malzeme çimento hamuru adıyla anılmaktadır. Plastik kıvamdadır. (su oranı düşük)

    Çimento Harcı: Harç kumu ve bağlayıcısı çimento olan harçtır.

    Çimento Kireç Karışımlı Harç: Takviyeli harç, harç kumu ve bağlayıcısı kireç hamuru veya tozu ile çimento karışımı olan harç.

    Çimento Şerbetiçökme deneyi: Çimento ve su. Akıcı kıvamda su oranı yüksek.

    Çimento Sıva: İyice ıslatılmış yüzeyler üzerine su veya rutubete açık yerlerde uygulanan yüksek dozajlı kum gronülometrisinin harca maksimum direnci verecek şekilde seçilen üzeri kaplama yapılacak yerlerde yalnız kaba sıva yapılan yüzeyi mala ile çizilerek pürüzleştirilen sıva.

    Çimentoda Hacim Genleşmesi: Çimentolarda hacim genleşmesi içsel gerilmelere ve betonun çatlmasına neden olabilir. Çimentolarda magnezyum oksit (MgO) ve CaO ‘in belirli bir değerin üstünde bulunması zararlıdır. Çünkü bu madde su ile yaptığı reaksiyon sonunda önemli derecede hacim artmasına neden olarak yapılarda çatlamalara yol açabilir. Bu bakımdan hacim genleşmesi deneyi sertleşmiş bir çimento hamurunun katılaştıktan sonra hacminin bu gibi zararlı maddelerden dolayı sabit kalıp kalmayacağını belirlemek için yapılır. Hacim genleşmesi tayininde Le Chatelier (lö şatöliye) kalıbı kullanılır.

    Çimentoda İncelik: İncelik ne kadar fazla ise çimentonun dayanım gelişimi ilk yaşlarda o kadar hızlı olur. Çimento hamurundaki çimento tanelerinin etrafını saran su filminin ortalama kalınlığı su-çimento oranına ve çimento inceliğine bağlıdır. Çimentonun inceliği özgül yüzeyi ile tanımlanır. Özgül yüzey, 1g çimentonun içindeki tanelerin cm2 olarak yüzeylerinin toplamıdır. Özgül yüzeyin belirlenmesinde “Blaine” aletinden yararlanılır. Blaine aleti kullanarak ölçülür. Bu deney yöntemi TS EN 196-6 no.lu Türk standardında anlatılmaktadır.

    Çini Plak: Kil kaolin, feldispat, çakmaktaşı, ve bazen talk karışımındaki hamurun kalıplara dökülerek, yahut sıkıştırılıp şekle sokulması ve pişirildikten sonra üzerine renkli şekiller yapılarak sır sürülmesi ve tekrar fırınlanması suretiyle elde edilen cam benzeri fakat saydam olmayan seramik.

    Çökme Deneyi: Kullanılacak ekipman: Kalıp, Sıkıştırma çubuğu, doldurma kepçesi, cetvel, taban plakası, kürek, nemli bez.

    Çökme Konisi: Çökme deneyinde kullanılan 30cm yüksekliğinde konik kalıp.

    Çarpak: Genellikle 1,8-2,7 m boyutlu 7,5-12,5 cm çaplı söğüt veya çam kazıkların 2/3 toprağa girecek şekilde çakılarak 2 sıra 0,5 mm çaplı galvanizli telle kazıkların birbirine bağlanması ile yapılan ağaç veya fidan tutturma şekli.

    Çatı: Yapıları dış atmosferden gelen yağmur, rüzgar, kar ve dolu gibi etkenlerden koruyan elemanlara “ÇATI” denilmektedir. Genellikle ahşap, çelik ve betonarmeden yapılan çatılar konut, işyeri, atelye, fabrika, hastane, okul ve buna benzer pek çok yapıda kullanılmaktadır.

    Çatı Aktarma: Çatının kırık kiremitlerini sağlamları ile değiştirme işlemine verilen ad.

    Çatı Askısı: Aşıkların yükünü alarak bırakma kirişlerine veya yanlamalara nakleden yapı elemanı.

    Çatı Direği: Yıldırımdan korunma işlerinde: Radyoaktif yakalama ucu için 6,5 m boyunda,80 mm lik galvanizli borudan direk. Unite iniş Helkeni çatıya zarar vermeyecek şekilde tespit edilen boru.

    Çatı Eteği: Çatının, binamn dış duvarlarını aşan, yağışlara  karşı duvarın en üst bölümünü koruyan dışa uzanmış kısım.

    Çatı Göğüslemesi: Dikmelerden  aşıklara 45 derece eğik olarak  çakılan meyilli, yandan  gelen basınçları  önleyen ve aşıkların hesap açıklığını azaltan destekler.

    Çatı Kirişi: Bir ucu tavanın üstüne bindirilen ve üzerine kiremit altı tahtalarının kaplandığı ana kiriş.

    Çatı Kuşağı: Dikme, aşık, yanlara ve merteklerin bir veya iki yüzeyine çakılan ve çatı makası uzunluğunca açılmasını Önleyen çubuklar.

    Çatı Makası: Çatı meyilli yüzeyinden aldığı yükleri ve basınçları taşıyan ve bunları mesnetlere nakleden sistem.

    Çatı Yanlaması: Askılı yapılan ahşap çatı makaslarında dikmelere gelen yükleri bağlama kirişlerine nakleden vapı elemanı.

    Çatı Yastık Kirişi: Uçları duvarlar üzerine oturtulan makas veya merteklerin bağlanabilmesi amacıyla yapılan kiriş. Resimde 6 numarada gösterilen eleman Yastık Kirişi’dir.

    Çinko Oluk Dere: Genellikle 30 cm derinlikle 25 cm dikdörtgen kesitinde 14 No.Iu çinkodan ahşap meyilli döşeme üzerine yalıtın; malzemesi serildikten sonra.derzler buraya oturtulup ek yerleri birbirine 5 cm bindirilerek 1,5 m/m kalınlığında su sızdırmayacak şekilde lehimlenip levhaların altına ve iki tarafına uzunlamasına 3 X 3 cm lik çıtalar konaraki levha kenarları bu çıtaların Üzerine kıvrılarak yapı lan 1 dere. Yağmur ve kar suyu yolu.

    Çiroz: Betonarmede döşemelerde, perde betonlarında kolonlarda kullanılan uçları ters yönde kıvrılmış ek donatı.

    Çörten: Kesme taş istinat duvarlarında (istinat duvarı) uygulanan barbakanlara verilen ad.

    Çakıl Taşı: Deniz kıyılarında veya derelerde suyun aşındırması ile sivrilikleri kaybolmuş toparlak veya badem biçiminde ufak bir taş türü.

    Çakma kapı: Kuşak ve çapraz adı verilen parçalar üzerine yan yana gelecek şekilde çivilenen tahtalarla vapılan kapı çeşidi.

    Çakma Kazık: Ahşap,çelik,betonarme veya Öngermeli betondan yapılmış, tek bir bütün veya parçalar halinde hazırlanmış ve zemine çakılarak, kazık temcilerin yapımında kullanılan kazıklardır. Ayrıca bakınız: Çakma kazıklar

    Çap: Bir arazi parçasının veya bir binanın zemin üzerinde konumunu, sınırlarını ve boyutlarını göstermek için hak sahibine verilen küçük ölçekli haritalı belgedir.

    Çap Durumu: Yapılacak binanın o beldenin onaylı imar planında öngörülen esasların yazı ve kroki ile belirleyen ilgili belediyece onaylanan belge.

    Çaplamak: Bir şeyin enini,boyunu ölçmek, gruplamak. (Çaplanmış moloz taşı gibi.)

    Çaplanmış Moloz Taşı: Kenarları bir ucu sivri çekiç, madırga ve çarpacak kullanılarak doğru kenarlı olarak düzeltilmiş, dikdörtgen veya çok kenar yüzlü, düzgün biçim verilmiş gruplanmıs taşlardır.

    Çarpak: Genellikle 1,8-2,7 m boyutlu 7,5-12,5 cm çaplı söğüt veya çam kazıkların 2/3 toprağa girecek şekilde çakılarak 2 sıra 0,5 mm çaplı galvanizli telle kazıkların birbirine bağlanması ile yapılan ağaç veya fidan tutturma şekli.

    Çatı Aktarma: Çatının kırık kiremitlerini sağlamları ile değiştirme işlemine verilen ad.

    Çatı Askısı: Aşıkların yükünü alarak bırakma kirişlerine veya yanlamalara nakleden yapı elemanı.

    Çatı Direği: Yıldırımdan korunma işlerinde: Radyoaktif yakalama ucu için 6,5 m boyunda,80 mm lik galvanizli borudan direk. Unite iniş Helkeni çatıya zarar vermeyecek şekilde tespit edilen boru.

    Çatı Eteği: Çatının, binamn dış duvarlarını aşan, yağışlara  karşı duvarın en üst bölümünü koruyan dışa uzanmış kısım.

    Çatı Göğüslemesi: Dikmelerden  aşıklara 45 derece eğik olarak  çakılan meyilli, yandan  gelen basınçları  önleyen ve aşıkların hesap açıklığını azaltan destekler.

    Çatı Kirişi: Bir ucu tavanın üstüne bindirilen ve üzerine kiremit altı tahtalarının kaplandığı ana kiriş.

    Çatı Kuşağı: Dikme, aşık, yanlara ve merteklerin bir veya iki yüzeyine çakılan ve çatı makası uzunluğunca açılmasını Önleyen çubuklar.

    Çatı Makası: Çatı meyilli yüzeyinden aldığı yükleri ve basınçları taşıyan ve bunları mesnetlere nakleden sistem.

    Çatı Yanlaması: Askılı yapılan ahşap çatı makaslarında dikmelere gelen yükleri bağlama kirişlerine nakleden vapı elemanı.

    Çatkı: Uç Uca birbirine kavuşturulan malzemelerin tümü.

    Çatlak: Binalarda, temel oturmasından, deprem titreşimleri’nden, çevreden gelen yapay titreşimden, aşırı sehim (eğilme)’lerden, döşeme, kolon ve kirişlerde meydana gelen basınç ve burulma neticesi yapı elemanlarında oluşan girintiler.

    ÇED Raporu: Çevreye yapılabilecek tüm etkiler göz önünde bulundurularak çevre kirlenmesine sebep olabilecek alık ve artıkların ne şekilde zararsız hale getirilebilecek önlemleri belirtir, Yönetmeliğine göre düzenlenen rapor.

    Çek Valf: Depodaki suyun kaçmasını önlemek için kullanılan araç. çek vana, geri tepme klapesi.

    Çekek Yeri: Balıkçı tekneleri.küçük tonajlı tekneler veya yatların bakım ve onarımlarının yapılması İçin karaya alınmalarına imkan sağlayacak donanıma ve bakım ve onarım çalışmalarına yetecek kadar kumsal veya sıkıştırılmış toprak zemin veya katı sıcak asfalt veya betonlaşmış meyilli alana sahip olan kıyı düzenlemeleridir.

    Çekme Çubukları: Uzunluğu boyunca her iki kesitinde sadece çekme kuvveti bulunan çubuklar. Boylama ekseni doğrultusunda çekme kuvveti taşıyan elemanlar.

    Çekme Gerilimi: Çekmeye tabi tutulan parçanın çekme doğrultusuna dik olarak alınan kesitinin birim alanına düşen kuvvettir. (kg/mm )

    Çekme Kat: Apartmanlarda veya evlerde dört yanı teras olarak bırakılan en üst kat.

    Çelik: Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, bileşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı. Adi Çelik : İçinde mağnezyum, silisvum, fosfor ve kükürtten ibaret yabancı madde miktarı 0,01 den az bulunan demır-karbon alaşımı çelik. Yumuşak çelik: orta sertlikte çelik. Mııhtelif kesitli çubuk çelikler.betonarme çelikler,profiller,saç levhalar. Özel Çelik . Yumuşak çeliklere muhtelif oranda nikel. magnezyum, silisyum, tungsten, Krom vb. ilave ile elde edilen çelikler.

    Çelik Baca: Doğalgaz ve sıvı yakıtlı baca. Baca Çaplan hesaba göre sürtünme hızı en az olacak şekilde yapılan baca şekli.

    Çelik Birleşik Kiriş: Yapı sistemi bir çelik çerçeve veya kiriş tarafından taşman betonarme, Çelik ,çelik tel döşemeden oluşan sistem.

    Çelik Halat: Çelikten yapılan, asma köprü ayaklarını birbirini bağlayan halat.

    Çelik Hasır: Önceden kaynaklanarak hazırlanmış Betonarme çelik çubuğu.

    Çelik Kafes Kiriş: Ust başlıklar çatı eğimine paralel, alt başlıklar ise mesnet noktalarını birleştirecek şekilde yatay olarak teşkil edilen çelik kiriş sistemi.

    Çelik Lama: Uzunluk eksenine dik kesitleri dikdörtgen olan, sıcak haddelenmiş çelik malzemedir.

    Çelik Pamuğu: Vernikleşmiş yüzeyleri düzeltmeye veya matlaştırmaya yarayan uzun ve keskin kenarlı çelik tel tomarı.

    Çelik Petek Kiriş: Çeşitli I profillerinin gövdelerinin kesilip, kesimden sonra oluşan iki parçayı birbirine göre birbirine kaydırdıktan sonra kaynaklanmaları ile elde edilen, gövdeleri boşluktu kiriş sistemi.

    Çelik R Kiriş: Düşey yükler altında üst başlık aşık (profillerden) düzlemi içinde burkulmaya maruz kalır. Alt başlık (sac ve yuvarlak demirden) ise yalnız emme durumunda doğacak basınç altında hem aşık düzlemi içinde hem de ona dik doğrultuda burkulmaya maruzdur. Basınca çalışan diyagoneller (köşegenler) iki yönde burkulma etkisinde olan çelik kiriş sistemi.

    Çelik Şerit: Uzun aralıkların ölçülmesinde kullanılan çelikten yapılmış, 10,20,30, veya 50 cm.lik uzunlukları olan, kalınlıkları 0,2-0,5 mm genişlikleri 12-20 mm olan küçük bir kutuya girebilen metalden yapılmış.uzaklık ölçme aleti.çelik metre.

    Çelik Tel: Beton takviyelerinde kullanılan,muhtelif çapta,üzeri çentikli, boyunca kıvnmlı.dalgalı çelik tel (TS 10513)

    Çeşitli Demir İşleri: Şantiyede veya dışarıda soğuk demir atölyelerinde sac ve profiller veya kutu profillerden imal edilmiş, korkuluk, bayrak direği.çalı arası çıkış kapaklan.su depolan, bükme sac kapı kasaları, ızgara vb. imalatların tümüne verilen genel ad.

    Çeşme: Herkesin yararlanması için düzen altına alınan bir suyun akıtıldığı yapı.

    Çıkış Hattı: Üzerinde en çok yürünen doğrultudur. Merdiven çıkış hattı, düz merdivenlerle, genişliği 10cm’den az olan balanslı merdivenlerde, merdiven genişliğinin tam ortasından geçirilir.

    Çıkma: Binalarda taban alanı dışında kendi bahçe hudutları dışına taşmamak şartı ile binanın her cephesinde açık veya kapalı bir yapının üst katlarından dışan doğru uzanmış bölümü, çıkıntı, balkon.

    Çıkma Altı Mesafesi: Çıkma altı ile yol cephelerinde bordür, yan ve arka bahçelerde ise tabii veya düzeltilmiş zemin arasındaki yükseklik.

    Çinko Denizlik: Mevcut sıva veya şap içerisine bırakılmış, en az 4 adet 3×3 cm lik kenarları şevli takozlar üzerine, bir kat bitümlü karton serilerek üzerine 12 No.lu çinkodan yağmur sularının duvara geçmesini önleyecek şekilde yapılan basit denizlik türü.

    Çinko Eğik Dere: Genellikle 14 No.Iu çinkodan yapılan.uzıınluğu 66 cm genişliğinde, ahşap döşeme üzerine oturtulan ek yerleri 5 cm bindirilerek 1,5 mm kalınlığında su sızdırmayacak şekilde lehimlenen, çinko levhaların altına yalıtım malzemesi konulduktan sonra 3×3 cm çıtalar ile çakılan eğik çatı deresi. Yağmur ve kar suyu yolu.

    Çinko Etek: Çinko sıva eteği. Çatı döşemesinin duvarla birleştiği yerlere 3 x 3 cm lik çıtalarla çinko etcğin.sıvası yapılmamış olan duvara gelen kısmı 25 cm yukarı kaldırılarak altına yalıtım malzemesi kıvrıldıktan sonra duvann derzlerine sokulan,bunun üzerine sıva yapılıp 10 cm çatı üzerine 10 cm bindirmeli yapılan çinko yüzey çatı levhası.

    Çinko Hazne: Çinko yağmur suyu haznesi.Projesine göre 12 No.Iu çinkodan,30x30x40 cm boyutunda 5×30 cm kesitinde galvanizli demirle yerlerine tespit edilen düşey boru ile birleşen yerleri lehimlenen kutu hacim.

    Çinko Kapak: Çinko Soba deliği kapağı. 12 No.Iu çinkodan.çember kısmının soba deliği içerisine en az 10 cm serbestçe giren, kapak kısmının dış ortasında tutamaklı kapak ile çemberin birbirine lehimlendiği temiz’ me amaçlı çinko kapak.

    Çinko Levha: Genellikle 1,00 x 2,00 metre boyutunda haddeden geçmiş yoğunluğu, 7,17-7,20 olan inşaat çatı oluk,boru, çatı eteklerinde kullanılan levha.

    Çit Direği: Koruma ve çevre emniyeti amaçlı,hazır Betonarme Tel Çit direği.

    Çökme: Bakınız: tasman, Betonda Oturma.

    Çöktürme Havuzu: Pis su temizleme döşemelerine, yabancı maddelerin çöktürüldüğü havuz.Çökeltim havuzu.

    Çaplanmış Moloz Taş: Kenarları çekiçle düzeltilmiş dikdörtgen veya çok kenar yüzlü düzgün biçim veriliş taşlardır.

    Çatal Çivi: Elektrik ve telefon kablolarını,süpürgeliğe,kapı pencere pervaz vb. ahşap yüzeylere tutturmakta kullanılan iki ucu sivri U biçiminde özel çivi.

    Çekül: Arazi üzerine çakılmış jalonlann yatayla dikliğinin kontrol edilmesinde, meyilli arazilerde ölçme lataları ile ve çelik şeritlerle yapılan uzunluk ölçmelerinde. Topografya aletlerin belirli noktalar üzerine tespit edilmesinde kullanılan, konik ve silindirik şekilde pirinç veya demirden yapılmış, yerçekimi doğrultusunu belirtmek için iple sarkıtılarak kullanılan bilen ölçme düzeneği. Şakül.

    Çevre Yolu: Transit trafiğinin kent merkezine girmeksizin geçişini sağlamak amacıyla yerleşim yerinin dışından gecen ve şehir yollarına bağlanan kenti kuşaklayan karayolu.

    Çalışma alanı: Kazı işlerinde çalışma alanı genişliği. (Çalışma payı) Bu genişlik Bayındırlık şartlarında 50 cm olarak alınır. (Şevli kazılarda şevin dibi ile yapı temeli dış kenarı arasındaki uzaklık, iksalı kazılarda iksanın açıkta kalan yüzü ile yapı temeli dış kenarı arasındaki uzaklık)

    Çok Sert Kaya: Fazla miktarda patlayıcı madde kullanılarak atılan, kırıcı tabanca ile parçalanıp, sökülen ayrışmamış granit ve benzeri, bazalt, profır, kuvars, 0,400 m3 den büyük aynı cins blok taşlar v.b. zeminler.

    Çok Sert Kaya Kazısı: Fazla miktarda patlayıcı madde kullanılarak atılabilen, kırıcı tabanca ile parçalanıp sökülebilen, ayrışmamış granit ve benzeri kayalar bazalt, kuvarsit masif kalker, mermer ve benzerleri ile 0,400 m3 den büyük aynı cins kaya parçalarının kazısı “ÇOK SERT KAYA KAZISI” dır.

    Çok sert kaya zeminler: Fazla miktarda patlayıc madde kullanarak atılan, kırıcı tabancayla parçalanıp sökülen ayrışmamış granit vb. bazalt, porfir, kuvarst, 0,400m³ ten iri aynı cins blok taşlar vb. zeminlerdir.

    Çorak: Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak.

  • Dal Döşemeler (İki doğrultuda çalışan döşemeler): Uzun kenarı kısa kenarının iki katından az olan, 4 kenarından oturan döşemelerdir.

    Dalıcı Vibrasyon: Şiş tipi olarak da adlandırılan betona daldırılarak şıkıştırma aleti.

    Demirli Beton: Betonarme donatılı beton. Basınç Dayanımı C 16/20(BS 16) olan beton. Basınç Dayanımı C 20 / 25 ( BS 20) olan beton. Basınç Dayanımı C 25 / 30 ( BS 25-B300) olan beton.

    Demirsiz Beton: İçnde Beton Demir Çubuğu bulunmayan beton. (Grobeton) Donatısız beton Basınç Dayanımı C 678 (150 dozlu) olan beton. Basınç Dayanımı C 8/10 (200 dozlu) olan beton. Basınç Dayanımı C 12/15(250 dozlu) olan beton. Basınç Dayanımı C 16/20 (BS 16 ) olan beton.

    Dengeli Donatı Oranı: Eğilme altındaki betonarme bir kirişin taşıma gücüne, çekme donatısı’nın akması ve en dış basınç lifindeki betonun aynı anda ezilmesi ile ulaşılmasını sağlayan donatı oranıdır.

    Dikalsiyum Silikat: Bakınız belit

    Diyagonal: Bir kafes kirişte (bkz. Çelik Kafes Kiriş) iki düğüm noktasını birbirine bağlayan eğik çubuk, köşegen.

    Doğal Agrega: Mekanik işlem dışında herhangi bir işleme tabi tutulmamış olan mineral kaynaklardan elde edilen agrega.“Doğal agregalar”, doğadaki agrega yataklarından veya taş ocaklarından alınarak kırılma, elenme ve yıkanma işlemlerinin dışında, doğadaki yapısında değişiklik yaratacak hiç bir işlem uygulanmadan kullanılan agregalardır.

    Dökme Çimento: Belli bir paketleme yapılmadan silobasla transfer edilen çimento.

    Dolgu Agregası: Çoğunluğu, 0,063 mm göz aralıklı elekten geçen ve yapı malzemelerine belirli özellikler kazandırmak amacıyla ilave edilen malzeme.

    Donatı: Betonla birlikte çalışmak üzere yapı elemanları sıyrılmayacak şekilde, betonun içine yerleştirilmiş çelik çubuklardır.

    Döşemeler: Bir doğrultuda çalışan döşemeler; Hurdi Döşemeler İki doğrultuda çalışan döşemeler; Dal Döşemeler Dişli döşemeler; Nervürlü Döşemeler Kirişsiz Döşemeler

    Dozaj: İnşaat bünyesine giren 1 m3 harcın veya yerine konup vibre edilmiş 1 m3 betonun ihtiva ettiği kg. cinsinden çimento miktarıdır.

    Durabilite: Baknız: Betonda dayanıklık

    Düşük Hidratasyon Isılı Çimento: Priz ve sertleşme sırasında normal portland çimentosuna oranla daha yavaş olarak ve daha az miktarda ısı açığa çıkaran bir çimento. Bu çimentonun bileşiminde dikalsiyum silikat (C2S) ve tetrakalsiyum alümino – ferrit (C4AF) oranı yüksek, buna karşılık trikalsiyum silikat (C3S) ve trikalsiyum alüminat (C3A) oranı düşüktür. Başlangıç mukavemeti düşük olmasına rağmen nihai mukavemeti diğer portland çimentoları ile aynıdır. Bu çimento düşük hidratasyon ısısı nedeniyle kütle betonları için uygun bir çimento türüdür.

    Diafon: Daire ile dış kapı veya dış kapı ile bina görevlisi daire ile bina görevlisi arası görüşmeyi sağlayan, bas-konuş, bırak ,dinle esasına göre yapılan düzenek.

    Doğru akım: İletken bir devre Üzerinde hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı.

    Dedantör: Sıhhi tesisat işlerinde basınç düşürme aygıtı.

    Deve Boynu: Pis su ve temiz su giderinde kullanılan geniş kavisli dirsek. S veya U biçiminde boru.

    Diafon: Daire ile dış kapı veya dış kapı ile bina görevlisi daire ile bina görevlisi arası görüşmeyi sağlayan, bas-konuş, bırak ,dinle esasına göre yapılan düzenek.

    Doğru akım: İletken bir devre Üzerinde hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı.

    Dedantör: Sıhhi tesisat işlerinde basınç düşürme aygıtı.

    Deve Boynu: Pis su ve temiz su giderinde kullanılan geniş kavisli dirsek. S veya U biçiminde boru.

    Diafon: Daire ile dış kapı veya dış kapı ile bina görevlisi daire ile bina görevlisi arası görüşmeyi sağlayan, bas-konuş, bırak ,dinle esasına göre yapılan düzenek.

    Doğru akım: İletken bir devre Üzerinde hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı.

    Dedantör: Sıhhi tesisat işlerinde basınç düşürme aygıtı.

    Deve Boynu: Pis su ve temiz su giderinde kullanılan geniş kavisli dirsek. S veya U biçiminde boru.

    Damlalık: Bulaşık teknesinin yanına konulan serigrafi ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

    Damlalık Aşığı: Çatılarda çatı döşemesi her iki yanında kullanılan taşıyıcı, uzun mertek altı çatı öğesi.

    Denizlik: Pencerelerin tabanını teşkil eder. Su geçirmeyen malzemelerden yapılması gerekir.Öne doğru eğim verilmesi,suyun dışarı akmasını geride ve yanlarda yükseltilmesi suyun içeri sızmamasını sağlar. Uç kısmı duvar yüzünden çıkıntılı ve damlalıklıdır.

    Derin Temeller: Sağlam zeminin çok derinlerde olması durumunda; hem taşıma gücü fazla olan zemin tabakalarından yararlanmak hemde zemin içerisinde kullanılabilir hacimler oluşturmak amacıyla yapılır.

    Dilatasyon Derzleri: Yan yana yapılan ve birbirinden bağımsız olan yapıların arasında oluşturulan boşluğa dilatasyon derz denir.

    Dış Denizlik: Pencere doğramasının altında yapılan ve pencerenin dış yüzünden süzülen yağmur, kar ve yıkama sularını toplayan damlalığı ile sulan bina cephesinden uzaklaştıran eğik mermer, alüminyum taş, yapım pencere altı öğesi.

    Duvar: Yapılarda taş, tuğla, briket, kerpiç ve benzeri gereçlerle yapılan düşey bölme öğesi. Ahşap ve benzeri gereçlerle yapılıp kolayca sökülebilenlerine bölme denilmektedir.

    Düz radye temel: Genellikle duvar veya kolonlşar birbirine yakın ve yükleri de az ise temel, düz radye temel şeklinde yapılır.

    Daire kesmesi: Bir dairenin iki yarıçapı ile aralarındaki yayın çevrelediği alan.

    Daire Parçası: Bir dairenin kirişi ile o kirişin yayı arasında kalan parça.

    Dal Döşeme: Büyük Kenarının küçük kenarına oranı 2 den küçük olan Betonarme plak döşeme.

    Dalgakıran: Dalgaların etkisinden korunmak amacıyla yapılan siper (tahkimat) Kıyıdaki yapıları,tekneleri,dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşalmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılan uzun set.

    Dalyan: Deniz,göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde.ağ ve kazıklarla oluşturulan,büvÜk balık avlama veri.

    Dam: Yapılan dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm.

    Damar: Mermer vb. taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi.

    Dansite: Yoğunluk

    Dayak: 1) Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.

    Dayanım: Malzemenin kırılma olmadan taşıyabileceği en yüksek gerilme. Betonda basınç dayanımı anlaşılır. Mukavemet.

    Dayk: Su seddi, bent duvarı, mendirek; Kesen damar. Yer kabuğu içindeki dikine damar.

    Debi: Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım.

    Debuşe: Köprü ve menfezlerde suyun geçişine ayrılan kesittir.

    Deformasyon: Bir cismin veya sistemin biçiminin bozulması. Şekil değiştirme.

    Dehliz: Üstü kapalılar ve uzun geçit, koridor.

    Dekapaj: Bina yapılacak bir arsa, dolgu yapılacak bir arazinin üzerindeki bitkisel ya da yumuşak toprağın, açık maden işletmelerinde cevher üzerindeki toprağın sıyrılması.

    Dekovil: Ray aralığı treninkinden küçük olan insan gücüyle yürütülebilen küçük tren.

    Delme Kazık: Delme işlemi ile zemin katmanları arasına indirilen geçici ya da kalıcı koruma borusunun (Klavuz ya da kılıf) içindeki zeminin kazılıp (foraj yapılıp) gerekli donatı yerleştirildikten sonra, projesinde kalitesi belirlenmiş betonun özel teknik şartlarına uygun olarak yerine dökümü ve yerleştirmesi ile koruma borusunun geri çekilmesi veya yerinde bırakılması suretiyle yerinde imal edilen (İbre) kazık.

    Demeraj: Çalışma, harekete geçme. Bir elektirikli makinenin ilk çalışmaya başlaması.

    Demobilizasyon: Dağıtma, geri taşıma. İş bitimi nedeni ile bir şantiyenin dağıtılması, yardımcı tesislerin sökülüp geri getirilmesi.

    Denetçi Belgesi: İlgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 4708 Yapı Denetimi Kanunu gereğince yapı denetimi yapacak kişiler için düzenlenen belge.

    Denge Burulması: Kullanılabilirlik ve taşıma gücü sımr durumlarında taşıyıcı sistemdeki dengenin sağlanması için hesaba katılması zorunlu olan burulmadır.

    Deredur: Bir nevi cila malzemesi.

    Derin Kazı: Serbest ve özel kazılar olarak tarif edilenlerin haricinde kalan ve kürek,çıkrık ve benzeri el araçlarıyla ( el arabası ve taşımaya mahsus vasıtalar hariç) aşağıdan yukan atılarak veya çakılarak, el ile 4 metreye ve makine ile 25 metreye kadar atılması dahil yapılan kazı.

    Derin kuyu: Yer altı su seviyesi adi kuyulardan fazla olan kuyular.

    Derinlik Zammı: Her cins zeminde el ile yapılan her çeşit derin kazılarda iki metreden sonrasına derinlik zammı verilir. Bu zam kazı fiyatından ayrı olarak verilir. Makina ile yapılan derin kazılara derinlik zammı verilmez.

    Derivasyon: Yatak değiştirme, çevirme. Kuruda çalışma için bir akarsu yatağını geçici olarak değiştirme.

    Derz: İki yapı elemanı veya bölümü arasında kalan aralık, bitişim yeri, fuga.

    Detay Resimleri: Şantiyede yapılacak imalata veya atölyelerde yapılacak üretime ait karakteristikleri gösteren uygulama resimleri.

    Dever: Yatay kurplarda merkezkaç kuvveti nedeniyle taşıtların dışarıya savrulmalarını, önlemek ve yağmur sularının birikmesini önlemek için yol platformuna uygulanan enine eğim. Yolun dış tarafına gelen kısmı daha yüksek inşa edilerek içe doğru verilen eğim.

    Diabaz: Mermer çeşidi.

    Difüzyon Geçirgenliği: Buhar basıncı farklı olan iki ortam ayıran yapı malzemesinin su buharını geçirmesidir.

    Dikişli Boru: Kaynaklı boru

    Dilatasyon Fugası: Genleşme derzi.

    Din (Deutsche industrie Normal): Alman Endüstrisi Normunu ifade eder.

    Dış mekan: Sokaklarda, alanlarda, parklarda, bahçelerde, özetle insan yapıtlarının arasında kalan ve bunlarla sınırlanan mekan.

    Dış Püskürük Taş: Magmanın arz kabuğu üzerine çıkarak soğumasıyla oluşan püskürük(volkanik) kuvars, porfir, diyabaz, riyolit, bazalt, andezit, melafir, obsidiyen, ponza, perlit, tüf v.b. taş.

    Disk-Harrow: Kaba tezeklerin kırılarak ufalanmasına yarayan düzenek.

    Doğal Parke Taşı: Yol, meydan park vb.yerlerde kullanılan büyük,küçük ve mozaik parke taşı cinslerinde döşeme kaplaması.

    Dolgu: Yol inşaatlarında: yol gabarisinin, proje düşey hat (kırmızı hat) kolarına uygun olarak yerleştirilebilmesi için doğal zemin ile yol üst yapısı arasında kalan kısımdır.

    Drenaj: Yar altı, yüzey ve sızıntı sularıyla kar ve buzun erimesinden oluşan sulardan binayı korumak amacıyla yapılır.

    Damlalık Profili: Pencere denizliği vb. yerlere gelen kısımlarda yapılan ısı yalıtım sıvasında çatlak ve bozulmaları önlemek için genellikle 30x50x1 mm boyutunda Plastik, Alüminyum tamamlayıcı parça.

    Defon: Çarpılıp ezilmelerden korumak için yağmur iniş borularının alt bölümüne, omuz düzeyine kadar konan alt ucu kıvrık kırkdöküm boru.

    Damıtma: Yol İnşaatlarında bitümlü malzemelerin .belirtilmiş sıcaklıklarda buharlaşan miktarı ile kalıntının miktar ve niteliğini tayin etmek. (Destilasyon)

    Dayanma Yapıları: Yol İnşaatlarında yol platformunun tasarım standartlarına uygun olarak yerleştirilebilmesi için yapılan destek yapılarıdır. (Betonarme veya harçlı taş istinat ve iksa duvarları, donatılı toprak duvarlar, gabion duvarlar, zem in çivili duvarlar, bulonlu duvarlar, kazıklı perde duvarlar, kazıklı ankraj duvarlar vb. yapılar.)

    Dereyman: Demiryollarında bir yola çıkılmasının tehlike doğuracağı hallerde (tek hat manevra yasak) direği kısa olan,makinist dikkatsizliğini uyarmak amacıyla kullanılan emniyet papuç düzeneği.

    Destilasyon (Damıtma): Bitümlü malzemelerin, belirtilmiş sıcaklıklarda buharlaşan miktarı ile bakiyenin miktar ve niteliğini tayin etmektir.

    Dolgu: Yol inşaatlarında: yol gabarisinin, proje düşey hat (kırmızı hat) kolarına uygun olarak yerleştirilebilmesi için doğal zemin ile yol üst yapısı arasında kalan kısımdır.

    Dozaj: İnşaat bünyesine giren 1 m3 harcın veya yerine konup vibre edilmiş 1 m3 betonun ihtiva ettiği kg. cinsinden çimento miktarıdır.

    Duktilite: Çekilerek uzatıldığı zaman büyük gerilmeler altında kopmaksızın kalabilme kabiliyetidir.

    Duktilite Deneyi: Bitüm ve benzeri malzemelerden yapılmış en küçük kesiti 1 cm2 olan standart bir briketin; 25 0C (77°F) lik standart sıcaklıktaki bir su banyosu içinde, iki ucundan, kopma vuku bulana kadar dakikada 5 cm hızla çekilmesi ve uzama miktarının tespit edilmesidir.

    Dar Derin Kazı: Taban genişliği 1,00 m (1,00 m dahil) ve daha az olan kazı. (Serbest ve Özel kazılar olarak tanımlananların dışında kalan kürek.çıkrık vb el araçlarıyla) El arabası ve taşımaya mahsus vasıtalar hariç) aşağıdan yukarı atılarak veya çıkarılarak yapılan ve taban genişliği 1.00 m (1.00 m dâhil) daha az olan kazılardır)

    Dar hendek kazısı: Genişliği 0,60m’den az olan hendek kazısıdır.

    Darbeli Sondaj: Ağır ve keskin uçlu bir kille ardışık olarak yüksekten indirilerek zeminin kum veya sili boyutunda parçalanması sağlanarak ve çukura su katılarak çamur halinde gelmesi sağlanan sondaj yöntemi.

    Darcy Kanunu: Yer altı sularının akımı bu kanuna tabidir. (H Darcy bir kum kolonu içerisinden geçen su akımını, deneyler yaparak etüt etmiştir. Darcy 2,5 m yüksekliğinde, içerisi kum ile doldurulmuş 0.35 m çapındaki düşey silindirlerle kalınlıklarına göre (H) su yükseklikleri altında yapmışın. H.Darcy bir kum kolonundan geçen su hacminin yük ile doğru orantılı ve kum kolonunun uzunluğu ile ters orantılı olduğunu görmüştür.)

    Demir cürufu: Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku.dışık.

    Diorit: Yer kabuğu içinde veya yüzeyinde andezit, porfırit gibi kayaları meydana getiren mağmanın, daha derinlerde soğuyarak katılaşması ile oluşan, kiristalize, cilalanarak süs ve kaplama taşı olarak kullanılan taş cinsi.

    Dip Kazan: Muayyen büyüklükte çaplı gömülü taşların çıkarılmasında kullanılan Traktör takılı araç (Subsoiller).

    Doğal Hafif Agrega: Meydana gelişleri sırasında gözenekli bir yapı kazanmış bulunan tüf, bims, (ponza), sünger taşı, lav cürufu, diatomit, v.b. kırılmamış veya kırılmış agrega tipi.

    Doğal taş: Doğal olarak oluşmuş, kayaçtan kopmuş, koparılmış taş parça.

  • Efloresans (Effloresans): Bakınız Çiçeklenme

    Elastik Davranış: Bir çok malzemede (ör. çelik) gerilme-birim deformasyon ilişkisi iki ana bölüme ayrılır. Başlangıçta, gerilme ve birim deformasyon birbirleriyle doğrusal orantılıdır ve yük kaldırıldığında malzeme eski şeklini alması

    Elastik Deformasyon: Elastik davranış bölgesindeki deformasyon, yük kaldırıldığında geri kazanabilen deformasyon.

    Elastik limit: Daha fazla şekil değiştirmenin geri elde edilmediği gerilme dayanımı.

    Elastisite Modülü: Elastik davranış bölgesindeki gerimeyle ona karşı gelen elastik birim deformasyonun oranıdır.

    Elek Analizi: Agrega numunesindeki tanelerin büyüklüklerine göre dağılım oranını, yani numune içerisinde hangi boy büyüklüğünde ne miktarda agreganın yer aldığını belirlemeye yarayan deneysel bir yöntemdir.

    Eşdeğer Alkalinite: Çimento içinde bulunan alkali oksitler, sodyum oksit ve potasyum oksit toplamının, sodyum oksit cinsinden eşdegeri. Bu deger aşagıdaki bağıntı ile hesaplanır: Eşdeğer alkalinite = % Na20 + 0,658 ( % K2O)

    Etkili Boy: Etkili boy, bir elamanın iki büküm noktası (moment sıfır noktası) arasında kalan uzaklıktır.

    Etkili Su İçeriği: Taze beton bünyesinde mevcut toplam su miktarı ile agrega tarafından emilen su miktarı arasındaki fark.

    Etrenjit: 6CaO.Al2O3.3SO3.32H2O C6AS3H32, doğal olarak veya sülfat etkisiyle oluşur. Betonun hacimce genleşmesine sebep olur.

    Etriye: Yapı elemanın kesme gerilmelerini almak üzere konulmuş donatı.

    Etüv Kurusu: Agrega tanesi içindeki tüm boşlukların kuru olması

    Elastisite: Yüklerin kaldırılması ile ilk şekillerine geri dönme özeliğidir. Yüklemenin büyüklüğüne bağlı bir özelliktir.

    Eksikler Tutanağı: Bu liste inşaatın sonuna doğru hazırlanır. Bunda yüklenicinin eksik, şartnamelere miktar ve kalite açısından uymayan ve işin sonundan önce telafi edilmesi gereken işler belirtilir.

    Eskalasyon: Yüksek enflasyon nedeniyle girdi fiyatlarında görülen hızlı artışların sabit birim fiyatlarla ihalenin gerçekleştirilmesini engellediği için başvurulan bir yol. Eskalasyon fiyat farkı anlamında kullanılmaktadır.

    Eskis Evresi: Geleneksel olarak bu evre, tasarım hizmetinin ilk basamağıdır. Bu evrede tasarımcı projenin gereklerini saptar, projenin boyut ve yapısını gösteren evrak ve çizimlerden oluşan eskiz etütlerini yapar.

    Ev: Yalnızca bir ailenin oturabileceği şekilde ve büyüklükte yapılmış konut.

    Evreli İnşaat: İnşaat yada tasarım ile birlikte inşaatın kısım kısım gerçekleştirilmesidir. Bunda her örtüşen veya izleyen evre veya unsurun (parçanın) belirli bir çapı olup, her biri ayrı bir proje biçiminde dikkate alınmaktadır.

    Emay: Mineral kökenli camlaşmış boya.

  • Farin: Farin kelimesi Fransızcada “un” anlamına gelen “farine” sözcüğünden alınmıştır ve Türkiye’de, çimento üretiminde hammaddelerin döner fırına girmeden önceki öğütülmüş, ince durumunu tanımlamaktadır.

    Faydalı Yükseklik: En dıştaki beton basınç lifinden çekme donatısının ağırlık merkezine olan uzaklığıdır.

    Faydalı Yükseklik: Faydalı yükseklik, çekme donatısı ağırlık merkezinin en dıştaki beton basınç lifine uzaklığıdır.

    Filler: Bakınız: dolgu agregası

    Fuaye: Bir gösteri veya toplantı binasının, temsil veya toplantı aralarında kullanılan dinlenme holü.

    Figüre: Temel ve temel-altı tabakalarının oluşturulması sırasında serilmeye hazır durumda, yol boyunca, bir kenara düzgün ve tektip biçimde konmuş malzeme yığını.

    Fiyat Analizi: İnşaata ilişkin birim maliyetlerinin hesaplanması işlemine verilen ad. Bu işlemde işçilik, makina, taşıt, araç ve gereçlerin miktarı ve tutarı saptanır.

    Fizibilite: Özel bir maliyet kontrol yöntemi olup, projede istenen fonksiyon, performans ve güvenirliği, en düşük “ömürboyu” maliyetle sağlamak açısından proje veya işletim fonksiyonlarının sistematik ve yaratıcı analizlerini içerir.

    Frontallik: Düşey eksenlilik.

    Fiyat farkı: Uygulama yılı içinde yapılan iş kalemlerinin tutarlarının anlaşma yılı tutarlarına göre farkıdır. Bu tutar anlaşma fiyatlarına ek olarak ödenir.

    Fiyat farkı: Uygulama yılı içinde yapılan iş kalemlerinin tutarlarının anlaşma yılı tutarlarına göre farkıdır. Bu tutar anlaşma fiyatlarına ek olarak ödenir.

    Fiyat farkı: Uygulama yılı içinde yapılan iş kalemlerinin tutarlarının anlaşma yılı tutarlarına göre farkıdır. Bu tutar anlaşma fiyatlarına ek olarak ödenir.

    Filler: 200 No.lu eleği geçen mineral tozdur.

    Fleksibilite (Esneklik): Kaplamanın yük altında temel tabakası, alt temel tabakası ve taban seviyelerinde meydana gelebilecek değişimleri karşılayabilme yeteneğidir.

  • Geciktirici: Bakınız priz süresini geciktirici

    Geçirgenlik: Bakınız geçirimlilik.

    Geçirimlilik: Geçirimlilik dışarıdan başka bir malzemenin diğer malzemenin içine girmesi olarak tanımlanabilir. Beton içine su geçişi geçirimliliğe bir örnektir. Çimento jeli çok düşük geçirgenliğe sahipken çimento hamurunun geçirgenliği çok daha yüksektir. Bu yüzden çimento hamurunun geçirimliliğinin büyük oranda kapiler boşluklara bağlı olduğu söylenebilir. Betonun dayanıklılığında tek başına en etkili olan parametre su-çimento oranıdır. S/Ç oranı arttıkça, çimento hamurunun gözenekliliği ve dolayısıyla betonun geçirgenliği artar. Ayrıca yeterli miktarda çimento hamuru da bulunmalıdır. Geçirgenliği yüksek olan betonlara zararlı sıvı ve gazların nüfuz etmesi çok daha kolaydır. Ayrıca, S/Ç oranı yüksek olan betonun dayanımı düşük olacağından, çeşitli kimyasal ve fiziksel etkilerle beton içinde meydana gelebilecek içsel gerilmelere yeterli direnç gösteremeyecek ve çatlayacaktır.

    Genleştirilmiş Kil Agregası: Kil, döner fırın olarak adlandırılan fırında 1000 – 1200 °C sıcaklıkta ısıl işleme tabi tutulduğunda, sıcaklık nedeniyle açığa çıkan gazların bir miktarının malzeme içerisine hapsolmuş olmalarından dolayı, genleşme olmaktadır. Böylece, yoğunluğu 1.4 – 1.8 t/m3 olan hafif ve sert durumda taneli bir malzeme elde edilmektedir. Genleştirilmiş kil agregası, hafif beton yapımında kullanılmaktadır.

    Genleştirilmiş Perlit: Perlit, bünyesinde %2 – %6 oranında su bulunduran volkanik bir kayaçtır; genellikle gri veya koyu gri renktedir. Perlitin kimyasal yapısının yaklaşık %75’ini silika (SiO2) ve %15’ini alümin (Al2O3) oluşturmaktadır. Perlit, 850 – 1100 °C arasında ısıtıldığında, yapısında bulundurduğu suyun ve sıcaklığın etkisiyle, başlangıçta volkanik bir taş olan perlitin hacmi 5 – 25 kadar büyümüş olmaktadır.

    Geri Kazanılmış Agrega: Önceden yapılarda kullanılmış olan inorganik malzemelerin işlemden geçirilmesi sonucunda elde edilen agrega.

    Gevşek Birim Ağırlığı: Agrega ölçü kabına üstten serbest şekilde boşaltılarak doldurulmasıyla elde edilen birim ağırlık.

    Gerilme: Yük etkisi altındaki bir elemanın davranışını tanımlamakta kullandığı iki kavram.

    Gevreklik: Kırılmadan önce çok az deformasyon yapma özelliğidir.

    Gevşeme: Şekil değiştirmenin sabit olduğu hallerde gerilmedeki azalmaya gevşeme denir.

    Genel Şartname Eki: Teklif ve/veya sözleşme evrakının bir parçası olan genel şartnameye yapılan ek ve/veya değişiklikler.

    Götürü ücret: Bu ücret belirli (sabit) bir miktar olup işin gerçekleştirilmesi için ödenen tüm dolaysız ve dolaylı giderler ile birlikte, genel harcama ve fiili kârı içerir.

    Gönye Almak: Pisagor teoremindeki 3-4-5 kuralı sayesinde 90 derecelik dik köşelerin oluşturulması.

    Gabari: Binanın kot aldığı tretuvar üstünden çatı döşemesi üstüne kadar olan yükseklik.

    Geçici Kabul: Bir inşaatın -tamamen bitmemiş bile olsa, mal sahibi tarafından öngörülen amca uygun olarak kullanılmak istendiği düzeye ulaştığını, tasarımcı veya proje yöneticisi veya her ikisinin belgelediği tarih.

    Geçici Teminat: Yüklenicinin mal sahibi tarafından, ihale evrakında tanımlanan işi, teklif fiyatı ile gerçekleştirmek hususunda sözleşme taahhüdünü yerine getirmemesi halinde, bir sigorta kuruluşunun mal sahibine teminat miktarını ödeyeceğini bildiren beyanı.

    Gradasyon (Tane Büyüklüğü Dağılışı): Agrega ve filler içindeki muhtelif boydaki tanelerin ağırlıkça oranlarıdır.

    Gazbeton Cürufu: Gazbeton konkasörden geçirilmesi ile elde edilen beyaz renkte,gözenekli, elek ölçüsü 3-30 m/m arasında, kuru birim ağırlığı 400 kg/m3, nemli ağırlığı ortalama 500 kg/m3 olan malzeme.

  • Hafif Agrega: EN 1097-6′ya uygun olarak tayin edilen etüv kurusu tane birim hacim kütlesi 2000 kg/m3 den küçük veya EN 1097-3′e uygun olarak tayin edilen etüv kurusu yığın ( boşluklu ) birim hacim kütlesi 1200 kg/m3 den küçük olan mineral esaslı agrega.

    Hafif Beton: Etüv kurusu durumdaki birim hacim kütlesi ( yoğunluğu ), 800 kg/m3′ten büyük, 2000 kg/m3′ten küçük olan beton. Hafif beton, betonda kullanılan agreganın bir kısmı veya tamamı hafif agrega olarak imal edilir. Beton yapımında hafif agrega kullanllarak veya beton içine alüminyum tozu gibi hava kabarcığı oluşturacak maddeler katılarak elde edilen düşük yoğunluklu beton. Hafif betonlann mukavemeti düşük buna karşılık ısı izolasyonu özelliği yüksektir. Yoğunlugu 1440 kg/m3 olan bir betonun ısı iletimi katsayısı yaklaşık olarak 0,3 W/m °C dir.

    Harç: Kullanılacağı yere uygun olarak cins ve özellikleri, sınıfı ve granülometrisi belirlenmiş agrega ile bağlayıcı olarak çimento, kireç, alçı ayrı ayrı veya birkaçı birlikte uygun oranlarda, yeteri kadar su ve gerektiğinde ilave edilen katkı maddeleri homojen şekilde karıştırılarak, istenilen kıvamda elde edilen bir yapı malzemesidir.

    Harç Çimentosu: “Harç çimentosu”, yüksek basınç dayanımı istenmeyen betonlarda ve, isminden de anlaşılacağı gibi, harç işlerinde kullanılabilinmektedir. (TS 22′ye göre ). Harç çimentosunun içerdiği puzolanik malzeme miktarı çok yüksek olduğu için, bu çimentonun priz süresi, portland çimentosunun priz süresine göre, daha uzundur. Harç çimentosunun dayanım kazanma hızı yavaştır.

    Hareketli Yük: Hareketli yük, kullanım süresi boyunca yapı üzerinde uzun süreli olarak kalmayacak olan yüklerdir.

    Harman: Karıştırıcıda ( mikser ) bir işlem döngüsüyle imâl edilen veya sürekli karıştırıcıdan bir dakikalık sürede boşaltılan taze beton miktarı.

    Hazır Beton: Kullanıcı olmayan şahıs veya kuruluş tarafından hazırlanarak taze halde iken teslim edilen beton. Aşağıda verilenler de hazır beton olarak kabul edilir: Kullanıcı tarafından şantiye dışında hazırlanan beton. Şantiyede, kullanıcı haricindeki kişi veya kuruluşlarca hazırlanan beton.

    Hesap Dayanımı: Karakteristik dayanımların malzeme katsayısına bölünmesiyle elde edilen ve hesaplarda esas alınan malzeme dayanımıdır.

    Hesap Yük Etkisi: Hesap yük etkisi, karaketristik yük etkisi değerinin, güvenlik payı oluşturmak amacıyla 1,0 veya 1,0 den büyük bir yük katsayısıyla çarpıldıktan sonra uygun yük birleşimine konulmasıyla elde edilen ve hesaplarda esas alınan yük etkisidir.

    Hesap Yükü (pd): Karakteristik yüklerin yük katsayılarıyla çarpılmasıyla elde edilen ve taşıma gücü hesabıyla temel alınan yük etkileridir.

    hidratasyon: Hidrolik bağlayıcı ile suyun arasındaki reaksiyon, çimento ve su arasındaki kimyasal reaksiyonlar “hidratasyon” adıyla anılmaktadırlar.

    Hidratasyon Isısı: Çimentonun su ile reaksiyonu sonucu açığa çıkan ısı miktarıdır. Bu ısının yaklaşık yarısı ilk üç gün içinde, % 90′ ı da ilk üç ay içinde açığa çıkar. Portland çimentosunun hidratasyon ısısı katkılı çimentolara göre daha yüksektir. İlk üç günde açığa çıkan hidratasyon ısıslarına göre sıralarsak C3A büyüktü C4AF büyüktür C3S büyüktür C2S.

    Hurdi Döşemeler (Bir doğrultuda çalışan döşemeler): Uzun kenarı kısa kenarının iki katından fazla olan, 4 kenarından oturan, Karşılıklı iki kenarından oturan ve 1 kenarından oturan ankastre döşemeler bu sınıfa girer.

    Hidrojeoloji: Yar altı suyunu jeolojik yöden inceleyen bilim.

    Hidrolik: Suyun akış kanunlarını inceleyen bilim.

    Hidroloji: Yer küresinin (yani yeryüzünde, yeraltında ve atmosferde) suyun çevrimini, dağılımını, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, çevreyle ve canlılarla karşılıklı ilişkilerini inceleyen temel uygulamalı bir bilimdir.

    Hidrolojik Çevrim: Su tabiatta çeşitli yerlerde ve çeşitli hallerde (katı, sıvı, gaz) bulunmakta ve yer küresinin çeşitli kısımları arasında sürekli döüp durmaktadır. Suyun tabiatta döüp durduğu yolların (değişimlerin) tümüne hidrolojik çevrim denir.

    Harfiyat klası tespiti: Şartnamelerin öngördüğü kurallar içerisinde zeminin hangi klasta (cins ve sınıfı) olduğunun belirlenmesi.

    Harpuşta: Don ve yağış etkilerinden korumak için yapılan açık duvar üstleri kaplamasına verilen ad. Kesme taş, beton, alüminyum veya mozaikle yapılır.

    Hisar: Eskiden taştan yapılan kuleli ve yüksek duvarlı küçük kale.

    Havalimanı: Havayolu ulaşımı ya da taşımacılığı için gerekli ticari ve teknik tesisleri de içeren büyük havaalanı.

    Havasız Spreyleme (Püskürtme): Yüksek basınçla bir delikten, kuvvet uygulayarak boyanın atomizasyonu prosesi. Özellikle boya önceden ısıtıldığında, solventlerin buharlaşması ile yol almasının efektidir.

    Hayat: Köy ve kasaba evlerinde üstü kapalı, önü avluya bakan, bir veya birkaç yanı açık sofa. Ankara da sergah, İzmir de hanay, başka bölgelerde divanhane, tahta boş gibi adlarla bilinir.

    Hipodrom: At yarışları yapılan alan, at alanı.

    Historisizm: Mimaride tarihsel verileri ön planda tutarak tarihten esinlenmeyi ilke edinen akım.

    Hızlı Yol: Bir tasarım işini tüm tasarım bitmeden önce inşaata başlanabilecek biçimde evrelere ayırma sürecidir. Böylece inşaat evresi ile tasarım evresi (kısmen) örtüşürler.

    Hizmete Alma: Bir tesisin çalıştırılması, ayarlanması ve belgelendirilmesi.

    Hakediş: Müteahhidin veya Taşeronun; uhdesindeki sözleşmeye göre inşatta gerçekleştirdiği imalat ve belirli ihzarat karşılığı tahakkuk eden alacağıdır.

    Harç: Kullanılacağı yere uygun olarak cins ve özellikleri, sınıfı ve granülometrisi belirlenmiş agrega ile bağlayıcı olarak çimento, kireç, alçı ayrı ayrı veya birkaçı birlikte uygun oranlarda, yeteri kadar su ve gerektiğinde ilave edilen katkı maddeleri homojen şekilde karıştırılarak, istenilen kıvamda elde edilen bir yapı malzemesidir.

    Hendek: Hendek tabirinden; yol hendekleri, su yolları, menfezlerin ve diğer sanat yapılarının menba ve mansap kısımlara suyu almak ve uzaklaştırmak maksadıyla açılan hendekler yol prizması dışında fakat yola paralel ve yolla ilgili hendekler anlaşılır.

    Hafriyat: Toprağı kazma işi, kazı.

    Hendek Kazısı: Her türlü zeminde yapılan ve boyu, eninden oldukça uzun olan kazıdır.

  • Izgara: Maden veya ahşap çubukları aralıklı sıralamakla meydana getirilen parmaklık veya kafes.

  • İnce Agrega: “D enbüyük” (elek) değerinin 4 mm’den küyük veya 4 mm’ye eşit olduğu tane büyüklüğündeki agregaya verilen isim.

    İncelik Modulü: Bir agreganın granülometrik bileşimi hakkında bilgi veren tek bir sayıdır. İncelik modülü, her bir eleğe karşı gelen % ordinatların, 100 ‘den farklarının toplanması ve bu toplamın 100 ‘e bölünmesiyle elde edilir. Agrega taneleri küçüldükçe incelik modülü azalır, taneler irileştikçe incelik modülü artar.

    İnert Mineral Katkı: Puzolonik aktivitesi bulunmayan dolgu malzemesi olarak betona katılan mineral katkı.

    İri Agrega: “D en büyük” (elek) degerinin 4 mm’den büyük veya 4 mm’ye, “d” degerinin ise 2 mm’den büyük veya 2 mm’ye eşit oldugu tane büyüklüklerindeki agregaya verilen isim.

    İstatistik: Rasgele olaylardan elde edilen bilgilerin analizini yapar.

    İdare: Sözleşmeyi yapan iş sahibi örgütü ifade eder.

    İnşa Edebilirlik İncelemesi: Tüm proje hedeflerine ulaşılması için sözleşme evrakının açıklık, tutarlık inşaat kolaylığı ve eksizlik açısından değerlendirilme süreci.

    İstinat Duvarı: Yüksek bir setin kenarına toprağı tutmak üzere örülen duvar, dayanma duvarı. Toprağın önüne çekilen set. Yol veya herhangi bir yapıyı dış etkenlerden korumak amacıyla yapılan duvar.

    İç Mimarlık: Bir binanın iç bitirme ve donatım işlerini yapma sanatı.

    İksa: Yapı kazılarında, yer altı suyu çıkmayan kuru zeminlerin, kendini tutamayıp kayma yapmasına karşı, kazı yüzlerini desteklemek amacıyla uygulanan sisteme iksa denir.

    İmar Durumu: Bir arsanın imar planına ve imar yönetmeliğine göre nasıl kullanılabileceğini bildiren ve belediyece düzenlenerek isteği üzerine arsa sahibine verilen belge.

    İmar Planı: İmar Planı: İmar uygulaması yapılan yerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulamaya esas olacak diğer bilgileri ayrıntılarıyla gösteren üzerine kadastral durumu da işlenmiş plana uygulama imar planı denir.

    İnşa Edebilirlik: Projede, tüm hedeflere ulaşma açısından ihale, uygulama ve yorumlamada kullanılan sözleşme evrakının açık, tutarlı ve eksiksiz olması sonucu kolay inşaat yapabilme (özelliği).

    İnşa etmek: Yapma, kurma.

    İnşaat: 1. Yapı, yapı işleri. 2. Yapım: bina inşaatı.

    İnşaat Alanı: 1. Bodrum ve çatı katları dahil, iskanı mümkün olan bütün katların, ışıklıklar çıktıktan sonraki alanlarının toplamı. 2. Yapıyeri.

    İnşaat Bütçesi: Genellikle proje için planlama veya tasarım evresinde belirlenen toplam.

    İş: Sözleşme evrakına göre işçi, malzeme ve ekipman gerektiren her türlü inşaat.

    İşie Başlama Emri: Kişi veya kuruluşa bir projedeki sözleşmesi ile ilgili olarak işe başlama yetkisi veren belge ve / veya an.

    İskan Raporu: Ruhsatlı binalar için ruhsat ve eklerine uygun olarak tamamlandığını gösteren; ruhsat bilgilerini inşaatın bitim tarihini, tapu kaydını, adresini, bağımsız bölümlerin cinslerini, numaralarını, arsa paylarını, metrekarelerini, sınıflarını, mal sahiplerini gösteren ve Belediyenin İmar Müdürlüğü Yapı Kullanma İzni birimince düzenlenen bir belgedir.

    İstasyon: Herhangi bir gereksinmeyi karşılamak üzere duraklanan yer. (tren istasyonu, benzin istasyonu.)

    İtibari Kot: Bir projenin kotlarının verilmesinde başlangıç kotu olarak seçilen değişmez bir noktanın kotu. Bu kot, seçilen herhangi bir rakamla gösterilir, öteki kotlar buna göre düzenlenir.

    İzolasyon: Bakınız: yalıtım

    İnşaat İşletmeciliği: Bir inşaat programında inşaatın proje tasarımından gerçekleştirilmesine kadar olan evrelerinde süre, maliyet ve kalite denetimi amacıyla kullanılan profesyonel yönetim süreci.

    İnşaat İşletmecisi: İnşaat yönetim hizmeti verecek nitelikte uzmanlık ve olanaklara sahip kişi veya örgüt.

    İnşaat Maliyesi: Bu maliyetler, inşaat sözleşme giderleri, destek ve genel giderleri ile kullanılan işçilik, malzeme ve tesisat harcamalarını içerirler.

    İş Programı: Kısa: İşlemleri, sürelerini ve işlem zincirlerini göstererek inşaat süresini ortaya koyan grafik, tablo, metin veya başka açıklamalar.

    İhzarat: İşte kullanılacak bir malzemenin idarenin onayıyla öceden alınıp, stoklanması işlemidir.

    İkinci Keşif: İşin ihaleye çıkılan keşif miktarlarıyla bitirilemeyeceği tespit edilirse, idarenin onayıyla işin bitmesi için gerekli miktarlar KEŞİF’e eklenir. Yeni Keşfin toplamı II.Keşif Olarak anılır. Keşif artışı birden çok kere yapılabilir. Ancak Yeni Keşfin Toplamı daima II.Keşif olarak anılır.

    İnşaat İmalatları: İmalat: İster makinede veya elde, ister fabrikada veya atölyede yapılsın, maddelerin ya da bütünü oluşturan parçaların fiziksel veya kimyasal bir işlemden geçirilerek, yeni ürünler elde edilmesine imalat denir.

    İş: Bir anlaşma ile yapılacak bütün yapım veya hizmetler.

    İhzarat: İşte kullanılacak bir malzemenin idarenin onayıyla öceden alınıp, stoklanması işlemidir.

    İkinci Keşif: İşin ihaleye çıkılan keşif miktarlarıyla bitirilemeyeceği tespit edilirse, idarenin onayıyla işin bitmesi için gerekli miktarlar KEŞİF’e eklenir. Yeni Keşfin toplamı II.Keşif Olarak anılır. Keşif artışı birden çok kere yapılabilir. Ancak Yeni Keşfin Toplamı daima II.Keşif olarak anılır.

    İnşaat İmalatları: İmalat: İster makinede veya elde, ister fabrikada veya atölyede yapılsın, maddelerin ya da bütünü oluşturan parçaların fiziksel veya kimyasal bir işlemden geçirilerek, yeni ürünler elde edilmesine imalat denir.

    İş: Bir anlaşma ile yapılacak bütün yapım veya hizmetler.

    İhzarat: İşte kullanılacak bir malzemenin idarenin onayıyla öceden alınıp, stoklanması işlemidir.

    İkinci Keşif: İşin ihaleye çıkılan keşif miktarlarıyla bitirilemeyeceği tespit edilirse, idarenin onayıyla işin bitmesi için gerekli miktarlar KEŞİF’e eklenir. Yeni Keşfin toplamı II.Keşif Olarak anılır. Keşif artışı birden çok kere yapılabilir. Ancak Yeni Keşfin Toplamı daima II.Keşif olarak anılır.

    İnşaat İmalatları: İmalat: İster makinede veya elde, ister fabrikada veya atölyede yapılsın, maddelerin ya da bütünü oluşturan parçaların fiziksel veya kimyasal bir işlemden geçirilerek, yeni ürünler elde edilmesine imalat denir.

    İş: Bir anlaşma ile yapılacak bütün yapım veya hizmetler.

    İnce Yonu Taş: Görünen yüzeyleri tamamen, yatak ve yan yüzeyleri 15 cm. derinliğe kadar göyesinde ve düzlem olarak kenarları düzgün ve keskin doğrular teşkil edecek şekilde kalemle ve geri kalan kısımları murç veya ince tarakla tesviye edilmiş taşlardır.

    İnce Tesviye Tabakası: (1) Kaya veya küskü yarmalarda düzgünlüğü temin maksadıyla tesviye kotuna göre fazla kazı yapılarak bu kazı yerine seçme malzeme koymak suretiyle yapılan tabaka.

    İnce Tesviye Yüzeyi veya Üst Yapı Tabanı: İnce tesviyesi yapılmış yol alt yapısına ait en üst yüzeydir.

  • Jeodezi: Yeryüzünün tamamının veya bir bölümünün alanını veya uzaklıkları ölçme bilimi.

    Jeoloji: Yerbilim, yer bilimi.

    Jips: Pişirilip öğütülerek alçı elde edilen, kalsiyum sülfat yer katmanı.

  • Kaba Agrega: Elekte 4mm üzerinde kalan agregalardır.

    Kalıcı Yük: Kalıcı yük, kullanım süresi boyunca yapı üzerinde her zaman kalacak olan yüklerdir. (taşıyıcı eleman öz ağırlığı, taşıyıcı olmayan diğer kalıcı elemanların ağırlığı vb.)

    Kalıp Vibratörü: Kalıp üstüne yerleştirilen vibratörler. Titreşimle betonun yerleştirilmesini sağlarlar.

    Kalkersi Uçucu Kül: Hemz puzolonik , hem de hidrolik özellik gösterir. Reaktif CaO ; reaktif SiO2 ve Al2O3′ten oluşur. Kızrıma kaybı %5′ten azdır. Reaktif CaO %10′un altında olmamalıdır.reaktif SiO2 %25 ‘in üzerindedir. 28 günlük basınç dayanımı 10MPa olmalıdır. 40 mşkronluk elekte yaş elem yapıldığında kalan kül oranı %10-30 arasında kalmalıdır. Hacim genleşmesi 10mm altında kalmalıdır. TS EN 197-1′de W harfi ile kısaltılmıştır.

    Kalsine: Bileşimi veya fiziksel fazın parçalanması ısının altında ısıtılarak değiştirilmesi.

    Kalsit: Kalsiyum karbonat , mineral, (CaCO3) formunda olan ve belli bir kristal yapısındadır. (tebeşir , kireç vb) Kalsit portland çimentosunun en büyük hammaddelerindendir.

    Kapiler: Suyun bir malzemenin içerisinde yukarıya doğru hareket etmesini sağlayan mekanizma.

    Kapiler Su: Beton içindeki boşluklarda katı yüzeyler üzerine fizikokimyasal bağlarla yapışmış olan suya denir. Bu şekilde bağlanan su filminin kalınlığı 6 molekül kalınlığına yani 15Ao kalınlığına kadar çıkabilir. Film kalınlığı , çevre atmosferin bağıl rutubeti ile değişir.

    Kapiler Suyu: Beton içinde çapı 0,05 mikronm den daha büyük kapiler boşluklar içinde bulunan su. Bu su katı faz ile bağlı değildir. Buharlaştırılarak uzaklaştırılabilir.

    Karakteristik dayanım: Bakınız betonun karakteristik dayanımı

    Karakteristik Yük (fk): İstatistik verilere dayanarak belirlenen ve yapı ömrü süresince aşınma ihtimali belirli bir değerle tespit edilen yük etkisidir.

    Karbonatlaşma: Karbonatlaşma, atmosferden gelen karbon dioksitin beton boşluklannda bulunan serbest kireç ile reaksiyona girmesi ile oluşur. Kireçin karbondioksit ile reaksiyona girmesi ile birlikte çözülmüş kireç konsantrasyonu azalır ve beton pH derecesi düşer. CO2 + Ca(OH)2 = CaCO3 + H2O

    Karışık Agrega: İri agrega ve ince agregaların karışımından oluşan agrega.

    Karıştırmalı Taşıyıcı: Mikser: Genellikle kamyon şasisi üzerine monte edilmiş ve hazırlanmış taze betonu, taşınma süresince homojenliğini bozmadan karıştırmaya uygun ekipman.

    Karma Suyu: Çimento, agrega ve gerektiğinde bazı katkı maddeleri ile biraraya getirilen su, bu malzemelerin karılmasında ve böylece, betonun üretilmesinde kullanılmaktadır.

    Karot (beton): Yerine yerleşmiş ve sertleşmiş betondan delinerek alınan numune.

    Kenetlenme Boyu: Betona gömülü donatı çubuğundan sıyrılıp çıkmadan veya betonun yarılmasına neden olmadan, gerekli dayanıma ulaşmasını sağlayan uzunluğudur. Ayrıca bakınız: Aderans

    Kenetlenme Boyu: Kenetlenme boyu, donatı çubuğunun akma dayanımına eşit kenetlenme dayanımı sağlayabilen en küçük gömülme derinliğidir.

    Kesikli Gradasyon Eğrisi: Bazı orta büyüklükteki taneleri içermeyen eğridir.

    Kesikli Granülometri: Granülometri eğrisinde yatay bir çizgide ise denir.

    Kil: Kil terimi genel bir kavram olup bileşimi esas alınarak kesin sınırlar içinde tanımı yapılmamıştır. Çimento hammaddesi açısından, kil minarellerinden oluşmuş kayaçlar kil olarak tanımlanabilir. Kil minerallerinin esas unsuru kimyasal bileşimlerinde alüminyum oksit (AI2O3)bulunması ve alüminyum silikat hidratlardan meydana gelmesidir. Çimento yapımında kullanılan önemli bir hammaddedir.

    Kimyasal Katkılar: Çimento, agrega ve suyun dışında, betonun taze veya sertleşmiş haldeki özeliklerin istenen şekilde değiştirmek üzere, karıştırma işleminden hemen önce veya karıştırma işlemi sırasında betona katılan malzemelerin genel adıdır.

    Kiriş: Boyu doğrultusundaki eksenine dik kuvvetlerin etkisi altında bulunan çubuk; döşemeden gelen yükleri düşey taşıyıcılara aktaran, eğilmeye dayanıklı strüktür elemanı. Kirişler genel olarak ahşap, çelik, betonarme, ön gerilmeli beton olurlar.

    Kırmakum: Büyük taşların veya iri agreganın konkasörde kırılması ile elde edilen ince agregaya denir.

    Kırmataş: Betonda kullanılamayacak kadar büyük taşların veya büyük çakılların konkasörde kırılması ile elde edilen iri agregadır.

    Kompasite: Birim hacmindeki tanelerin işgal ettiği gerçek hacimdir. (birim ağırlık/özgül ağırlık)

    Korozyon: Donatının (betondaki çelik) oksijenle temasa geçerek paslanmasıdır.

    Kullanılabilirlik Sınır Durumu: Kullanılabilirlik sınır durumu, yapı elemanlarında aşırı şekil değiştirme, aşırı çatlama, aşırı titreşim gibi, kullanımı güçleştiren ve kullanım düzenin bozan sorunların bulunmasını engellemeye yönelik değerlendirmelerin yapıldığı sınır durumudur.

    Kullanma Yükü: Yapıya normal şartlar altında ve ögörülen ömrü süresince etkilemesi beklenen rüzgar ve depremler dışındaki hareketli ve hareketsiz yüklerdir.

    Kum: 4 mm elek altı granuler malzeme.

    Kür: Çimento hidratasyonunun ilerlemesi için betondaki ısı ve nem değişikliklerini kontrol altında tutma usulüdür.

    Kür Malzemesi: Betonun üzerine serpilerek betonun içindeki suyun buharlaşmasını engelleyen katkı maddesi.

    Kür Suyu: Hidratasyon için gerekli suyun buharlaşarak kaybolması halinde, çimento ile su arasındaki reaksiyonlarının tam olarak oluşamamaktadır.

    Kuru karışım: Suyun santralde katılmayıp şantiyede katıldığı hazır beton.

    Kuruma Rötresi: Kurumadan dolayı betonun şeklinin küçülerek değişmesidir.

    Kütle Betonu: Sıcaklık yükselmesini ve termal genleşmeyi önlemek için düşük dozaj ve hidratasyon ısısı düşük çimento kullanılması gibi önlemler alınması gereken büyük hacimdeki beton.. Bu suretle aynı zamanda rötrede azaltılmış olur.

    Konvektif Yağış: Sıcak havanın daha soğuk ve ağır hava içerisinde yükselmesiyle oluşan yağıştır. İki farklı sıcaklıktaki hava bir araya geldiğinde bir elektron alışverişi olur, bu alışverişte gök gürlemesi ve şimşekler çakar. Genellikle gök gürültülü sağanak yağış bu tür yağıştır.

    Kayma Diyagonali: Gerilme etkisindeki bir elemanda en büyük kayma gerilmelerini gösteren okların bulustuğu köseleri birleştiren diyagonale KAYMA DİYAGONALİ denir.

    Kompozit Malzeme: İki veya daha fazla sayıda malzemeden oluşan bünyeye denir. (Çelik lifli cam, polimerler) Matris adı verilen bağlayıcı içinde yüksek dayanımlı malzemenin katılmasından olusur. Homojen malzemelere göre daha yüksek dayanım/öz ağırlığa sahiptir.

    Kuvvetli akım: Makinelerin çalıştırılmasında ve aydınlatmada kullanılan akım.

    Kalkan Duvarı: Bir beşik çatıda aşıklara dik doğrultudaki üçgen dış duvar.

    Kanalizasyon Mazgalı: Sokaklarda, yağmur sularının toplandığı kanal ağzı.

    Kanivo: Yol yüzeyine düşen yağmurun bordür kenarında toplanıp yol boyunca aktığı yer.

    Kargalık: Bir alın duvarında mertekler arasında kalan boşluklara ya da duvar parçalarına verilen ad.

    Kazık Temel: Yapı yükü, zemine çakılan kazıklar kanalıyla, derinlerde bulunan sağlam zemine, kazık uçlarıyla yada kazığın yan yüzeylerinin sürtünmesinden yararlanarak aktarılır. Zemine belirli aralıklarla çakılan bu kazıklar birbirine, üst kısımlarına atılan bağ kirişleri ve ızgaralarla bağlanır.

    Keson: Sağlam zeminin derinde olması keson temel ve kazık temellere göre daha geniş karne ve sağlam temel yapmak gerektiği durumlarda keson temeller uygulanır. Bu tip temeller, zemin üzerinde içersisi boş olarak inşa edilip, ağırlığından da yararlanarak, istenilen derinliğe indirmek suretiyle oluşturulur.

    Kirişli radye temel: Duvar ya da kolonların aralıkları fazla ise temel, kirişli radye temel olarak yapılır. Kirişli radye temeller iki şekilde yapılır:

    Korkuluk: Köprü, merdiven, balkon gibi düşmek tehlikesi olan yerlerin kenarlarına dikilen alçak duvar veya parmaklık.

    Korkuluk ve Küpeşte: Merdiven boşluğu tarafına, düşmemek/emniyet için merdiven malzemesiyle de uyumlu olarak ahşap, metal çubuk, arme cam, mermer vb. gereçlerle korkuluk yapılır.

    Kubbe: Küre takkesi, yarım küre veya toparlakça kümbet biçimi verilen yapı örtüsü; bir kemerin , yayının tepe noktasından inen dikin çevresinde dönmesiyle meydana gelen örtü. Kubbeler kare, çokgen ya da dairesel planları örtmekte kullanılmıştır.

    Küpeşte: Korkulukların üzerine, elin kaymaması için yerleştirilen ve boydan boya devam eden profilli ahşap, maden veya plastik kısım.

    Kadastro: Taşınmaz malların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirtilerek hukuki durumlarının ve üzerindeki hakların tespit edilmesi işlemine kadastro denir.

    Kadastro Adası: Kadastro yapıldığı zaman var olan ada.

    Kadastro parseli: Kadastro yapıldığı zaman, kadastro adaları içinde bulunan mülkiyeti tescilli parsel.

    Kale: Eski zamanlarda, içine halkın ve askerlerin kapanıp düşmana direnmeleri için kurulan yüksek ve kalın duvarlı, kuleli, burçlu ve mazgallı geniş yapı; surların tümü, kermen.

    Kamulaştırma: Devlet veya diğer kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamına veya bir kısmına el koyması işlemidir.

    Karşılaştımalı Keşif: Bir tasarım bileşeninin bir alternatif ile değiştirilmesi açısından karşılıklı maliyet ve riskleri ortaya koyan analiz. Bu analiz hem parasal, hem de fonksiyonel değerler açısından yapılır.

    Kat İrtifakı: Bir arsa üzerinde yapılmakta veya ilerde yapılacak olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, o arsanın maliki veya paydaşları tarafından arsa payına bağlı olarak kurulan irtifak hakkına kat irtifakı denir.

    Kemer: İki sütun veya iki ayak arasındaki bir açmanın üstünü örtmek için, uçları bu sütun veya ayaklara oturmak üzere yay şeklinde yapılan, ahşap, maden ya da kagir yapı parçası.

    Kent planlaması: Belediye ölçüsünde yapılan fiziksel planlama. Şehircilik, kentbilim.

    Konkasör: İri taşların ihtiyaca göre küçük parçalar haline getirilmesini sağlayan iş makinası.

    Kontrol amiri: Yönetim ve denetimini kendisine verilen işlerin sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir şekilde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumlu idare tarafından görevlendirilmiş mühendis ve mimarlar.

    Kontrol şefi: Kontrol amiri yardımcısı.

    Konut: Bir veya daha çok insanın ikamet ettiği yer, ev mesken, ikametgah.

    Kritik yol metodu: Bir projenin planlama ve denetimi için tüm geçerli bilgileri tek bir planda toplayarak onun tamamlanması için gereken işlemlerin sıra ve süreleri ile aralarındaki ilişkileri gösteren bir yönetim aracıdır (tekniğidir).

    Kumlu alçı harcı: İnce veya dişli harç kumu ve bağlayıcısı alçı olan harçtır. (Seçilmiş ince veya dişli kuma, plastik kaplarda. sertleşmesi geciktirilmiş belli miktarda alçı ve yeterli suyun katılıp karıştırılması suretiyle yapılır.)

    Kuranglez: Binaların zemin altı katlarında doğal ışık ve havalandırma sağlamak için yapılan bölüm. Bina cephesine yapışık ama statik olarak ayrı çalışan sanki pencerenizin önünde çıkamadığınız bir balkon varmış izlenimi veren kuranglezin üzeri de genellikle ızgara ile kapalıdır.

    Kalan Maliyet Projeksiyonu: Bir projedeki belirli bir zaman noktasından işin sonuna kadar oluşması beklenen maliyettir. Bu maliyet, o güne kadar gerçekleşmiş olan ile planlanmış toplam maliyet arasındaki farktır.

    Kamulaştırma Sahası: Yol yüzeyi, hendekleri. şevleri. sanat yapıları. köprüleri. ariyet yerleri. malzeme ocakları ve diğer kısımları ile yolun yapımı ve emniyeti için kamulaştırılan arazidir.

    Karne: İhaleye katılma yeterlilik belgesine verilen ad.İhale komisyonuna verilmek üzere yasal kuruluşlarca hazırlanır ve yalnız verildiği iş için geçerli olur.

    Kesin Teminat: Sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde bir sigortanın sigortalı mal sahibi veya yükleniciye teminattaki miktarı ödeyeceğine dair beyanı.

    Kesin Teminat Poliçesi: Geçici ve kesin teminat, yevmiye ve malzeme ödeme teminatlarını, birinci (ana) yüklenicinin sigortalıya (mal sahibi veya yüklenici) ödememesi veya müzayakası halinde ilgili (sigorta) kuruluşunun kendisine, poliçe üzerindeki miktarı ödeme beyanı.

    Kontrol Mühendisi: İşbaşında idareyi temsil etmek üzere yetkilendirilerek atanan ve işin yapılışını ve kullanılan malzemelerin proje ve şartnamelerde istenilen nitelikte olup olmadığını kontrol eden mühendis veya kontrollük örgütüdür.

    Keşif: İhale Aşamasından Önce İdare tarafından yaptırılması düşünülen işin baştan sona bitirilmesi için, tespiti yapılan iş miktarlarının ve tutarlarının keşfin hazırlandığı yılın fiyatlarıyla toplamıdır.

    Keşif Bedeli: İşin tamamı veya bir bölümü için hesaplanan tutarının, keşfin yapıldığı yılın fiyatlarıyla anılmasıdır.

    Kaba Yonu Taş: Yatak ve yan yüzeyleri, görünen yüzeyine dik, en az 15 cm. olmak üzere murç veya tarak ile düzeltilmiş dikdörtgen veya çok kenarlı yüzeyli düzgün şekil verilmiş taşlardır.

    Karabodos Hatılı: Doğramacılıkta kullanılan 8×28 cm kesitli ağaç.

    Katrak: Birden fazla testeresi olan tomruk biçme/taş kesme tezgahı.

    Kesme Taş: Özellikle estetik ve mimari düşüncelerle, onanlı proje ve, detaylarına uygun olarak, bütün yüzeyleri düzgün ve geometrik şekilde yontulup hazırlanmış taşlardır. Bu taşların görünen yüzeylerini çevreleyen kenarlar gayet düzgün doğrulardan meydana getirilecektir.

    Kreyn: Yükün düşey ve yatay olarak taşınmasını sağlayan iş makinalarıdır. Sabit, yürüyen, kule şeklinde ve kablolu kreynler vardır.

    Kumlu-Kireç Alçı Harcı: Dişli veya yapay hafif ince agrega ve bağlayıcısı kireç – alçı olan harçtır.

    Kamulaştırma Sahası: Yol yüzeyi, hendekleri. şevleri. sanat yapıları. köprüleri. ariyet yerleri. malzeme ocakları ve diğer kısımları ile yolun yapımı ve emniyeti için kamulaştırılan arazidir.

    Kaplama: Yollarda: Motorlu araçların ve Özel hallerde diğer taşıt ve yayaların geçmesine ayrılan şeritlerin yapımında kullanılan. (Asfalt, beton. parke v.s. gibi) en üst tabakadır.

    Kaplanmış Mıcır: Bir aşınma tabakası üzerine en son malzeme olarak uygulanmak üzere, ince bir bitümlü kaplama filmi ile kaplanmış mıcırdır.

    Kırmızı Kot: Ham yollarda, hazırlanan ve onaylanan yol profiline göre, bitmiş yolun kaplama üst kotudur.

    Köprü: Akarsu, diğer bir yol, demiryolu ve benzeri manialarını geçmek üzere inşa edilen ve imla altında olmayan; gözlerinden her hangi birinin MESNET eksenleri arasındaki açıklığı, köprü ekseni boyunca 10 metreden büyük olan yapılardır. (Kemer köprülerde açıklık ölçüsü için özengi sathının en alçak seviyesindeki dik serbest açıklık esas alınır.)

    Köprü Alt Yapısı: Köprünün üst yapısı altında kalan ayak ve temel kısımlarıdır.

    Köprü Elemanları: Köprü işlerinde geçen bazı terimlerin neleri ifade ettiği ilişik şekil 2 de işaretlenmek suretiyle belirtilmiştir.

    Köprü Üst Yapısı: Köprünün ayakları üstünde kalan kısmıdır.

    Kür Etmek: Benzinin veya gazyağının veya mazotun buharlaşması demektir.İnşaat esnasında sıvı petrol asfaltları tam manisiyle kür ettirilemez, kür inşaat sonrada bir süre devam eder.Bu süre SC cinsi sıvı petrol asfaltlan için birkaç yıl da devam edebilir.

    Kalker: Bileşiminde % 90 ‘a kadar kalsiyum karbonat bulunan kayaçlara kalker veya çok saf haline kireç taşı denir. Genel olarak kimyasal bileşimleri CaCO3 (en az %70 TS EN 197-1)olan minerallerden oluşur. Bu kristaller halinde kırılgan yapılı bir mineraldir. Bu tip kalkerler, genellikle kalsiyum bikarbonatlı suların uygun sıcaklık ve basınç; koşulları altında karbon dioksitini kaybederek çökelmesi sonucu oluşur. Kalker doğada kalsit ve aragonit kristallerinden oluşmuş bir kayaç olarak bulundugu gibi çift karbonat CaMg(CO3)2 şeklinde de bulunur. Çift karbonat oldugu zaman kristal şekli degişir ve dolomit adını alır. Kalsiyum karbonatın yanı sıra, degişik oranlarda magnezyum karbonat, kil mineralleri, demir silikat-oksit ve sülfürleri ve silis gibi bileşikleri içerirler.

    Kalsine: Bileşimi veya fiziksel fazın parçalanması ısının altında ısıtılarak değiştirilmesi.

    Kalsit: Kalsiyum karbonat , mineral, (CaCO3) formunda olan ve belli bir kristal yapısındadır. (tebeşir , kireç vb) Kalsit portland çimentosunun en büyük hammaddelerindendir.

    Kaya Zeminler: Kaya Zeminler sertliklerine göre üçe ayrılır:

    Kazı: Bir yeri kazma işi, hafriyat.

    Klasman: Kazı işlerinde zemin cinslerine göre kısımlara ayrılması ve bunların miktar bakımından yüzde olarak oranlarının saptanması.

    Küskülük Kazısı: Konsolide mam. kompakt kil, ince tabakalı flişler» çok çatlaklı şist ve grovaklar ile benzeri çürük kayalarla 0,100 – 0,400 m3 büyüklükteki her cins kaya parçalarının kazısı «KÜSKÜLÜK KAZISI’ dır.

    Küskülük Zeminler: Küskülük zeminler ikiye ayrılır:

    Kuvars: Kumlama işleri ve aşındırıcılarda kullanılan billûrlaşmış, silis türlü dişli kum.

  • Le Chatelier aleti: Aletin silindirik halkasının kalınlığı 0.5 mm, iç çapı 30 mm, ve yüksekliği 30 mm’dir. Silindirik halka ekseni doğrultusunda yarıktır. Yarığın her iki tarafına ve silindirin tam ortasına gelmek üzere 150 mm uzunluğunda iki çubuk lehimlenmiştir.Deneye başlamadan önce silindirik halkanın yarık kenarları birbirine değmiş durumda olmalıdır. Silindirik halkaya çimento hamuru doldurulurken çubukların arasının açılmaması için çubuklar lehim yanından iple bağlanmalıdır. Birgün suda bekletilir 4 saat suda kaynatılır . Uçların ne kadar açıldığı ölçülür.

    Lifli Beton: Lifli beton uygulamaları, esas itibariyle, betonda çatlakların ilerlemesini ve yayılmasını önlemek, sünekliği ve tokluğu artırmak maksadıyla yapılır. Lifli betonlar, genel olarak, çatlak ilerlemesinin istenmediği, enerji yutma kapasitesinin yüksek olması gereken yerlerde kullanılır. Bunlara örnek olarak, köprüler, beton yollar, hava alanları, endüstriyel döşemeler, kayalarda şev stabilizasyonu gibi işler gösterilebilir.

    Lineer Genleşme Katsayısı: Bir birim boyutun bir derece sıcaklık değişmesi ile ne kadar uzama veya kısalma yapacağını belirtir; metrik sistemde cm/cm/ oC olarak gösterilir.

    Los Angeles Aşınma Dayanımı: Bu deneyde kullanılan cihaz iki tarafı kapalı, ekseni etrafında dönebilen, iç çapı 710 mm, boyu 508 mm olan bir çelik silindirden oluşmaktadır. Silindir içinde belirli ağırlıkta ve sayıda çelik bilyeler mevcuttur. Tane büyüklüğü sınıfına göre miktarı ilgili tabloda gösterilen agrega silindir tambur içine konarak, tambur döndürülmeye başlanır. Deney sırasında taneler çelik bilyelerin çarpmasıyla parçalanır ve ufalanır. Alet 100. ve 500. devir sonunda otomatik olarak duracak şekilde ayarlıdır. Bu devirler sonunda silindirden çıkarılan numune 1.6mm lik kare gözlü elekten elenerek, alta geçen miktarın % si saptanır. Bu değer deney sonrasındaki kayıp yüzdesini ifade eder

    Lento: Süvelerin üzerini kapatan elemanlara verilen ad. Lentolar duvar boşluklarının üst kısmını teşkil eder. Taş, demir profil veya betonarmeden yapılırlar. Pencerelerin üst boşluğuna yatay hizada konulur.

    Limonluk: Merdiven boşluğu tarafında, basamağın üst ve ön kısmında yapılan çıkıntıya limonluk denir.

    Levye: Bir yükü ağırlığı yerinden oynatmada kullanılan çelik çubuk.

    Loder: Kazı ve yükleyici olarak kullanılan iş makinaları.

    Likit: Sıvı Malzemeler kuruduğu zaman, çok elastik, geçirimsiz, sağlam bir kaplamaya dönüşen uzun ömürlü sıvı malzemeler; beton yüzeylerin zemin rutubetinden etkilenmesini önlemek için kullanılır. Binanızın ömrünü uzatır ve inşaat kalitesini arttırır

    Lav Cürufu: Volkanların çıkardığı lavlardan elde edileni dokusu,ince-iri gözenekli. Tane şekli köşeli çıkıntılı malzeme. (Birim ağırlığı 600-900 kg/m3)

    Linvit Cürufu: Kullanılmasında sakınca olmadığı deneylerle ispat edilmek suretiyle kullanılabilen malzeme. (Birim ağırlığı 600-900 kg/m3)

  • Maksimum Agrega Tane Büyüklüğü: Agreganın “maksimum tane büyüklüğü”, agrega numunesindeki tanelerin tümünün geçebildiği en küçük göz açıklıklı standard kare delikli eleğin boyutuna eşit olan büyüklüktür.

    Mimari Beton: Görünür beton yüzeyler, baskı betonlar gibi estetik olara kullanılan betonlar.

    Meteoroloji: Atmosferik olayları inceleyen bilim.

    Mafsal: Eklem, oynak yeri.

    Mahya: Çatıda iki eğik yüzeyin, dışta 180 dereceden büyük bir açı yaparak birleştiği çizgi.

    Mahya Aşığı: Kırma veya beşik çatılarda mahyaya yerleştirilen aşık.

    Mahya Kiremiti: Mahyayı örtmekte kullanılan özel şekilli kiremit.

    Mantar şeklinde radye temel: Kolon yüklerini, dah geniş bir alana yayarak radye temele aktarmak için yapılır.

    Merdiven Kolu: Aynı doğrultudaki en az üç basamaktan oluşan merdiven boyuna, merdiven kolu denir.

    Merdiven Kovası: Planda, birbirinin yanından geçen iki merdiven kolu arasındaki boşluğa denir.

    Merdiven Yüksekliği: Çıkılması gereken yüksekliktir.

    Malzeme: Gereç

    Minha: Yapılması gereken bir iş için hesablanan miktardan eksi kısımların düşülmesi.

    Moment: Kuvvet x kuvvet kolu. Bir cismin ekseni etrafında döndüren kuvvetin şiddeti ile eksene olan uzaklığının çarpımı.

    Müteahhit: Sözleşmelerdeki şartlar içinde işi yapmayı, bunun için gerekli malzeme, işçi, makine, alet v.s’nin teminini ve işin tamamlanmasını üzerine alan özel veya tüzel kişidir.

    Malzeme Fiyat Farkı: Birim Fiyatlara esas rayiçler 1 Ocak itibariyle tespit edilir. Yıl içerisinde İş te kullanılan her türlü malzeme için meydana gelen artma ve eksilme miktarları birim fiyatlara ek olarak uygulanır. İşçilik’i kapsamaz.

    Metraj: İhale kapsamında işin yapılan bir bölümü işin iş kalemlerine (pozlara) ayrılmış olarak miktarlarının hesaplandığı cetveldir.

    Malzeme Fiyat Farkı: Birim Fiyatlara esas rayiçler 1 Ocak itibariyle tespit edilir. Yıl içerisinde İş te kullanılan her türlü malzeme için meydana gelen artma ve eksilme miktarları birim fiyatlara ek olarak uygulanır. İşçilik’i kapsamaz.

    Metraj: İhale kapsamında işin yapılan bir bölümü işin iş kalemlerine (pozlara) ayrılmış olarak miktarlarının hesaplandığı cetveldir.

    Malzeme Fiyat Farkı: Birim Fiyatlara esas rayiçler 1 Ocak itibariyle tespit edilir. Yıl içerisinde İş te kullanılan her türlü malzeme için meydana gelen artma ve eksilme miktarları birim fiyatlara ek olarak uygulanır. İşçilik’i kapsamaz.

    Metraj: İhale kapsamında işin yapılan bir bölümü işin iş kalemlerine (pozlara) ayrılmış olarak miktarlarının hesaplandığı cetveldir.

    Malzeme: Gereç

    Moloz Taş: caktan çıkarıldıktan ve parçalandıktan sonra oldukları gibi veya yerine göre düzeltilerek kullanılan bir veya müstesna hallerde iki kişi tarafından el ile manevra edilebilecek büyüklükte, gayri muntazam taşlardır.

    Menfez: Köprü teriminde belirtilen maksatlarla inşa edilen madde kapsamı dışında kalan; Açıklığı ne olursa olsun imla altındaki yapılar ile açıklığı 10 metre ve daha küçük olan yapılardır.

  • Narinlik Etkisi: Narinlik etkisi, bir kolonda, şekil değiştirme nedeniyle ortaya çıkan ikinci mertebe momentinin, kolonun tasarımında veya çözümlemesinde gözönüne alınmasını gerektirecek düzeyde oluşmasına yol açan davranıştır.

    Nervürlü demir: Betonla donatı arasındaki aderansı artırmak için donatının üzerine şekil verilmiş hali.

    Nervürlü döşemeler: Nervürlü döşeme [( Döşeme açıklıklan büyüdükçe plak kalınlığı da artacağından aralıkları en az 70 cm olan kirişli döşemeler yapmak zarureti ortaya çıkar. Bu lür döşemelere dişli döşemeler denir.Dişli döşemelerde serbest açıklık en çok 70 cm diş genişliği en az 10 cm plak kalınlığı ise S cm den deprem bölgelerinde 7 cm den büyük olmalıdır.) (Dişler arasının boş bırakılmasından ileri gelen önemli hafiflik bu döşemelerin statik üstün tara fidir. Dolgu bloklarının statik etkisi yoktur.

    Net Beton Örtüsü: Net beton örtüsü en dıştaki donatı dış yüzü ile en dış beton lifi arasında kalan uzaklıktır.

    Normal Ağırlıkta Beton: Etüv kurusu durumdaki birim hacim kütlesi ( yoğunluğu ), 2000 kg/m3′ten büyük, 2600 kg/m3′ten küçük olan beton.

    Normal Agrega: EN 1097-6′ya uygun olarak tayin edilen etüv kurusu tane birim hacim kütlesi 2000 kg/m3 – 3000 kg/m3 arasında olan agrega.

    Normal hendek kazısı: Derinliği 1,25~4,5m arası olan hendek kazısıdır.

  • Oluk Taşı: Beyaz çimento veya normal çimentolu buhar kürlü genellikle (3x10xserbest boy ) cm boyutlarında su akıtma düzeneği. Üstü açık su yolu.

    Ortalama Yük: Benzer yapılarda bu yapılar için ögörülen hesap ömrü süresince oluşan maksimum yük değerinin ortalamasıdır.

    Otoklavlanmış gözenekli beton: Özellikle prekast endüstrisinde yüksek ısı dayanıklılığı nedeniyle kullanılır. Portland çimentosu, kum veya siilsli malzeme, alçı taşı ve kireç ve ince öğütülmüş aliminyjmve suda yapılır. İlk karışım portland çimentosu, kum, kireç ve alçıtaşından oluşan bir harçtır. İnce öğütülmüş aliminyum eklenir ve kalıplara yerleştirilir. İnce öğütülmüş alüminyum çimento ve kireçle reaksiyona girerek hidrojen gazı açığa çıkarırlar. Homojen olarak hacmi 5 katına çıkarırlar. İstenilen şekilde kesilirler. Kesilen malzemeler yüksek ısı ve basınçlı kür uygulanır ve son hacmin %80 i hava kabarcıklarından oluşur.

    Orografik Yağış: Nemli bir hava kütlesi bir dağ dizisine çarpmamak için yükselirken soğur ve yağışa sebep Genellikle dar ve dik vadilerde görülür. Vadi içindeki akarsudan buharlaşan su yükselir, yükseldikçe hava soğur.

    Oluk Taşı: Beyaz çimento veya normal çimentolu buhar kürlü genellikle (3x10xserbest boy ) cm boyutlarında su akıtma düzeneği. Üstü açık su yolu.

    Okside Asfaltlar: Asfalt çimentosuna veya asfaltik yağlara hava üflemek suretiyle elde edilirler. Böylece normal asfaltlara göre yumuşama noktası  yükseltilmiştir.

  • Öngermeli beton: Çelik tendonların gerilmesinden sonra betonun dökülerek betonun basınç altında tututalarak çekme gerilmelerinin etkisinin azaltılması büyük açıklıkların geçilmesi sağlanır.

    Özgül ağırlık: Boşluksuz birim hacmin ağırlığı.

    Özel İnce Yonu Taş: Her taşın görünen yüzeylerinin ölçüleri projelerine göre yapılmış ve yonu şekli ince yonu taş esaslarına uyularak hazırlanmış taşlardır.

    Özel Kaba Yonu Taş: Görünen yüzeylerinin ölçüleri projesine göre yapılmış ve yonu şekli kaba yonu taş esaslarına uyularak hazırlanmış taşlardır.

  • Paspayı: Resimde paspayını görebilirsiniz. Döşeme kalıbının üstüne bir sıra dizilen pas paylarının üstüne demir donatılar yerleştirilerek demirlerin betonun içinde kalması sağlanır.

    Perde Duvar: Yapılarda, eni boyunun 7 katından fazla olan taşıyıcı düşey yapı elemanı.

    Pişmiş Şist: Pişmiş şist, özellikle yağlı şistten özel bir fırında yaklaşık 800°C sıcaklıkta üretilen puzolanik özellikte bir maddedir. Bileşim ive üretim prosesi nedeniyle esas olarak dikalsiyum silikat ve monokalsiyum aüminat olmak üzere klinker fazlarını ihtiva eder. 28 günlük basınç dayanımı en az 25MPa olmalıdır. EN 196-3 ‘e göre teste tabi tutulduğunda genleşme 10mm altında olmalıdır.

    Plastik Rötre Çatlağı: Su kaybından dolayı betonun kalıcı olarak küçülmesinden dolayı çekme dayanımına dayananamayan betonun çatlaması.

    Polimer-Portland Çimentosu: Polimer-portland çimentosu betonları (a) Lateks Modifiye Betonlar (LMB) ve (b) Polimer Emdirilmiş Betonlar (PEB) olarak iki gruba ayrılır.

    Porozite: Çimentonun hidratasyonu için gereğinden fazla kullanılmış olan su beton kutlesi içindeki boşluklarda kalır ve beton dayanıklılığına önemli ölçüde etki yapabilir.

    Portland çimentosu: Portland çimentosu klinkerinin bir miktar alçı taşı (CaSO4, 2H2O) ile birlikte öğütülmesi sonucu elde edilen hidrolik bağlayıcılardır.

    Priz Başlama Süresi: Çimentoya su katılarak hamurun oluşturulduğu andan itibaren hamurun akıcılığını ve plastikligini kaybettigi an arasında geçen süre. Bu süre Vicat aleti ile yapılan özel bir deney ile belirlenir. Bu deney ile Vicat iğnesinin cam levhaya 3 mm- 5 mm uzaklık kalıncaya kadar inmesi arasında geçen zaman ölçülür.

    Priz Bitme Süresi: Standart koşullarda hazırlanmış çimento hamurunun belirli bir serteşmeye eriştigi ana kadar geçen süre.

    Priz Süresini Geciktirici Katkılar: Sıcak havalarda beton dökülmesi; beton karıştırma ve yerleştirme işlemleri arasındaki sürenin uzun olduğu durumlarda; kütle betonlarında peşpeşe iki döküm arasında soğuk derz oluşmasını önlemek amacıyla ve döşemelerde kalıp deformasyonlarından meydana gelebilecek beton çatlaklarını önlemek gibi maksatlarla kullanılırlar. Geciktirici etkilerini çimentoların ana bileşenlerinden olan C3S’in hidratasyon hızını azaltarak gösterirler. Geciktirici etkileri kullanılan katkı miktarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu miktar belli bir kritik değerden fazla olduğu taktirde, C3S hidratasyonu tamamiyle durur ve beton hiç bir zaman sertleşmez. Dolayısıyla, priz geciktirici katkılar üreticinin belirttiği en çok miktarın üzerinde kullanılmamalıdır.

    Priz Süresini Hızlandırıcı Katkılar: Betonda sonlama, kalıp sökme gibi işlemlerinin daha kısa sürede gerçekleştirilmesi; erken yüksek dayanım elde edilmesi ve soğuk havalarda beton dökülmesi gibi amaçlarla kullanılırlar. Hızlandırıcı etkilerini çimentoların ana bileşenlerinden olan C3S’in hidratasyon hızını artırarak gösterirler. Hızlandırıcı katkılar kullanıldığında betonun taşıma, yerleştirme ve sıkıştırma gibi işlemleri için gereken sürenin de kısalacağı unutulmamalıdır. Dolayısıyla, söz konusu işlemler için iyi bir zaman programlaması gerekir. Bazı priz süresini hızlandırıcı katkılar klor iyonları içerir. Klor betonarme donatılarının paslanmasını hızlandırdığından bu tür katkıları kullanmak zararlı olabilir.

    Puzolan: Puzolanik malzemeler kendi başlarına bağlayıcı özelliği bulunmayan, ancak ince öğütülmüş halde ve rutubetli ortamda kalsiyum hidroksitle reaksiyona girip bağlayıcı özelliğe sahip bileşenler meydana getiren silisli veya silisli ve aluminli malzemelerdir. Bims, çeşitli volkanik küller ve tüfler doğal puzolanlardır. uçucu küller; silis dumanı ise yapay puzolanlara örnek olarak gösterilebilir. Puzolanik malzemelerin betonda kullanımı, esas itibariyle, çimentonun hidratasyonu sonucunda önemli miktarlarda ortaya çıkan ve gerek dayanım gerekse dayanıklılık açısından betona her hangi bir olumlu etkisi söz konusu olmayan, kalsiyum hidroksitin bu malzemelerle raeksiyona girerek daha fazla miktarda bağlayıcı özelik gösteren bileşenler oluşturması temeline dayanır. Bu bileşikler hidrolik maddelerinin sertleşmesinde oluşan bileşiklerle benzerdir. Reaktif silisyumoksit oranı %25′ten az olmamalıdır.

    Plastisite: Plastisite : İlk şekle dönüş olmayan malzemelere has bir özelliktir.

    Perde Duvar: Yapılarda, eni boyunun 7 katından fazla olan taşıyıcı düşey yapı elemanı.

    Peternoster: Sürekli hareket halinde olan asansörlere “PATERNOSTER” denilmektedir Bu tip asansörlerin işletme ve bakim giderleri düşüktür ve iniş-çıkışın çok yoğun biçimde yapıldığı iş ve ticaret merkezleriyle iş hanlarında uygulanırlar.

    Platform: Yolun banket dış sınırları arasında kalan yüzeydir.

    Pafta: 1. Büyük harita, plan veya modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri. 2. Metal çubuk paftave borulara diş açan alet, yivaçar. 3. Süs için at takımlarına veya başka yerlere takılan metal pul veya çakılan iri başlı çivi 4. Büyük benek, leke.

    Pafta: Arazilerin teknik usullere göre ölçülüp belli oranda küçültülerek bir altlığa çizilmiş haritasıdır. Pafta asılları Genel Müdürlüğün izni olmadıkça daire dışına çıkarılamaz. Ancak gerektiğinde yeniden çizilebilir.

    Parsel: Sınırları haritalarla belli edilmiş arazi parçasıdır. Bu harita; kadastro haritası ise kadastro parseli, imar haritası ise imar parseli adı verilmektedir.

    Parselasyon: İmar parselleri oluşturmak amacıyla, parseller içerisinde yol, meydan, yeşil alan, park, otopark vb. kamu hizmetlerine ayrılan yerlerden herhangi birini veya birkaçını kapsayacak şekilde yapılan taşınmaz malları ayırma işlemidir.

    Priz Geciktirici: Beton prizinin haşlama ve bitiş sürelerini uzatan kalkı. Karışım suyun azaltıcı: Daha az beton suyu kullanılmasını sağlayan kalkı.

    Proje: Onaylanan veya hazırlanan planlar, boy kesit ve en kesitler. Örnek en kesitler ve diğer detay resimleri ve benzerleridir.

    Poz (İş Kalemi): Teknik, özel ve yapım şartları ile birim fiyat tarifleri bulunan ve anlaşmalarında bedeli gösterilen veya sonradan yeni fiyatı yapılan iş birimleri.

    Perlit: Volkanlardan fışkıran levhaların katılaşmasıyla oluşmuş hafif malzeme.

    Penetrasyon: Bitümlü malzemelerin, standart bir iğnenin belirli bir yük altında ve sürede, belirli sıcaklıktaki bir numune içerisine dikey olarak girdiği derinlik cinsinden ifade edilen kıvamlılığı.

    Platform: Yolun banket dış sınırları arasında kalan yüzeydir.

    Plentmiks: Plentte (tesiste) karıştırma demektir.

  • Refrakter Beton: Isı geçirimliliği az olan yüksek ısılara dayanıklı beton. Bu betonun yapımında kalsiyum aluminatlı çimentolar ve refrakter agregalar kullanılır.

    Reoloji: Betonun işlenebilirliğinin çökme gibi deneylerle belirlenmesi çok pratik olmasına rağmen kesin sonuçlar vermez. Esas olan betonun iki noktalı işlenebilirlik deneyine tabi tutulmasıdır. Betonun içine konulan bir pervanennin ilk olarak hangi kuvvette dönerek çalışmaya başladığı ve dönme sırasında harcadığı kuvvetler belirlenir.

    Röpriz: Beton dökme işlemine ara verildikten sonra, yeniden beton dökme işlemine daha öce dökülen kısım katılaşmaya başladıktan veya tamamen katılaştıtan sonra devam edilen yerlere beton ek yerleri veya RÖPRİZ denir. Bu ek yerleri betonun zayıf kısımlarıdır. Bu yüzden ek yeri basınç gerilmeleri doğrultusuna dikey olarak düzenlenmelidir

    Rötre: Betonda, hiç yük uygulanmamışken bile, ortam rutubeti ve sıcaklığına bağlı olarak, deformasyonlar görülebilir. Taze haldeyken içerdiği suyun ortam rutubetine bırakıldığında buharlaşma yoluyla kaybolması betonun rötre denilen büzülmesine neden olur. Büyük kütleler halinde dökülen betonlarda (örneğin, beton barajlardaki kütle betonları) yüzeyinin soğuması, iç kısımlarının sıcak kalması nedeniyle ısıl rötre meydana gelebilir. Rötre beton açısından kritik bir olgudur. Engellendiğinde, çekme gerilmeleri yaratır. Betonun çekme dayanımının düşük olduğu göz önünde bulundurulursa, bu çekme gerilmeleri çatlakların oluşmasına neden olur.

    Radye Temel (Radye Jeneral): Radye Jeneral olarak da isimlendirilen bu temeller, dolma zeminlerde yada emniyet gerilmesinin çok düşük olduğu ve temel zeminin fazlaca sıkışabilme özelliği gösterdiği veya temel duvarı ve kolonların birbirine çok yakın olması durumlarında uygulanır. Burada bina, zemini tamamen örten ve tersine çalışan bir döşeme üzerine oturtulur.

    Rıht: İki Basamak arasındaki dik yüzeye rıht denir.

    Rijit temel: Derinliği fazla olan temellerde, zemindeki elastiki şişmeleri ve farklı oturmaları; ayrıca temel duvarlarına yanlardan gelecek zemin basınçlarını karşılamak için uygulanır. Betonarmeden bir bütün olarak yapılan rijit temel; döşeme, perde duvarı, kolon ve kirişlerden oluşur.

    Rolled Asfalt: Gradasyon ve oranları, teşkil ettikleri karışımın sıcak iken serilmesini ve sıkıştırılmasını mümkün kılacak şekilde ayarlanmış olan, nispeten sert bir bitüm ve agregadan müteşekkil, oldukça az boşluklu bir karışımdır.

    Röleve: Yapılmış olan işlerin aslında uygun olarak resimlerin çizilmesi.

    Rölyef (Kabartma): Kil, alçı, taş gibi işlenebilir gereçleri alçaklı yüksekli yüzeyler halinde biçimlendirerek meydana getirilmiş yapıt, rölyef.

    Rayiç: Bayındırlık Bakanlığınca her yıl ait olduğu yıl içinde geçerli olan ve yayınlanan, idarelerin işlerinde ve ihalelerinde uymak zorunda oldukları malzeme, işçilik, makine fiyatları, katsayı ve baz fiyatlarıdır. (Örneğin: Elle Yapılacak Kazı için Kullanılacak İşçilik Ücretini Belirler.)

    Rayiç: Bayındırlık Bakanlığınca her yıl ait olduğu yıl içinde geçerli olan ve yayınlanan, idarelerin işlerinde ve ihalelerinde uymak zorunda oldukları malzeme, işçilik, makine fiyatları, katsayı ve baz fiyatlarıdır. (Örneğin: Elle Yapılacak Kazı için Kullanılacak İşçilik Ücretini Belirler.)

    Rayiç: Bayındırlık Bakanlığınca her yıl ait olduğu yıl içinde geçerli olan ve yayınlanan, idarelerin işlerinde ve ihalelerinde uymak zorunda oldukları malzeme, işçilik, makine fiyatları, katsayı ve baz fiyatlarıdır. (Örneğin: Elle Yapılacak Kazı için Kullanılacak İşçilik Ücretini Belirler.)

    Rolled Asfalt: Gradasyon ve oranları, teşkil ettikleri karışımın sıcak iken serilmesini ve sıkıştırılmasını mümkün kılacak şekilde ayarlanmış olan, nispeten sert bir bitüm ve agregadan müteşekkil, oldukça az boşluklu bir karışımdır.

    Rodmiks: Yolda karıştırma demektir.

    Rolled Asfalt: Gradasyon ve oranları, teşkil ettikleri karışımın sıcak iken serilmesini ve sıkıştırılmasını mümkün kılacak şekilde ayarlanmış olan, nispeten sert bir bitüm ve agregadan müteşekkil, oldukça az boşluklu bir karışımdır.

  • Schmidt Çekici: Serleşmiş betonun hasarsız deney metodlarından biridir. Yüzey sertliğine göre dayanım belirleme metodudur. Yaşlanmış betonda karbonatlaşma sertleşmesinden dolayı doğru sonuçlar vermez. Kalbirasyonunun belli aralıklarla yapılması gerekmetedir. Schmidt çekici eski betonlarda alınan karot üzerinde okunduktan sonra binanın diğer elemanlarında okunarak korelasyon yapılmalıdır.

    Serbest Kireç: Klinker oluşurken silisyum oksit, aluminyum oksit ve demir oksit ile bağlanmayarak kalsiyum oksit serbest kireç olarak adlandırılır. Genleşmeye neden olur.

    Sertleşmiş Beton: Hidratasyon reaksiyonunun ardından katılaşmış durumdaki, belirli seviyede dayanım kazanmış beton.

    Sıkışık Birim Ağırlığı: Agrega ölçü kabı şişleme çubuğu ile sıkıştırılarak veya kaba titreşim uygulanarak yerleştirilmesiyle elde edilir. Doğal olarak bir agreganın sıkışık birim ağırlığı değeri genelde 1.20 ile 1.80 kg/dm3 arasında değişir. Birim ağırlık değerleri, agreganın granülometrisine, kusurlu malzemenin miktarına, yerleştirme şekline ve agreganın özgül ağırlığına bağlıdır.

    Sıkıştırılabilme Derecesi: Taze beton karışımlarının işlenebilme özelliğini belirlemek amacıyla yapılan bir deney. Beton karışımı, kontröllü koşullar altında bir ölçü silindirinin içine düşürülür ve bu suretle kısmen sıkışmış olur. Bu halde ağırlığı ölçülür. Aynı kalıp içinde, aynı kanşım şişlenerek iyice sıkıştırılır ve tartılarak ağırlığı belirlenir. Aynı hacimdeki kısmen sıkıştırılmış karışım ile tam sıkıştırılmış karışım ağırlıkları oranına denir.

    Silindirle Sıkıştırılmış Beton: Çökme değeri 0 olan bir beton karışımının toprak dolgu veya kaya dolgu baraj inşaatlarında kullanılan deney düzeni kullanılarak taşınması, yerleştirilmesi ve sıkıştırılmasıyla elde edilen kütle betonudur. Normal betonlar için geçerli olan S/Ç-dayanım ilişkisi bu betonlar için geçerli değildir. Uygun bir karışım sıkıştırma deney düzeniının beton üzerinde rahatça, betona batmadan hareket edebileceği en fazla su içeren karışımdır. İşlenebilirlik bakımından, bu betonlarda uçucu kül kullanımı yaygındır.

    Silis Dumanı: Yüksek miktarda amorf silisyum dioksit ihtiva eden çok ince küresel partiküllerden oluşan endüstriyel yan ürün bir puzolanik maddedir. İşlem esnasında büyük bir miktarı SiO2’dan oluşan gaz oluşur, SiO’nun, fırının nispeten soğuk kısmında havadaki oksijenle hızlı bir şekilde soğuması sonucunda, camsı yapıdaki SiO2 parçacıkları oluşmaktadır. Bu parçacıklar fiber filtrelerden geçirildikten sonra yoğunlaştırılmış silis dumanı parçacıkları olarak elde edilmektedirler. EN 197-1′ e göre S adı olarak adlandırılırlar.

    Sinterleşme: 1450 C civarında kuru fazda ve sıvı fazda çimento klinker bileşenlerinin meydana gelmesi

    Sıva: Yapılarda iç ve dış cepheye mimari özellik kazandırmak , yapı elemanlarını korumak ve izolasyon için uygulanan koruma tabakası.

    Sülfat Etkisi: Doğada bulunan sülfat iyonları betona nüfuz ederek burada çimentonun hidratasyonuyla elde edilen kalsiyum hidroksit (CH) ve kalsiyum aluminat hidratlarla (C-A-H) reaksiyona girerek, sırasıyla alçı ve etrenjit adı verilen ürünler oluştururlar. Bu ürünlerin her ikisi de betonda genleşmelere ve dolayısıyla çatlama ve bozulmalara yol açarlar. Sülfat etkisinin azaltılması için iki önlem türü bulunur. Bunlardan birincisi, çimentodaki C3A miktarının azaltılması, ikincisi ise çimento hidratasyonu sonucunda oluşan kalsiyum hidroksitin çeşitli mineral katkılar içeren çimentolar kullanılarak azaltılmasıdır.

    Sürekli Gradasyon Eğrisi: En küçük agrega tane büyüklüğünden başlayarak belirli bir büyüklüğe kadar bütün agrega tanelerini içeren eğridir.

    Sürekli Yük: Kalıcı yükler ile yapı üzerinde uzun süre kalacağı bilinen haraketli yüklerin tümü sürekli yüklerdir (sürekli kalacak eşya ağırlığı vb.)

    Siklonik Yağış: Alçak basınç merkezlerinde yükselen havanın su buharı yoğunlaşır ve yağış haline geçer. Genellikle etrafı dağlarla çevrili büyük ovalarda oluşan yağış şeklidir. Hava yükselirken soğur ve geniş alan içinde yağış olarak yeryüzüne düşer. Yaz aylarında kısa süreli ve şiddetli olur.

    Süneklik: Kırılmadan önce büyük şekil değistirme yapabilme özelliği.

    Süreksizlik Gerilmeleri: Silindirik kapların uçlarındaki kapak kısımlarında kesme kuvvetleriyle eğilme momentleri ortaya çıkar. Kesme kuvveti ile Eğilme momentinden kaynaklanan bu gerilmelere süreksizlik gerilmeleri adı verilir.

    Sıva altı anahtar: Sıva altı anahtarı, gövdesi duvara gömülen, kapağı sıva üzerine oturan anahtar.

    Sıva üstü Anahtar: Tasıyıcı parçaya tutturulan anahtann tümü sıva üzerinde kalan anahtar.

    Sıva dibi Merdiven Süpürgeliği: Genellikle korkuluk demirleri limonluk üzerine oturur. Merdivenin bitişik olduğu ya da ankastre edildiği duvar tarafındaki ucunu sudan, çarpma ve diğer zararlı etkilerden koruyabilmek için belirli bir yükseklikte taş, mermer, mozayik gibi malzemelerle 10-15 cm yüksekliğinde ve bir sıva kalınlığı kadar kaplanır; buna “SIVA DİBİ” ya da “MERDİVEN SÜPÜRGELİĞİ” denilir.

    Sömel: Temel duvarları yada kolonlar altına, yükü daha geniş bir alana yayamak amacıyla yapılan elemanlara sömel denir.

    Sürekli Temel: Bu tür temellere şerit veya mütemadi temel de denilmektedir. Temel semininin sağlam olduğu basit yığma binalarda, temel duvarları ya doğrudan temel tabanı üzerine (şekil 1a) veya temel zemini üzerine dökülen betonarme duvar altı sömeli (şekil 1b) yada taştan yapılan taş sömel (şekil 1c) üzerine oturur.

    Saçak Seviyesi: Binanın son kat, tavan döşemesinin üst kotudur.

    Standardizasyon: Belirli bir çalışmanın o çalışma ile ilgili bulunanların ve özellikle milli ekonominin yararına olmak üzere tüm tarafların katkı ve işbirliği ile belirli kurallar koyma ve kuralları uygulama işlemidir.

    Standardizasyonun Konusu: Standardın konusunu somut kavramlar yani her türlü madde, malzeme, ürün ve mamüller ile terimler, birim ve semboller, metodlar, mimikler, uygunluklar gibi somut kavramlar oluşturmaktadır. Ekonomik, sosyal ve kültürel hayatın her kademesinde binlerce standart konusu bulunmaktadır. Ancak güzel sanatlar sanatçının niteliği dolayısıyla kendi ruh ve düşünceleri ve dünya görüşü nedeniyle standart konusu olamaz.

    Standardizasyonun Faydaları: Üreticiye Faydaları

    Standart: Standartlar bilimsel, teknik ve deney çalışmalarının kesinleşmiş sonuçları esas alır. Günümüzdeki şartları belirlemek ile yetinmez aynı zamanda geleceğin gelişme şartlarını da göz öüne alır.

    Sıvı Petrol Asfaltı: Asfalt çimentosuna benzin veya gazyağı veya mazot ilavesiyle elde edilen malzemedir.

    Stabilite: Kaplamanın deformasyona karşı direnme kabiliyetidir.

    Sert Kaya Kazısı: Patlayıcı madde kullanılarak atılabilen. kırıcı tabanca ile parçalanıp sökülebilen, kalın tabaka ve kitle halindeki gre ve konglomera» andezit, dasit, trakit, gnays. ayrışmamış serpantin ve bazalt tüfleri ve benzerleri ile 0,400 m3 den büyük aynı cins kaya bloklarının kazısı «SERT KAYA KAZISI» dır.

    Sert kaya zeminler: Patlayıcı madde kullanarak atılan, kırıcı tabancayla parçalanıp sökülen kalın tabaka ve kitle halinde sert gre, kesif kalker, endezit, trakit, ayrışmış serpantin, betonlaşmış konglomera, bazalt lüfleri, mermer, 0,400m³ ten iri aynı cins blok taşlar vb. zeminlerdir.

    Sert Küskülük Kazısı: Kazmanın sivri ucu, küskü, kama, tokmak ve kırıcı tabanca ile kazılabilen, çok ayrışmış yapıdaki; granit, granodiorit, andezit, dasit, trakit, serpantin ve benzerleri,

    Sert Toprak Kazısı: Kazmanın yassı ve ara sıra sivri ucu ile kazılabilen kil, kumlu kil, çakıllı kil ve kürekle atılabilen taşlı toprak ve benzeri zeminler.

    Sert toprak zeminler: Kazmanın yassı ve ara sıra sivri ucuyla kazılabilen toprak, kumlu kil, gecşek kil, killi kum, kürekle atılabilen taşlı toprak vb. zeminlerdir.

    Sığ hendek kazısı: Derinliği 1,25 m’ye kadar olan hendek kazısıdır.

    Silt: Kayaların parçalanması sonucu elde edilen granuler malzeme. 75 mikron altı malzemelerdir.

  • Şantiyede Hazırlanan Beton: Beton kullanıcısı tarafından, sadece kendi kullanımı için şantiyede hazırlanan beton.

    Şartname (Şartnameler): İşin yapılışına ve malzemesine ait direktifleri. metotları, nitelikleri, miktarları ve diğer şartları gösteren, fenni, genel, özel ve ek şartnamelerdir. Genel olarak yeni şartname maddelerini veya fenni şartnamedeki maddelerde yapılan değişiklikleri içine alan şartnameler «Ek Şartname» lerdir. Her işin özelliğine göre hazırlanmış bulunan, işin yapılışına ait direktifleri ve şartları, fenni şartnamede bulunmayan fazla detaylı değişiklikleri içine alan ve her iş için ayrıca hazırlanan şartnameler. «Özel Fenni Şartnameler» dir.

    Şantiye Şefi: Müteahhit adına işin yapılmasını teknik ve idari bakımdan yürüten, iş süresince şantiyede bulunan ve müteahhit tarafından kendisine temsil yetkisi verilen ve Mühendis ve Mimar Odaları Kanunu’na göre bu yetkiyi ve sorumluluğu taşıyabilecek şahıstır.

    Şartname (Şartnameler): İşin yapılışına ve malzemesine ait direktifleri. metotları, nitelikleri, miktarları ve diğer şartları gösteren, fenni, genel, özel ve ek şartnamelerdir. Genel olarak yeni şartname maddelerini veya fenni şartnamedeki maddelerde yapılan değişiklikleri içine alan şartnameler «Ek Şartname» lerdir. Her işin özelliğine göre hazırlanmış bulunan, işin yapılışına ait direktifleri ve şartları, fenni şartnamede bulunmayan fazla detaylı değişiklikleri içine alan ve her iş için ayrıca hazırlanan şartnameler. «Özel Fenni Şartnameler» dir.

    Şev ölçüsü: Eğik yüzeylerin yatayla yaptıkları açının kotanjant olarak değeridir.

  • Tarafsız Eksen: Eğilmeye maruz elemanlarda birim uzama oranı ‘0 olduğu eksendir.

    Tarif Edilmiş Beton: Kullanılacak bileşen malzemeler ve karışım oranlarının imalâtçıya tarif edildiği ve imalâtçının bu karışım oranlarına sahip betonu temin etmede sorumlu olduğu beton.

    Tasarlanmış Beton: Gerekli özellikler ve ilâve karakteristiklerin imalâtçıya tarif edildiği ve imalâtçının bu özellikllerle ilâve karakteristiklere uygun betonu temin etmede sorumlu olduğu beton.

    Taşıma Gücü Sınır Durumu: Taşıma gücü sınır durumu, yapı elemanlarının taşıyıcı özelliklerini yitirerek göçmeleri durumunda ulaşacakları taşıma kapasitelerinin yapı güvenliği açısından değerlendirilmesi sınır durumudur.

    Taze Beton: Betonun, bütün hammaddelerinin karıştırma işlemi tamamlandıktan sonra, seçilen metotla sıkıştırılabilir haldeki durumu.

    Torba Çimento: 50kg -+%2 olarak ambalajlı olarak torbalanş çimento.

    Transmikser: Kamyon şasisi üzerine monte edilmiş, betonu homojen şekilde karıştırma ve teslime (boşaltmaya) uygun beton karıştırıcısı.

    Tras: Aktif volkanik tüf olan tras bir doğal puzolandır. Trasın kimyasal bileşiminde % SiO2 + % Al2O3+ % Fe2O3 %70′den fazla olmalıdır. Tras silika ve alümin içeren volkanik bir tüftür. Kendi başına bulunduğu zaman bağlayıcı özelik göstermediği halde, bu tüf çok ince taneli olacak tarzda öğütüldüğü takdirde ve kalsiyum hidroksit ile sulu ortamda biraraya getirildiğinde, bağlayıcı özelik göstermektedir.

    Tüvenan Agrega: Boy sınıflarına ayrılmadan, olduğu gibi kullanılan doğal karışık agregadır.

    Tse Türk Standartları Enstitüsü: Her türlü madde ve mamüller ile usul hizmet standartlarını hazırlamak amacıyla kurulan ve özel hukuk hükümlerine göre yönetilen bir kamu kuruluşudur .

    Teğet Modülü: Orantı limiti üstündeki noktalardaki diyagram eğimine teğet modülü (Et) adı verilir.

    Tekil (Münferit veya ayak) Temel: Münferit veya ayak temel de denilen bu temeller, temel zemininin orta sertlikte ve bina ağırlığının daha az olması durumlarında uygulanır. Tekil temeller zemine, genellikle kare veya dikdörtgen, nadiren de daire ya da çokgen tabanlı sömellerle oturtulur.

    Temel: Yapının kendi ağırlığıyla, üzerine binen tüm yükleri alıp, zemine aktaran yapı elemanlarına temel denir.

    Temel türleri: 1. YÜZEYSEL TEMELLER

    Ters Kemer Şeklinde radye temel: Zeminden gelen bu basıncının yada bina yükünün fazla olması durumunda temel, ters kemer şeklinde düzenlenir.

    Tretuvar: Binayı suya karşı korumak amacıyla bina çevresinde ~1mt genişliğinde yapılan yaya kaldırımıdır.

    Tapu: Arazinin belirli bir parçasının veya üzerine inşa edilmiş bağımsız bölümün malikini gösteren, tapu sicil müdürlüğünce verilmiş, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi bir belgedir. Buna tapu senedi de denmektedir. Daimi ve müstakil haklar için de tapu senedi düzenlenir. İtamat (güven) anlamına gelen ve Türkçe bir kelime olan (tapuk) kelimesinden türetilmiştir.

    Tapu Haritası: Parsellerin geometrik şekillerini gösterir, belirli ölçekte çizilmiş haritaya tapu haritası denir. Kadastro paftası da denmektedir. İmar, kamulaştırma haritaları da tapuya tescil edilmekle tapu haritası vasfını kazanır.

    Tecrit: Bakınız: yalıtım

    Tekniker: Yapıda mimar ve mühendisin yardımcısı durumunda olan ve sıralamada bunlardan hemen sonra gelen, bu ünvanı veren okuldan mezun teknik eleman.

    Temel yatağı: Temelin oturacağı tabii zemine temel yatağı adı verilir.

    Tesviye: Düzleme, düzeltme, istenilen hacme sokma işi. Betonun tesviyesi: Betonda Mastarlama

    Taşeron: İşin bir kısmının yapılması, İdare tarafından veya idarenin onaması ile müteahhit tarafından kendisine verilen ve sözleşme ile idareye veya müteahhide bağlı olan özel veya tüzel kişilerdir. Müteahhide sözleşmeyle bağlı olan taşeronun idareye karşı hiçbir resmi sıfatı ve yetkisi yoktur.

    Takviye Tabakası: İnce tesviye tabakasının bu ad ile de anılması mümkündür.

    Temel Tabakası: Kaplama tabakası ile ince tesviye yüzeyi veya alt temel tabakası arasında bağlantıyı sağlayan, yük dağıtımı ve düzgünlük sağlayan yola gelen yükleri taşıyan ve alt temel tabakası veya alt yapıya intikal ettiren tabakadır.

    Toprak İşleri: Her cins ve klastaki toprak, bataklık zemin, küskülük. kaya, v.s. gibi zeminlerde yapılan kazı dolgu v.s. tesviye işleridir.

    Tabii Zemin: Arazinin hafriyatınının yapılmamış ve kotlanmamış, hali hazırdaki vaziyetidir.

    Toprak Kazısı: Küskülük ve kaya zeminler dışında kalan diğer zeminlerin kazısı TOPRAK KAZISI’ dır.

    Toprak Zeminler: Toprak Zeminler ikiye ayrılır:

    Tras: Aktif volkanik tüf olan tras bir doğal puzolandır. Trasın kimyasal bileşiminde % SiO2 + % Al2O3+ % Fe2O3 %70′den fazla olmalıdır. Tras silika ve alümin içeren volkanik bir tüftür. Kendi başına bulunduğu zaman bağlayıcı özelik göstermediği halde, bu tüf çok ince taneli olacak tarzda öğütüldüğü takdirde ve kalsiyum hidroksit ile sulu ortamda biraraya getirildiğinde, bağlayıcı özelik göstermektedir.

  • Uygunluk Burulması: Uygunluk burulması , taşıma gücü sınır durumunda taşıyıcı sistemdeki dengenin sağlanması için hesaba katılması zorunlu olmayan burulmadır.

    Uygunluk Burulması: Taşıma gücü sınır durumunda taşıyıcı sistemdeki dengenin sağlanması için hesaba katılması zorunlu olmayan burulmadır.

    Uygulama yılı: İşlerin gerçekleştirildiği yıl.

    Uygulama yılı birim fiyatları: Uygulama yılına ait bedel.

  • Üstten kirişli radye temel: Kirişler, radye temelin üzerine oturtulur. Ancak, bodrum döşemesinin düz olması istendiğinde; kiriş aralıkları, kiriş yüksekliğinde cürüf, perlit vb. doldurularak üzerine, düz döşeme yapılır.

    Üst Yapı: Bakınız: Yol Üst Yapısı Köprü Üst Yapısı

    Üstten kirişli radye temel: Kirişler, radye temelin üzerine oturtulur. Ancak, bodrum döşemesinin düz olması istendiğinde; kiriş aralıkları, kiriş yüksekliğinde cürüf, perlit vb. doldurularak üzerine, düz döşeme yapılır.

  • Vakum Betonu: Vakum betonu, yerleştirme işleminden hemen sonra beton yüzeyine konulan vakum panelleri ve uygun bir vakum pompası vasıtasıyla karışım suyunun bir kısmının betondan uzaklaştırılmasıyla elde edilir. Vakum uygulamasıyla, yüzeyden 15-30cm derinlikteki bölgede bulunan suyun yaklaşık 1/3’ü alınabilir. Ancak, yaygın uygulama 15cm derinliğe kadar olan kısımdan karışım suyunun yaklaşık %20’sinin vakumlanarak alınması yönündedir. Vakum betonlarında, suyun bir kısmının alınması nedeniyle, su-çimento oranı azaltıldığından daha yüksek dayanımlar ve dayanıklılık sağlanır. Bu uygulama geniş yüzey alanına sahip, kalınlığı fazla olmayan betonlarda olumlu sonuç verir.

    Ve Be (betonda): Kuru kıvam betonlara uygulanan betonun belli yükseklikten akma hızı.

    Vibrasyon: Betona enerji verilerek içinde hapsolmuş olan havanın dışarı çıkartılmasını sağlayan dalıcı , yüzey veya kalıp vibratörü gibi çeşitleri olan alet.

    Vicat: Priz başlama süresitayininde kullanılır.

    Viskozite: Bir akışkanın, iç sürtünmelerinden dolayı, harekete karşı direnç göstermesini sağlayan özelliği ve bu özelliğin kabul edilmiş bir metoda göre tayin edilen nümerik değeridir.

    Viskozite Deneyi: Asfaltların tatbikat esnasında ısıtıldıkları sıcaklık hudutları içerisindeki akma özelliklerini tayin eden deney. Asfalt çimentosu viskoziteleri veya kıvamlılıkları, ya saybolt furol veya kinematik viskozite deneyi ile ölçülür.

  • Yalancı Derz: Saha betonlarında (bkz: saha betonu) bırakılan derzlerdir. Beton çatlaklarının belli yerde toplanması ve burada üzerinin derz dolgusuyla doldurulması sağlanır. Saha betonlarında derinliğin 1/3 veya 1/4 kadarı kesilerek yapılır.

    Yalancı Priz: Çimentoya su ilavesinden hemen birkaç dakika sonra çimento hamurunda görülen katılaşma ile karakterize edilir. 110 C-300 C arasında olur. Daha çok alçıtaşının (CaSO4(1/2)H2O) yarım molekül su veya susuz anhidrit (CaSO4) şeklinde olmasından kaynaklanabilir.

    Yapay Agrega: Isıl veya diger uygulamaları ihtiva eden bir endüstriyel işlem sonucunda elde edilen mineral kökenli agrega. Yapay agregalar, beton üretimi ile doğrudan ilgisi bulunmayan bir endüstri kolunda yan ürün olarak ortaya çıkan malzemeden üretilen agregalar, veya bir malzemeye ısıl işlem uygulayarak beton yapımı için uygun duruma getirilen agregalardır. Yüksek fırın cürufu, uçucu kül agregası, genleştirilmiş perlit, ve genleştirilmiş kil, yapay agregalardır.

    Yüksek Fırın Cürufu: Demir cevheri, esas olarak demir oksit bileşenlerinden oluşmaktadır. Hematit (Fe2O3), magnetit (Fe3O4), limonit (Fe3O4.nH2O) ve siderit (FeCO3), doğada en yaygın olarak yer alan cevherlerdir. Demir cevherlerinde, demir oksitin yanısıra, küçük miktarlarda silika ve kil gibi yabancı maddeler de bulunmaktadır. Demir elde etme işlemi, “yüksek fırın” denilen fırınlarda gerçekleştirilmektedir. Cevherdeki demir oksit, demir durumuna dönüşmektedir. Eriyik durumdaki demir, fırının en alt bölümünde toplanmaktadır. Yine sıcaklığın etkisiyle, kalkerdeki kalsiyum oksit ve demir cevherindeki silika ve alumina gibi yabancı maddeler, eriyik durumda bir topluluk oluşturarak fırının alt bölümünde (eriyik demirin hemen üstünde) yer almaktadır. Yüksek fırından çıkartıldığı zaman yaklaşık 1500 – 1600 °C sıcaklıkta ve eriyik durumda olan curuf, su içerisine dökülerek veya bir başka yöntemle çok çabuk soğutulduğu takdirde, iri kum taneleri gibi granüle duruma gelmektedir. Çok çabuk soğutulma işlemi nedeniyle, curufun yapısı amorf durum kazanmaktadır. Curufun bu haline “granüle yüksek fırın curufu” denilmektedir.Puzolanik özelik göstermektedir. Granule yüksek fırın cürufu , demir cevheri fırınında eritilip arıtılırken elde edilen uygun bileşimdeki ergimiş cürufun hızla soğutulması ile elde edilir, kütlece en az 2/3 oranında camsı cüruf ihitiva eder ve uygun bir şekilde aktifleştirildiğinde hidrolik özellikler gösterir. Granüle yüksek cürufun kütlece enaz %66′sı kalsiyum oksir, magnezyum oksit, ve silsiyum dioksit toplamında meydana gelmelidir. Geri kalan kısmı bir maktar aliminyum oksit ihtiva eder. Kütlece (magnezyum oksit + kalsiyum oksit)/silisyum dioksit) miktarı 1.0′den fazla olmalıdır. TS EN 197′de S harfi ile kıslatılmıştır.

    Yüzey Vibratörü: Saha betonlarına uygulanır. Mastara takılan bu vibratörlerle beton sıkıştırılabilir. Fakat belli bir kıvam ve derinlik sınırları vardır.

    Yağış: Atmosferden sıvı katı halde (kar, yağmur, dolu vs.) süşen sulara yağış denir.

    Yağış Çeşitleri: Türkiyede değişik bölgelerde yağan yağışlar genellikle dört grupta incelenir:

    Yorulma: Yapı elemanlarının göçme gerilmesinden oldukça küçük gerilme düzeylerine binlerce defa yüklenmesi halinde kırılmasına yorulma adı verilir.

    Yol: Kara ulaştırma araçlarının gidiş gelişini temin amacıyla ortaya getirilen yapının bütünü bu deyimle ifade edilir.

    Yüzeysel Temeller: Yüzeysel temel çeşitler:

    Y.F.Ş.: Yol, Köprü, Sanat Yapıları ve Tünel işlerini kapsayan Yollar Fenni Şartnamesinin kısaltılmış rumuzudur.

    Yalıtım: Bina ile, içerisindeki eşyaları ve insanları su, nem, ısı ve sese karşı koruma önelemlerine yalıtım denir.

    Yapı: Kendi başına kullanılanbilen, insanların oturma, çalışma, dinlenme, ulaşım, eğlenme ve ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasını sağlayan, karada ve suda, daimi veya geçici, yer altı ve yer üstü inşaatı il bunların tamirlerini içine alan tesislere yapı denir.

    Yapı Malzemeleri: Yapıların inşasında kullanılan malzemelere yapı malzemeleri denir.

    Yarma: Yol inşaatlarında: Üst yapı taban kotunun üzerinde kalan kazı hacmidir.

    Yol çatı eğimi (Bombe): Yol platformundaki suların yüzeysel drenajını sağlamak amacıyla yol en kesitinde eksenden iki kenara doğru uygulanan negatif eğim.

    Yeşil defter: Bir iş başladığında, yapılan işlerin miktarları bir defterde tutulur. Her hakediş döeminde hazırlanan metrajlar bu deftere eklenir. Hakedişe girecek olan imalat miktarlarının verildiği bölümdür. Bu bölüme değerler, Hakediş ve Demir Metrajları ile Ataşman defterinden gelebileceği gibi kullanıcı tarafından direkt olarakta girilebilir. Kümülatif yeşil defter mantığı kullanılacaksa yeşil defter aktarma işlemleri kullanılarak yeni yeşil defterin eski değerleri toplam olarak taşıması sağlanmalıdır. İlgili işte kullanılan bir malzemenin toplam imalat miktarı istenilirse yerleri belirlenerek detaylandırılabilir.

    Yeşil defter: Bir iş başladığında, yapılan işlerin miktarları bir defterde tutulur. Her hakediş döeminde hazırlanan metrajlar bu deftere eklenir. Hakedişe girecek olan imalat miktarlarının verildiği bölümdür. Bu bölüme değerler, Hakediş ve Demir Metrajları ile Ataşman defterinden gelebileceği gibi kullanıcı tarafından direkt olarakta girilebilir. Kümülatif yeşil defter mantığı kullanılacaksa yeşil defter aktarma işlemleri kullanılarak yeni yeşil defterin eski değerleri toplam olarak taşıması sağlanmalıdır. İlgili işte kullanılan bir malzemenin toplam imalat miktarı istenilirse yerleri belirlenerek detaylandırılabilir.

    Yeşil defter: Bir iş başladığında, yapılan işlerin miktarları bir defterde tutulur. Her hakediş döeminde hazırlanan metrajlar bu deftere eklenir. Hakedişe girecek olan imalat miktarlarının verildiği bölümdür. Bu bölüme değerler, Hakediş ve Demir Metrajları ile Ataşman defterinden gelebileceği gibi kullanıcı tarafından direkt olarakta girilebilir. Kümülatif yeşil defter mantığı kullanılacaksa yeşil defter aktarma işlemleri kullanılarak yeni yeşil defterin eski değerleri toplam olarak taşıması sağlanmalıdır. İlgili işte kullanılan bir malzemenin toplam imalat miktarı istenilirse yerleri belirlenerek detaylandırılabilir.

    Yapı Malzemeleri: Yapıların inşasında kullanılan malzemelere yapı malzemeleri denir.

    Yol: Kara ulaştırma araçlarının gidiş gelişini temin amacıyla ortaya getirilen yapının bütünü bu deyimle ifade edilir.

    Yol Alt Yapısı: Yolun üst yapısı altında kalan kısmıdır.

    Yol Alt Yapısı Tabanı: Yol alt yapısının oturduğu tabii zemin yüzeyi veya elverişli hale getirilmek üzere değiştirilmiş tabii zemin yüzeyidir.

    Yol Alt Yapısı Tabanı Takviye Tabakası: Yol alt yapısı tabanı altında kazı yapmak, çeşitli malzeme koymak v.s. suretiyle yapılan takviye tabakasıdır.

    Yol Katranı: Çifte Benzol veya Kreozot ilavesiyle elde edilen malzemedir. Sembolü RT dir.

    Yol Üst Yapısı: Kaplama. temel, alt temel tabakalarını içine alan yol yapısıdır.

    Yumuşak Kaya Kazısı: Küskü, kıncı tabanca veya patlayıcı madde kullanılarak kazılabilen. gre, konglomera, yumuşak marnlı kalkerler, şistler. kalın tabakalı flişler, alçı taşı. kısmen ayrılmış serpantin, çatlaklı ve ayrılmış gnays ve mikaşistler, taşlaşmış mam ve kil taşlan. konsolide tüfler, grovak, şeyl ve benzerleri ile 0,400 m3 den büyük aynı cins blok kayaların kazısı YUMUŞAK KAYA KAZISI’ dır.

    Yumuşak kaya zeminler: Küskü, kırıcı tabanca ya da patlayıcı madde kullanarak kazılan tabakalaşmış kalker, marnlı kalker, şist, gre, gevşek kanglomera, alçı taşı, volkanik tüfler (bazalt tüfleri hariç), 0,400m³’ten büyük aynı cins blok taşlar vb. zeminlerdir.

    Yumuşak Küskülük Kazısı: Kazmanın sivri ucu ve ara sıra küskü, kama ve tokmak ile kazılabilen toprak, sert kil, yumuşak marn, yumuşak tüfler ve benzerleri ile 0,100 m3 e kadar büyüklükteki her cins moloz taşları.

    Yumuşak küskülük zeminler: Kazmanın sivri ucu ve ara sıra küskü, kazma ve tokmakla kazılabilen toprak, sert kil, yumuşak marn, sıkışık gravye, parçalanıp elle atılabilen 0.100m³’e kadar irilikteki her cins blok taşlar, kazı benzerliğinden dolayı çamur vb. zeminlerdir.

    Yumuşak Toprak Kazısı: Bel küreği ve kürekle kazılabilen gevşek toprak, bitkisel toprak, gevşek kum, gevşek silt ve benzeri zeminler.

    Yumuşak toprak zeminler: Bel küreği ve kürekle kazılabilen gevşek toprak, bitkisel toprak, gevşek kum vb. zeminlerdir.

  • Wheatstone Köprüsü: Yük etkisi altında söz konusu yüzeyde şekil değişimi olduğunda tel ızgara yüzeyle birlikte uzar yada kısalır. Bu boy değisimi ölçerin elektriksel direncinde değişime yol açar. Ölçerin uçlarına bağlanan bir akım köprüsü elektrik direncindeki değisimi uzunluk değisimine dönüştürür. Bu amaçla kullanılan akım köprüsüne Wheatstone köprüsü adı verilir.

  • Zayıf akım: Yapı İşlerinde Telefon, zil, anten, yangın ihbar düzeni gibi haberleşme cihazlannda yararlanılan akım.

    Zayıf Zemin Tabakası: Yarma veya ariyetlerde genel olarak üst kısımlarda bulunan nebati toprak v.s. gibi dolgu yapılmasına elverişli olmayıp. kazılıp atılması gereken zemin tabakasıdır.

    Zift: Kömürden elde edilen ham katranın yıkanmış kalıntısına denir. Yarı katı veya katı halde olan zift, koyu kahve veya siyah renklidir. Kırılgandır, sıcak uygulanır. Güneş ışınında okside olmaya, bozulmaya eğilimli olduklarından yer altı tesislerinin yalıtımlarında kullanılır.

    Zayıf Zemin Tabakası: Yarma veya ariyetlerde genel olarak üst kısımlarda bulunan nebati toprak v.s. gibi dolgu yapılmasına elverişli olmayıp. kazılıp atılması gereken zemin tabakasıdır.

    Zemin Türleri (Kazı İçin): Zeminler, kazılabilirlikleri bakımından cinsleri ve oluşumlarına göre dört gruba ayrılır;